Namaz kılan bir kimsenin, kılmakta olduğu namazdan önceki bir namazı kaçırdığını veya kılmadığını hatırlaması durumu, mezheplere ve kişinin “sahib-i tertip” olup olmamasına göre farklılık gösterir.
Sahib-i Tertip Nedir?
Üzerinde kazaya kalmış 5 vakit veya daha az namazı bulunan kimselere sahib-i tertip (namaz sırasına uymakla yükümlü kişi) denir. Üzerinde 6 vakit veya daha fazla kaza namazı biriken kişilerden tertip yükümlülüğü düşer.
Hanefî ve Hanbelî Mezhebi: Sahib-i tertip olan bir kişi, ikindi namazını kılarken öğle namazını kılmadığını hatırlarsa kılmakta olduğu ikindi namazı bâtıl olur (bozulur). Önce öğle namazını eda edip ardından ikindi namazını kılması gerekir.
Mâlikî Mezhebi: Kazaya kalan namaz 4 vakitten fazla değilse ve hatırlama durumu ilk rek’atın iki secdesi eda edilmeden önce gerçekleşirse namazın kesilmesi vaciptir. İlk rek’atın secdeleri bittiyse bir rek’at daha eklenip 2 rek’ata tamamlanır ve selam verilerek nafileye çevrilir (Akşam namazında 2, 4 rek’atlı namazlarda 3 rek’at tamamlandıysa namaz aynen bitirilir).
Şâfiî Mezhebi: Geçmiş namazın hatırlanması kılınmakta olan namazı bozmaz. Mazeretli kazalarda tertibe uymak sünnet, mazeretsiz kazalarda ise vacip olmakla birlikte, namaz esnasında hatırlanması mevcut namazı hükümsüz kılmaz.
1. Namaz Esnasında Kur’an-ı Kerîm Öğrenmek (Ümmî Kimse)
Hanefî ve Hanbelî: Namazda iken dışarıdan birinden bir ayet öğrenenin namazı bozulur.
Mâlikî ve Şâfiî: Ümmî kişi tek başına kılarken namaz esnasında Fâtiha veya bir ayet öğrenirse namazı bozulmaz; öğrendiği kısımla namazını tamamlar.
2. Namazı Tamamlamadan Önce Selam Vermek
Kasten Selam Vermek: Namaz henüz tamamlanmadan bilerek ve isteyerek selam verilirse mezheplerin ittifakıyla namaz bozulur.
Sehven (Yanlışlıkla) Selam Vermek: Namazın bittiğini sanarak yanlışlıkla selam veren kişi; selamın ardından konuşmamış, yönünü kıbleden çevirmemiş ve amel-i kesîr (namazı bozacak derecede dışarıdan bakıldığında namazda değilmiş hissi veren hareket) yapmamışsa, kalkıp eksik rek’atları tamamlar ve sehiv secdesi yapar.