ADNAN DENİZ

ADNAN DENİZ

31 Temmuz 2026 Cuma

Düşünceden Davranışa Geçmek

Düşünceden Davranışa Geçmek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR

Düşünceden Davranışa Geçmek

İnsanlardaki iyiliği ya da kötülüğü bilmek mümkün müdür? Elbette değildir. Çünkü insanların iç dünyasını tam anlamıyla görmek mümkün değildir. Ancak mümkün olan bir şey vardır: Düşüncelerin davranışlara yansıması.

Davranışlar, insanın düşünce dünyasının dışa vurumudur. Bu nedenle insanlar birbirlerini çoğu zaman sözlerinden çok davranışlarına göre değerlendirirler.

Elbette tek bir olumlu ya da olumsuz davranışla bir insan hakkında kesin bir yargıya varılamaz. Ancak davranışların sürekliliği, kişinin karakterini ve kişiliğini ortaya koyar. Bir insana “iyi” ya da “kötü” diyebilmek için, onun davranışlarının zaman içindeki tutarlılığına bakmak gerekir.

İşte bu yüzden maskeleri çıkarma zamanıdır. İçimizde taşıdığımız güzellikleri davranışlarımıza yansıtmalı, iyilik duygularımızı harekete geçirmeliyiz. Güzel duygular yalnızca yürekte saklandığında değil, davranışlara dönüştüğünde gerçek anlamını bulur.

Haydi, artık o güzel duyguları içinizde saklamayın. İyiliği davranışlarınıza taşıyın. Çünkü düşüncenin gerçek değeri, davranışa dönüştüğü anda ortaya çıkar.

Adnan Deniz

Devamını Oku

Eğitimde “Yüreklere Dokunmak”

Eğitimde “Yüreklere Dokunmak”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR

Eğitimde “Yüreklere Dokunmak”

Hiçbir şey istemeden olmuyor. İnsan bir şeyi gerçekten isterse bütün enerjisini o amaca yönlendirebilir. Ancak burada esas olan, istendik davranışın bireye ne kazandıracağını anlatarak kişileri istekli hâle getirmektir.

İşte burada görev eğitmene düşer. Eğitici; anne olabilir, baba olabilir ya da öğretmen olabilir. Eğitimde esas olan, zorlaştırmak değil, kolaylaştırmaktır.

Öğrenme sürecini oyunlaştırmak; oynayarak, araştırarak veya yaparak öğrenmeyi sağlamak, öğrenmenin kalıcılığını artırır. Ayrıca ödüllendirmek, yapılan doğru davranışları onaylamak ve takdir etmek, kişinin başarısını görünür kılar. Bu da bireylerde hem isteklilik oluşturur hem de onları daha fazla başarıya yönlendirir.
Öğrencilerin gelişim dönemlerinin göz önünde bulundurulması ve onlara yönelik davranışların bulundukları gelişim sürecine göre değerlendirilmesi, olumlu davranışların ve akademik başarıların artmasında oldukça etkilidir.

Küçük insanlar da büyükler gibi kendilerine saygı gösterilmesini, değer verilmesini isterler. Siz onlara ne kadar değer verir, ne kadar önem verirseniz; onlar da sizin olumlu davranışlarınıza öykünür, vermek istediğiniz değerleri ve davranışları daha kolay benimserler. Böylece eğitim süreci daha etkili ve daha kalıcı hâle gelir.

Eğitim, insanların yüreklerine dokunma sanatıdır. Ancak fedakârlıkla, anlamayla, anlayışla ve sürekli çabayla öğrencilerimizi gerekli olan olumlu ve istendik davranışlara ulaştırabiliriz. Demem o ki; olumlu örnek olmak, doğru davranışları uygulamak ve öğrencileri bunlara özendirmek, eğitimde başarının temel şartlarından biridir. Çünkü en etkili eğitim, söylenenden çok yaşatılan ve örnek olunan eğitimdir.

Devamını Oku

Mutluluk Buydu

Mutluluk Buydu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR

Mutluluk Buydu

Ayaklarında donları, üstlerine giyecek sırtları yoktu. Yağmurlu kış günlerinde yarım yamalak kurulan çadırlarının etrafında çocukları fır fır dönerek oynuyor; sanki var olan özgürlüğün tadını yalnızca onlar çıkarıyordu.

