İSMAİL KÜÇÜKÖZEN

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Topraktan Gelen Umut: Bucak’ın Kırmızı İncisi Çilek

Topraktan Gelen Umut: Bucak’ın Kırmızı İncisi Çilek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü

Topraktan Gelen Umut: Bucak’ın Kırmızı İncisi Çilek

Kozan’ın bereketli toprakları, her geçen gün yeni bir başarı hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bu kez rotamızı Çobanpınarı’ndan Bucak Mahallesi’ne çevirdiğimizde, bizi sadece bir sera değil, aynı zamanda emeğin ve değişimin kokusu karşılıyor. Geleneksel tarımın dışına çıkarak yenilik arayan üreticilerimiz, artık turfanda çilek yetiştiriciliği ile bölge ekonomisine taze bir soluk getiriyor.

Bu hikâyenin başkahramanlarından biri olan üretici İbrahim Akçoban, tarımdaki dönüşümün canlı bir örneği. Geçtiğimiz yıl narenciye üreticisinin yaşadığı hayal kırıklığı malum; dalında kalan meyveler, emeğinin karşılığını alamayan çiftçiler… Ancak Akçoban, pes etmek yerine yönünü seracılığa çevirmiş. Narenciye bahçesini modern bir çilek serasına dönüştürerek, her an alıcısı bulunan, katma değeri yüksek bir üretime adım atmış.

Maliyet Kıskacında Üretim Aşkı

Tabii bu başarı hikâyesi toz pembe bir tabloda ilerlemiyor. Üreticinin omuzundaki yük her geçen gün ağırlaşıyor. Akçoban’ın da dile getirdiği gibi, zirai ilaç ve gübre fiyatlarındaki artış bel büküyor. Haftalık değişen etiketler yetmezmiş gibi, burnumuzun dibindeki Orta Doğu gerginliği —İran, ABD ve İsrail arasındaki o bitmek bilmeyen satranç oyunları— akaryakıt ve hammadde fiyatlarını tetiklemeye devam ediyor.

Dünya siyasetinin rüzgarı Kozan’daki seranın naylonunu sarsarken, çiftçimiz yine de “üretimden yanayım” diyerek en büyük direnişi sergiliyor. Toprağa küsmek yerine, ona daha sıkı sarılıyorlar.

Dalından Sepete: Keyifli Bir Deneyim

Bucak’taki bu çilek serasını diğerlerinden ayıran çok sempatik bir detay var. Özellikle hafta sonları burası adeta bir çekim merkezine dönüşüyor. Cumartesi ve pazar günleri vatandaşlar, ellerinde sepetlerle bizzat seranın içine giriyor. Kendi çileğini kendi seçip toplayan insanlar, hem taze ürüne ulaşmanın güvenini yaşıyor hem de toprakla temas etmenin keyfine varıyor.

Bu model aslında “deneyimsel tarım” dediğimiz, şehir hayatının yorgunluğunu toprakta atmak isteyenler için harika bir fırsat. Çocukların çileğin market rafında değil, toprakta yetiştiğini görmesi; ailelerin doğayla iç içe vakit geçirmesi bölge turizmi için de küçük ama değerli bir adım.


Sonuç olarak; Kozan’ın Bucak Mahallesi’nden yükselen bu ses, aslında tüm Anadolu çiftçisinin sesidir. Artan maliyetlere, küresel krizlere ve piyasa belirsizliklerine rağmen; alın teri dökmekten vazgeçmeyen İbrahim Akçoban gibi üreticilerimiz, soframıza gelen o ilk turfanda çileğin gerçek kahramanlarıdır.

Şimdi bize düşen, bu emeğe sahip çıkmak ve yerli üretimin gücünü her platformda desteklemektir. Çünkü biliyoruz ki; toprak cömerttir, yeter ki ona bakmasını ve değişen zamana ayak uydurmasını bilelim.