ALİ ÇOKYİĞİT

ALİ ÇOKYİĞİT

24 Mart 2026 Salı

Enkaz Altında Kalanlar …

Enkaz Altında Kalanlar …
1

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİ ÇOKYİĞİT – BOKS ANTRENÖRÜ

Enkaz Altında Kalanlar …

Bir gencin sevgilisine söylediği;
“İyi geceler canım, sabah görüşürüz..”
Sözü kaldı !…
Bir annenin sabah kalkıp çocuklarına;
“Günaydın hadi kahvaltı hazır…” Sözü kaldı !…
Sevgilisiyle barışmaya karar vermiş,
Bir genç kızın umudu kaldı !…
İlk aşkı yaşayan bir gencin heyecanı kaldı!…
“Onu sevdiğimi söylesem mi?
Yarın mutlaka söyleyeceğim” planı kaldı !…
Evlenmeyi düşünen birinin evlilik teklifi kaldı!…
Bir kızın annesi geldiğinde kalır umuduyla
Aldığı yatak kaldı!…
Bir babanın çocuğunun elinden tutup,
Okula götürüşü kaldı!…
Bir kadının sabah giyinmek için hazırladığı
Kıyafetleri kaldı!…
Bir kocanın karısına söylediği;
“Sen uyu, bu gece çocukla ben ilgilenirim
Canım “ Sözü kaldı !…
Uyumak için serilen temiz çarşaflar,
Üşümemek için ayaklara giyilen
Çoraplar kaldı!…
Küçük bir kız çocuğunun annesinden
Öğrenecekleri kaldı!…
Sınava girecek bir çocuğun emekleri kaldı!…
“Yarına ne pişirsem?” diyen bir kadının
Düşüncesi kaldı!…
Oturdukları evin banka kredisinin taksidini
Bu ay nasıl ödeyeceğini düşünen
Bir adam kaldı!…
Bir kadının kocasına çay koyuşu kaldı!…
Bir çocuğun okul servisine binerken,
Arkasından bakan annesine
El sallaması kaldı!…
Mahalle arasında oynayan çocuğun
Bağırışı kaldı!…
Top oynayan eller kaldı!…
Üşümesin diye,
Bir annenin gece çocuğunun
Üstünü örtüşü kaldı!…
Sömestr tatilinde memleketinde olan bir kızın,
Dönüş bileti almak için,
“İstanbul’a kar yağsın öyle bilet alacağım…”
Umudu kaldı!..
Nice; “Hamileyim, baba oluyorsun..”
“Kızımız hamile dede oluyorsun..”
Müjdesi kaldı!…
Bir kadının çamaşır asışı kaldı!…
Bir adamın ertesi gün devam etmek için
Sayfasını kıvırdığı kitap kaldı!…
Bir anne ve babanın çocuklarının
Okul mezuniyetini görme hayalleri kaldı!
Okulunu bitirip mühendis olacak bir gencin
Gelecek kaygıları kaldı!…
İlk doğum günü heyecanları,
Reşit olma hayalleri kaldı!…
Mutlu günlerde çekilmiş fotoğraflar kaldı!…
Yazın gidilecek tatil planları kaldı!…
Bir kadının dünyayı gezme hayali kaldı!…
Kedi, köpek, kuş besleyen güzel yürekler kaldı!
Başımın üstünde bir çatı olsun diye
Mutlulukla taşınılan evlerin altında binlerce
Masum can kaldı!…
Birer sayı olarak değil bu dünyada yaşamış
Etten kemikten insanlar kaldı!…
Binlerce insanla birlikte İNSAN olabilenlerin
İnsanlığı ve vicdanı da enkazda kaldı!…
Ne çok öldük biz, bu ülkede yaşamak için
Son çöküş, çok ağır oldu!”