Mahallenin en ücra köşelerinde kurulmuş çadırların etrafında yılkı atları cirit atıyor, cansız at arabaları bir köşede yağmur altında ıslanıyordu.

Adlarına çingene mi deniyor, aptal mı deniyor; hiç kimsenin umurunda değildi. Her birinin çadırında davulları asılı duruyor, kendileri upuzun oturuyorlardı.

Yoldan geçenler içlerinden onlara sanki gıpta ile bakıyor, “Yahu, bunlar ne kadar rahat,” diye iç geçiriyorlardı. Geçim derdi, gelecek kaygısı olmadan ve hiçbir şeye kafa yormadan yaşamak demek ki buydu. Demek ki insanlar bütün dertleri kendileri çoğaltıyordu.

Bazen kamışlıktan getirdikleri kamışları birer sanat eseri gibi ince ince işleyip sepete dönüştürüyor, bazen de radyolarından çıkan yanık bir türkü eşliğinde çaylarını yudum yudum içiyorlardı.

Abdallar mangallarda pişirdikleri tavukları yerken, çocukları yeni yeni öğrendikleri zurnaları çalıyor, davulları tokmaklıyordu. Çingenelerin sepet örerken yaşadıkları özgürlüğü, abdallar davul zurna ile yaşıyordu. Demekki mutluluk buydu.

Devamını Oku

Gerçeklerimiz

Gerçeklerimiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR

Gerçeklerimiz

Hayallerimizin beklentilere, beklentilerimizin ise hayal kırıklıklarına dönüştüğü yıllar…
Ve işte, bu yıllar üzerine bina edilen bir yaşam tarzıdır yaşadığımız.
Ya hayallere doğru koşamadık
ya da beklentilerimizi elde etmek için
gerekli mücadeleyi gösteremedik, zannımca.
Yine de yaşadık;
belki istemediğimiz bir işe girip çalışarak,
belki de çok sevdiğimiz birinden çok uzakta kalarak.
Kimi zaman başkalarının hayalleriyle yaşamaya çalıştık.
Ama ne zordur bilir misiniz?
bazı şeyleri mecburiyetten yapmaya çalışmak…
Mecburiyetten yaşamak gibi bir şeydir bu.
Kolaya kaçmak, gurura sığınmak,
aslında mücadeleden kaçmaktır sanırım
en zayıf yönlerimiz.
Öyleyse;
hayallerimize sıkı sıkıya sarılmalı,
beklentilerimiz için çok çalışmalı
ve sahte yaşantılardan uzak durmalıyız.

Adnan Deniz

Devamını Oku

Gökte Dolanan Sesler

Gökte Dolanan Sesler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR

Gökte Dolanan Sesler

Gece olunca, ne kadar kaybolan sesler varsa, başımıza üşüşürler.

Aman yarabbi ! ne kadar da gerçek gibidirler. .

Kimilerinin emir verdiği cümleleridir kulaklarımızı tırmalayan, kimilerinin özür dileyen hüzünlü ses dalgalarıdır gelip, kulaklarımıza dolan. .

Kimilerinin öğütleridir, yanıbaşımızda bizlere fısıldayan.

Onlar, çoktan terketmişlerdir yer yüzünün bu şaşalı mekanlarını, ama işte bir hoş sedaları kalmıştır, kulaklarımızda dolanıp duran.

Sesler, sevdiklerimizin sesleridir, her gece çok uzaklardan bizlere seslenenler. Onlar ne kadar gitselerde bizlere bıraktılar anılarını, yüzlerinin güzelliklerini, onlar ne kadar gitselerde bizlere bıraktılar dünya kadar öğütlerini. Bizlere bıraktılar her gece kulaklarımıza çarpan seslerini.

Onların gezer sesleri her gece, gökyüzünün sonsuzuklarında. Onların baktığını hissederiz bizlere bir yerlerden. Onların anlarız ne dediklerini,o güzelim öğüt lerinden,anlarız bize kalan seslerinden.

Devamını Oku