01 Eylül 2026 Salı
Kozan’da 62. Eczane Hizmete Girdi: Üstün Eczanesi Güneri’de Dualarla Açıldı
Düşünceden Davranışa Geçmek
Sevgi, takvimde işaretli günlere sığdırılacak bir duygu değildir
Sokağa İtilen Çocuklar Problemleriyle Büyüyor
GENÇLİK GELECEĞİN TOHUMUDUR
İRAN SAVAŞI DÜNYA İÇİN BİR FIRSATA DÖNER Mİ?
İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü
Türkiye Gazi Ve Şehit Aileleri Vakfı Adana İl Başkan Yardımcısı
Bu hafta da yine güzel ve şirin ilçelerimizden Saimbeyli’deyim. Maşallah Saimbeyli’de dostluk, arkadaşlık, ülküdaşlık, insanlık için ne ararsan var; var da var. Yılların dostluğu, arkadaşlığı, ağabey-kardeşliğimiz olan sevgili Vedat Özder’i konu aldım ve bu yazımda yılların birikimini kaleme alayım dedim.

Biliyorsunuz, Anadolu’nun küçük kasabalarında ve ilçelerinde bazı insanlar vardır ki onlara sadece bir unvanla, bir meslekle ya da bir makamla yaklaşmak eksik kalır. Onlar; o coğrafyanın taşında, toprağında, insanının yüreğinde iz bırakmış, hayatın doğal bir parçası hâline gelmiş değerlerdir. Adana’nın muazzam coğrafyasının sarp ve samimi şirin ilçesi Saimbeyli’den bahsettiğimizde, bu tanımın karşılığını eksiksiz veren çok özel bir isim çıkar karşımıza: Eczacı, Milliyetçi Hareket Partisi Saimbeyli ve Adana Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi kıymetli kardeşim, ülküdaşım Vedat Özder.

Saimbeyli’de hayat, haftanın belirli ritimlerine göre akar. İlçenin haftalık pazarının kurulduğu perşembe günleri ise ayrı bir hareketliliğe sahne olur. Adeta perşembe günleri vatandaş için haftanın kalbidir dersem yeridir. Evlerine alacakları ekmeği belki unuturlar ama ilçedeki eczaneyi asla unutmazlar. Köylerden, dağ eteklerinden, komşu yaylalardan gelen vatandaşlar hem pazar alışverişini yapmak hem de ilçedeki işlerini görmek için merkezde buluşurlar.

İşte tam da o gün, Vedat Özder’in eczanesi sıradan bir iş yeri olmaktan çıkar; adeta bir danışma meclisine, bir dert deryasına, bir buluşma noktasına dönüşür. Kapıdan içeri giren yalnızca reçetesiyle gelmez; derdiyle, tasasıyla, çözülmesi gereken bir bürokratik engeliyle ya da sadece hal hatır sormak için gelir. Vedat gardaşımı göremezlerse hemen Hatice Abla’ya “Bizim Vedat nerede?” diye sorup veriler. Vedat Bey, o yoğunlukta bile her bir vatandaşı tek tek dinler. Köylünün kenti, yaşlının kimsesi, darda kalanın sığınağı olmuştur yıllardır. Cüzdanında parası kalmadığı için pazarını yapamayanın alışverişini sessizce sırtlayan, köyüne dönecek vasıtası olmayan vatandaşı kendi arabasıyla kapısına kadar ulaştıran bir aidiyet bilincinden bahsediyoruz. Bu, mesleki sorumluluğun çok ötesinde, insan sevgisiyle yoğrulmuş bir memleket sevdasıdır.

Çünkü ülkücü duruş, adeta her kesimi kucaklayan bir gönül köprüsüdür. Siyasi duruşu itibarıyla ülkücü çizgide yer alan Vedat Özder, bu inancını ve davasını her daim memlekete hizmet etmenin en güzel vesilesi bilmiştir. Ancak onu Saimbeyli’nin gözünde bu kadar özel ve eşsiz kılan asıl unsur, siyasi kimliğinin asla bir ayrışma vesilesi olmamasıdır. Saimbeyli’de partili partisiz, yediden yetmişe herkesin sevgisini ve saygısını kazanmak her harcıâlem siyasetçinin kârı değildir. O, insanları asla siyasi görüşlerine göre ayırmamış; aksine kimin kapısı çalınacaksa, kimin derdine derman olunacaksa partili partisiz demeden herkesin imdadına koşmuştur. Halkın resmi kurumlarla, büyükşehir imkânlarıyla veya ulaşılması zor mercilerle yaşadığı kopuklukta Vedat Özder hep o sağlam köprü olmuştur (adeta rahmetli Eczacı Mehmet Açıkgöz gibi Saimbeyli’nin Lokman Hekimi’dir).

Halkın bu derin sevgisi ve güveni, 2014 yılında yerel siyaset sahnesinde de karşılığını buldu. Bütün siyasi partiler saflarına almak istedi ama o herkese teşekkür ederek sevdasını çektiği Ülkücü Hareket saflarına katılım sağladı. Milliyetçi Hareket Partisi kadrolarından meclis üyeliğine aday oldu. O günden bu yana Ülkücü Hareket saflarında halkına daha geniş bir yelpazede hizmet edebilmek adına hem Saimbeyli Belediye Meclisinde hem de Adana Büyükşehir Belediye Meclisinde halkın sesi olmaya devam ediyor.
Makamın ve koltuğun insanı değiştirdiği bir devirde o hep aynı kalmayı başardı. Eczane tezgâhındaki samimiyeti meclis kürsülerine taşıdı; köylünün tarlasındaki, esnafın dükkânındaki derdi kendi meselesi bildi. Bugün Saimbeyli’de sokakta kime sorarsanız sorun, Vedat Özder ismi anıldığında yüzlerde sıcak bir tebessüm belirir. Çünkü o, bu topraklarda vefanın, karşılıksız hizmetin ve insan sevgisinin yaşayan simgesidir.
Perşembe pazarının kalabalığında yankılanan “Bizim Vedat!” seslenişi, aslında bu coğrafyanın devlete ve insana olan inancının en saf hâlidir. İyi ki varsın “Ülkücü Hızır Eczacı”! Saimbeyli’nin dağları kadar yüce, halkının gönlünde taht kurmuş duruşunla daha nice yıllar bu memlekete ışık olman dileğiyle…
Haftaya başka bir konu hakkındaki köşe yazımda buluşmak üzere, sevgiyi hak edenleri en kemalî duygularımla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla diyor, esenlikler diliyorum.