Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Size, Allah’ın kendisiyle günahları silip yok edeceği ve dereceleri yükselteceği hayırlı amelleri haber vereyim mi?”
Ashâb-ı kirâm: — Evet, ya Resûlallah! dediler.
Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu:
“Zorluklara ve imkânsızlıklara rağmen abdesti güzelce almak, mescitlere doğru çok adım atmak ve bir namazı kıldıktan sonra diğer namazı beklemek… İşte ribatınız, işte bağlanmanız gereken sınır nöbetiniz budur!” (Müslim, Tahâret 41; Tirmizî, Tahâret 3)
Hadis-i şerifte geçen “ribat” kelimesi; sözlükte sınır boylarında nöbet tutmak, vatanı korumak için nefsi ve bedenî güçleri bağlamak anlamına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hadis-i şerifte manevi nöbetin üç temel esasını müdelemiştir:
Zor Koşullarda Abdesti Tam Almak: Soğuk, yorgunluk veya isteksizlik gibi güç durumlarda bile abdestin sünnet ve edeplerine riayet etmek.
Camiye/Mescide Adım Atmak: İbadet mekanlarına yönelmek, cemaatle namaza devam etmek için çaba sarf etmek.
Namazdan Sonra Diğer Namazı Beklemek: Kalbi ibadete bağlı tutmak, bir ibadeti bitirince diğerinin iştiyakını taşımak.