ALİ ÇOKYİĞİT
BOKS ANTRENÖRÜ

Devamını Oku

Çocuklar da Düşük Özgüven

Çocuklar da Düşük Özgüven
1

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİ ÇOKYİĞİT – BOKS ANTRENÖRÜ

Çocuklar da Düşük Özgüven

Ebeveynlerin yaklaşık yüzde sekseni,
Çocuklarındaki düşük özgüveni fark etmiyor..
Bunu çoğu zaman
“Karakter”, “Utangaçlık” ya da
“Geçici bir dönem” olarak yorumluyorlar.. Bu nedenle çocuğun gerçek iç dünyasını
Gösteren basit bir test edelim..
Bu soruları çocuğa bir sınav yapar gibi değil,
Gündelik bir sohbetin içinde,
Doğal bir şekilde sormak gerekiyor…

Birinci soru:
“Kendinde bir şeyi değişterebilsrydin,
Bu ne olurdu?”
İyi cevap:
“Hiç birşey” ya da “Kaykay sürmeyi öğrenmek”
Gibi küçük bir nötür bir istek..
Kötü cevap:
Dış görünüşünü, karakterini ya da
Yeteneklerini eleştirmesi veya
“Her şeyi değiştirirdim” demesi

İkinci soru:
“Sence diğer çocuklar
Seninle arkadaş olmak ister mi?”
İyi cevap:
“Evet” veya “Bazıları İster..”
Kötü cevap:
“Hayır” ya da
“Bilmiyorum, sanırım istemezler..”
Üçüncü soru:
“En iyi yaptığın şey ne?”
İyi cevap:
Net ve somut bir örnek verir;
“Resim yapıyorum”, “Hızlı koşarım”
“Soruları iyi çözerim..”
Kötü cevap:
Uzun süre susmak, “Hiç birşey”
Ya da “Bilmiyorum ” demek..
Dördüncü soru:
“Bir hata yaptığında kendin hakkında
Ne düşünüyorsun?”
İyi cevap:
“Olur böyle, düzeltirim”
Ya da”Herkes hata yapar..”
Kötü cevap:
“Ben aptalım”, “Herşeyi yanlış yapıyorum”
“Herkesten kötüyüm..”
Beşinci soru:
“Öğretmenin herkesin önünde
Bir şey anlatmanı istese ne hissedersin?”
İyi cevap:
“Biraz heyecanlanırım ama yapabilirim”
Ya da normal..”
Kötü cevap:
“Korkarım, yapamam”, “Herkes bana güler”
“Kesin hata yaparım..”

Psikiyatrik değerlendirmeye göre,
Çocuk bu beş sorunun üçüne olumsuz
Cevap veriyorsa, Özgüveni düşüktür..
Çocuk olumsuz cevap verdiyse ne yapmalı?
Panik yapmamak ve
“Saçmalama, sen harikasın” gibi
Genellemelerle yaklaşmamak..
Çocuk buna inanmaz..
Bunun yerine, başarılarını somut bir şekilde
Fark etmeye başla..
“Aferin” demek yerine
“Bugün zor bir soruyu kendi başına cözdün,
Bu gerçekten çok iyiydi..” De…
Onu başka çocuklarla kıyaslamayı
Tamamen bırak..
Başarabileceği görevler ver,
Sonucu değil, süreci taktir et…

~ ALİ ÇOKYİĞİT ~
BOKS ANTRENÖRÜ

Devamını Oku

PSİKOPATLAR NİÇİN ÇOĞALIYOR?..

PSİKOPATLAR NİÇİN ÇOĞALIYOR?..
1

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİ ÇOKYİĞİT – BOKS ANTRENÖRÜ

PSİKOPATLAR NİÇİN ÇOĞALIYOR?..

Kısaca şöyle derler;
Domuzuna ve çocuğuna her istediğini verirsen,
İlerde, besili bir domuzun
Ve domuz gibi bir çocuğun olur..
Genç çocuğu olanların dikkate alması gereken
Çok önemli bilgi..

— Psikopatlar niçin çoğalıyor?

