İslam inancına göre kıyamet günü, adaletin tam manasıyla tecelli edeceği ve hiçbir haksızlığın gizli kalmayacağı hesap günüdür. İnsan dünyada işlediği günahları inkâr etmeye çalışsa da Kur’an-ı Kerim bize şaşırtıcı bir hakikati haber verir. O gün insanın kendi bedeni, uzuvları ve organları dile gelerek aleyhine şahitlik edecektir. Peki, ayetler ışığında organların şahitliği nasıl gerçekleşecektir?
Kur’an-ı Kerim, özellikle başkalarının namus ve şerefine dil uzatanların kıyametteki çaresizliğini açıkça ortaya koyar. Nur Suresi 23 ve 24. ayetlerde, iffetli mümin kadınlara iftira atanların dünyada ve ahirette lanetlendiği bildirilir.
Bu kişilerin dünyada yaptıkları kötülükleri gizleme şansı ahirette tamamen ortadan kalkacaktır. Ayette, işledikleri günahlardan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edeceği gün, onlara çok büyük bir azap olduğu haber verilir. İnsan, kendi eliyle yaptığı ve kendi ayağıyla gittiği kötülükleri inkar edemez hale gelecektir.
Ahiret gününde günahkarların dünyadaki gibi yalan beyanlarda bulunmasını engellemek için ilahi bir kilit vurulacaktır. Yasin Suresi 63, 64 ve 65. ayetlerde cehennem ehlinin karşılaşacağı feci durum şöyle anlatılır:
Tehdit edildikleri cehenneme inkarları sebebiyle girenlerin, o gün ağızları mühürlenir. İnsanın iradesiyle konuşan ağzı susturulurken, günahı bizzat işleyen eller Allah ile konuşur. Atılan her hatalı adımı ise ayaklar tek tek itiraf ederek kazandıklarına şahitlik eder.
Organların şahitliği meselesi Fussilet Suresinde çok daha detaylı ve sarsıcı bir diyalogla aktarılır. Fussilet Suresi 19 ve 23. ayetler arasında, Allah’ın düşmanlarının yığınlar halinde cehenneme sevk edileceği gün tasvir edilir.
Cehenneme varıldığında kulaklar, gözler ve deriler yapılmış olan işler hakkında şahitlik yapmaya başlar. İnsan büyük bir şaşkınlıkla kendi derisine, “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” diye sorar. Derileri ise ona şu ibretlik cevabı verir: “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O’na döndürülüyorsunuz.”
Ayetlerin devamında, insanların günah işlerken kendi kulaklarının, gözlerinin ve derilerinin şahitlik etmesinden sakınmadıkları belirtilir. İnsanlar, yaptıklarının çoğunu Allah’ın bilmediğini sanarak büyük bir yanılgıya düşmüş ve bu zanları onları ziyana uğratmıştır.
Kıyamet Suresi 14. ayette belirtildiği üzere, insan ne kadar mazeret öne sürerse sürsün, o gün kendi aleyhine şahittir. İnsanın ruhu ve bedeni, dünyada yapıp ettiklerinin canlı birer şahidi olarak hesaba katılır.
Kur’an-ı Kerim bu ayetlerle bizlere, işlediğimiz her günahın bizzat kendi bedenimiz tarafından kaydedildiğini hatırlatır. Mümin, attığı her adımda, baktığı her yerde ve dokunduğu her şeyde uzuvlarının bir gün konuşacağını bilerek hayatına yön vermelidir.