Büyük velilerden olan Ali bin Yahyâ Geylânî, tasavvuf tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Soyu büyük İslam âlimi Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine dayanmaktadır. Mübarek zat, 1630 yılında Suriye’nin Hama şehrinde doğmuştur. Hayatı boyunca insanlara İslam ahlakını anlatmış ve sayısız talebe yetiştirmiştir.
Ali bin Yahyâ doğmadan önce babası Yahyâ Efendi rüyasında Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini gördü. Büyük veli elinde ışık saçan bir kandil tutuyordu. Rüyasında bu kandili Yahyâ Efendi’ye vererek ona müjde verdi.
Sabah olduğunda Yahyâ Efendi gördüğü rüyayı hanımına anlattı. Doğacak erkek çocuklarına Ali ismini vermeye karar verdiler. Nitekim sabaha karşı mübarek çocuk dünyaya geldi.
Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîm okumayı öğrenen Ali Geylânî, döneminin büyük âlimlerinden dersler almıştır. Fıkıh, hadis, mantık ve tasavvuf ilimlerinde derinleşmiştir.
Henüz küçük bir çocukken babasıyla birlikte hacca gitmiştir. Hac yolculuğunda Medine’de iken rüyasında Peygamber efendimizi görmüştür. Peygamberimiz kendisine Hama ve Humus bölgelerinde görev yapacağını müjdelemiştir.
Rüyasında aldığı müjdenin ardından nakîblik görevine tayin edilen Ali bin Yahyâ, bir süre bu makamda hizmet etmiştir. Ancak daha sonra Kâdiriyye yolunu ve İslam ahlakını yaymak amacıyla bu görevinden ayrılmıştır.
İnsanlara Allah’ın emir ve yasaklarını öğretmeye başlayan büyük veli, misafirlerine gösterdiği ikramlarla tanınmıştır. Hacca giderken uğradığı Şam’da Vali Osman Paşa ve bölge halkı tarafından büyük hürmetle karşılanmıştır.
Suriye bölgesinde pek çok şehri ziyaret eden ve ilim yayan Ali bin Yahyâ Geylânî hazretleri, 1701 yılında doğduğu şehir olan Hama’da vefat etmiştir.
Ali Geylânî aynı zamanda güçlü bir edip ve şairdir. Mübarek zatın arkasında bıraktığı başlıca eserler şunlardır:
Bülûğ-ül-Bugye fî Şerhi Manzûmet-il-Hilye: İlim ve ahlak konularını işleyen kıymetli şerh çalışmasıdır.
Er-Rıhlet-ül-Mekkiyye: Hac yolculuğunu ve manevi hatıralarını anlattığı eseridir.
Dîvân: Tasavvufi şiirlerinin toplandığı eseridir.