32 yaşındaki oğlu için gelen anne
Şikâyet ediyor:
“Doğru dürüst okumadı ama okul bitti.
Şimdi de iş beğenmiyor.
Bulduğumuz işlere
“Yorucu, bana yakışmaz, bu paraya çalışılır mı”
gibi gerekçelerle gitmiyor..
Bütün gün evde..
“Onu getir, bunu al” şeklinde emirler veriyor..
Yapmak istemediğimizde …
“Beni doğurdunuz, yapmak zorundasınız,
Çocuğunuz değil miyim?” diyor..
Direnirsek üstümüze yürümeye başlıyor..
Artık korkuyoruz.. Ne yapabiliriz?”
Bir başka anne benzer şeyleri henüz
16 yaşındaki oğlu için anlatıyor.
Her sabah özel şoförün okula götürdüğü,
Haftalık harcaması asgari ücretten fazla olan,
Kredi kartı ile istediğini alabilen ve bunların
az olduğunu, okulu nasılsa bitireceğini,
Babasının işinin onu beklediğini ve
Bu nedenle gençliğini çalışarak geçirmesinin
anlamsız olduğunu söyleyen, sabahlara kadar
Barlarda gezen, kızdığı zaman kendisine
küfür eden, el kaldıran bir çocuk..
Bir baba, 14 yaşındaki çocuğunun kendisini
Yaraladığını ağlayarak anlatıyor..
Ve benzer bir öyküyü aktarıyor..
Hepsinin son cümlesi benzer:
“Doğduğundan beri bir dediğini iki etmedik,
Koruduk, sevdik.
Hiçbir şeyini eksik bırakmadık.
Niçin böyle oldu?”
Öğrencinin Jaguar marka arabası olur mu?’
Tartışmaları bu konuyu ele almamı
Zorunlu hale getirdi.
Yazmadan önce tartışmaları bir kez daha
gözden geçirdim. Tartışılan konu:
O öğrencinin Cumhurbaşkanı’na gitmesiymiş.
Oysa tartışılması gereken konu:
Çocukların kaç yaşında, nelere sahip
olmalarının daha doğru olduğu olmalıydı..
Çünkü özel üniversitelerin park yerlerine
girdiğiniz zaman göreceğiniz araba markaları,
tartışılan Jaguar’dan ucuz olmayacaktır..
Aslında üniversitelere gitmeye ve
arabalara bakmaya bile gerek yok..
Sokaklardaki, kafelerdeki gençlere, hatta genç
bile sayılamayacak küçük çocuklara bakın.
Sadece kıyafetlerine değil, ellerindeki
Cep telefonlarına, taşıdıkları çantalara ve
en önemlisi konuşmalarına bir bakın..
Ailesi varlıklı olan çocuk ve gencin
bunlara hakkı var mı?
Herhalde vardır..
Zaten tartışılması gereken de bu değil.
Tartışılması gereken; çocuklara ve gençlere
zamanı gelmeden alınanların ve izin verilen
davranışların, onların gelişimine ve
Topluma nasıl zarar vereceği olmalıdır..
Çevreye ve kendine zarar verici davranışların
olması, herkesin kendisine borçlu olduğunu
düşünen ve bu nedenle isteklerinin hemen
ve eksiksiz yerine getirilmesini isteyen,
yapılmadığı zaman saldırganlaşan,
Emek sarf etmeyen, sorumluluklarını
yerine getirmeyen kişileri
18 yaşın altındalarsa ‘Davranım bozukluğuyla,
Üstünde ise ‘Antisosyal kişilik bozukluğuyla
tanımlıyoruz.. Yaygın olarak bilinen adı ile
bu kişilere “Psikopat” diyoruz..
Son yıllarda bu sorunla ilgili başvurular
giderek artıyor..
Bu artışın en büyük nedeni;
Çocuk yetiştirme biçimimizdir..

… SORUMSUZ VE DOYUMSUZ ÇOCUK ;

Doğduğundan beri bir dediği iki edilmeyen,
her istediğine kavuşan, isteğinin yaşı ile
uyumlu olup olmadığına bakılmayan,
Emek sarf etmeden, değerini bilmeden
alınanları, yapılanları hak görerek
yetişen bir çocuğun,
Sorumluluk sahibi, doyumlu,
çalışarak kazanmanın erdemine inanan,
bir şeyleri elde etmek için,
emek sarf etmesi gerektiğini bilerek çalışan
bir birey olmasını beklemek mümkün mü?
Avrupalı ve Amerikalı aileleri
“Çocuklarına bakmıyorlar, yazları çalışmalarını
istiyorlar” diye kötüleyenlerin düşüncelerini
gözden geçirmelerinde yarar var..
Çocuklarımızı sevmekle onları
doğru yetiştirmek arasındaki farkı
anlamamıza yardımcı olur..

— Geleceğin Psikopatlarını Yetiştirme Yolları;

* Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi
vermeye başlayın!
Bu şekilde o, herkesin onun geçimini
sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır..
* Kötü sözler söylediği zaman gülün! Böylece o
kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır..
* Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç
öğretmeyin! 21 yaşına gelince kendi kararlarını,
kendisi versin diye bekleyin!
* Yerde bıraktığı her şeyi kaldırın;
Kitaplarını, ayakkabılarını, kıyafetlerini…
Onun için her şeyi siz yapın ki
O, bütün sorumluluklarını başkalarına
yüklemeye alışsın!
* Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki
Aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.
* Ona istediği kadar harçlık verin ki,
Hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın
ne olduğunu öğrenmesin..
* Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili bütün
Arzularını yerine getirin ki,
istediklerine ulaşmak için çalışmak
gerektiğini öğrenmesin..
* Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı
daima onun tarafını tutun ki, onların hepsine
karşı peşin hükümleri oluşsun..
* Bütün bunları ve benzerlerini yaparak
yetiştirdiğiniz çocuğunuz bir gün suç islerse,
Kendisinden özür dileyin!
Ama onu felaket dolu bir hayata
hazırladığınız için kendinize
Teşekkür etmeyi ihmal etmeyin!!

(Bu belge, ABD Houston Polis Müdürlüğü
Tarafından hazırlandı ve kentteki tüm evlere
Ve okullara dağıtıldı..)

… #Hayatvefarkındalık

~ ALİ ÇOKYİĞİT ~
BOKS ANTRENÖRÜ

Devamını Oku

Neden mi mutluyum,

Neden mi mutluyum,
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİ ÇOKYİĞİT – BOKS ANTRENÖRÜ

Neden mi mutluyum,

Neden mi mutluyum,
Çünkü kimseyle uğraşmıyor
Kimsenin alına moruna karışmıyorum,
Kimseyle yarışmıyorum…
Mutluyum çünkü hayattan mantığıma aykırı
Gücüme ağır gelecek hiçbir beklenti içinde
Kendimi yiyip bitirmiyorum…
Hayallerle değil gerçeklerimle yaşıyorum..
Aldığım nefes bana ait olan herşey için
Gönülden Allah’a her vakit şükrediyorum…
Mutluyum çünkü ben hayatı da insanları da
Artık çok iyi biliyorum,
Bazılarını güzel günlerim
Bazılarını kötü günlerim sayesinde tanıdım…
O yüzden hayata yaşadıklarıma da
Şükrediyorum…

Mutluyum çünkü ;
Mutluluğu huzuru kendim dışımda
Hiçbir şeye bağlamadım
Hiçbir şeyde aramadım…
Kendimi sevdim kaderime hiç küsmedim
Mutluyum çünkü ;
Kavga nedir kötü sözler nedir bilmedim…
Edenlerin de hiçbir zaman ayarına düşüp
Sesimi bile yükseltmedim…
Sabrımın enginliğinden değil,
Kendime olan saygıma verdiğim önemden..
Her insan gibi benim de var elbette
Sevenlerim sevmeyenlerim,
Düşmanlarım ve dostlarım…
Ama ben sevmeyenlerimle
Düşmanlarımla değil,
Sevenlerimi ve dostlarımı sadece
Kaale almayı yeğledim..
Kendi dünyam haricinde olan biten herşeye
İçimin kapılarımı kapadım…
Hayatım bazen alabora olsa da
Gemimi hiç karaya oturmadan
Kendi yolumda ilerledim…
Çünkü ben içinde yolculuk yaptığım
Sevdiklerimin de içinde olan bu geminin
Dümenini kimseye emanet etmedim…
Bazen demirledim dinlendim
Ama hiçbir zaman pes etmedim…

~ ALİ ÇOKYİĞİT ~
BOKS ANTRENÖRÜ

Devamını Oku

Bugün Benim Doğum Günüm…

Bugün Benim Doğum Günüm…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİ ÇOKYİĞİT – BOKS ANTRENÖRÜ

Bugün Benim Doğum Günüm…

Bugün Benim Doğum Günüm…
Evet Gerçekten İyi ki Doğmuşum…
Bu, yaşamış olduğum hayat diliminde…
Ne çok çabaladım, ne çok savaş verdim…
Ne zorlu savaşları kazandım,
Nekadar kolay savaşlarda yenildim..
Aşık oldum, sevdim, kızdım, nefret ettim,
Yine sevdim, yeri geldi kahkalarla güldüm,
Bazen hıçkıra hıçkıra ağladım,
Mutlu oldum, mutlu ettim,
Hayal kırıklıklarım da oldu…
Hayallerimin ötesinde yaşadığım
Çok mutlu anlarımda…
Sevdiğim insanlara sımsıkı sarıldım…
Kimi kaldı, kimi el oldu gitti…
Yine de hiç bir seye şaşırmadım,
Üzüldüm ama üzmedim…
Oluşum ve duruşumdan hiç taviz vermedim…

Ne kadar daha yaşarım bilmiyorum ama
Ölsem gözüm arkada kalmaz…
Çünkü, ne onurumu zedeleyecek
Nede karşı tarafa hak etmediği
Hiç bir şey yapmadım…
Düştüm, kalktım, sinirlendim,
Hemen ardından sakinleştim…
Güçlendim, tekrar düştüm tekrar kalktım..
Kazandım, kaybettim, yanıldım, yenildim…
Kazandığım zaferler doldu,
Kaybettiklerimde…
Her geçen yıl kendime yeni bir şeyler kattım,
Öğrendim…
Bazı insanlardan vazgeçtim,
Bazı insanları kaybettim,
Bazı insanları sevdim, Özledim…
Ve bazılarınıda hala özlüyorum…
Artık bu yeni yaşımda, daha güçlüyüm,
Daha yenilmez..! Hoş da…
Yenilmez olmayı çok da önemsemedim
Hiç bir zaman…
Artık daha doğru kararlar veriyorum,
Tercihler yapıyorum…
Yanılmamak hata yapmamak için
Daha dikkatli oluyorum…
Üzülmenin ne kadar kötü olduğunu
Bildiğim için, insanları üzmemek için
Daha çok gayret ediyorum..
Asla kimsenin hayal kırıklığı olmamak için
Mücadele ediyorum…
Kendime Daha Dürüst,
İnsanlara da daha net davranıyorum…
İstediğim her şey için, sevdiklerim için,
Daha çok savaşıyorum gurur etmiyorum
Bu uğurda…
Yolumu seviyorum..
Evet yolumu çok seviyorum…
Dönüştüğüm Adama binlerce kez
Şükürler olsun…
Yaşıyor olmanın hakkını verdiğimi
Düşünüyorum…
Ve sizler !!
Benim bu hayat hikâyemde yer aldığınız için,
Bana, bu hayat yolculuğumda
Eşlik ettiğiniz için,
Yolun tamamını benle gitmek önemli değil
Bana bir çok şey öğrettiğiniz için,
Beni daha güçlü bir Adam yaptığınız için
Olgunlaştırdığınız için,
Yaşattığınız Sevginiz, dostluğunuz için,
Gülümsememe sebep olan
Verdiğiniz mutluluk,
Hatta verdiğiniz hüzün için,
İyi kötü her şey için,
Hepinize teşekkür ediyorum…
Gerçek olgunluğun zirvesi bu olsa gerek
” Affetmek, Kabullenmek… ”
İyi ki Varsınız…
Hepinizi Seviyorum…

~ ALİ ÇOKYİĞİT ~
BOKS ANTRENÖRÜ
#EMEKLİPÖH _ #FIRTINA

Devamını Oku