ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi ve Senato’nun kontrolünün Demokratlara geçmesi, Washington’daki siyasi dengeleri kökten sarsan ve Trump’ın ikinci başkanlık döneminin geri kalanını şekillendirecek tarihi bir dönüm noktasıdır.
Başkan’ın her iki kanatta da azınlığa düşmesi, ABD siyasal sisteminde “bölünmüş hükümet” (divided government) durumunu ortaya çıkarır. Bu tablo, Beyaz Saray’ın yasama gücünü sınırlandırırken Demokratlara yürütmeyi denetleme imkanı tanır.
Kongre’nin her iki kanadı da Demokratların elinde olduğu için Trump’ın vaat ettiği yeni vergi indirimleri, sert göçmenlik kanunları veya bütçe tasarılarını yasa haline getirmesi imkansız hale gelir. Beyaz Saray’dan gelen tüm yasa tasarıları ya Temsilciler Meclisi’nde engellenecek ya da Senato engeline takılacaktır. Trump’ın elindeki tek güç yasaları veto etmek olacak; ancak bu durum da yönetimi kilitlenme noktasına getirecektir.
Senato’nun Demokratların kontrolüne geçmesi, Trump için en kritik darbelerden biridir. Senato;
Yüksek Mahkeme (Supreme Court) ve federal yargıç atamalarını,
Kabine üyeleri ile büyükelçilerin onaylanmasını gerçekleştirir.
Artık Trump’ın muhafazakar yargıçları ve tartışmalı üst düzey bürokratları Senato’dan geçirmesi imkansıza yakın olacaktır. Demokratlar, istemedikleri adayları doğrudan reddetme yetkisine sahip oldu.
Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluk, komitelerin başkanlıklarını ve soruşturma açma yetkisini Demokratlara verir. Bu durum Trump yönetimi için şu riskleri beraberinde getirir:
Geniş Çaplı Soruşturmalar: Yönetimin ekonomi, dış politika veya iç güvenlik kararları hakkında meclis soruşturmaları açılabilir ve Beyaz Saray yetkilileri ifadeye çağrılabilir.
Azil Süreci: Temsilciler Meclisi, Trump hakkında yeni bir azil (impeachment) süreci başlatma yetkisine sahiptir. Azil kararı Temsilciler Meclisi’nde kolaylıkla alınabilse de mahkumiyet için Senato’da üçte iki nitelikli çoğunluk gerektiğinden doğrudan görevden alma zor olsa da büyük bir siyasi baskı aracı haline gelecektir.
Kongre desteğini kaybeden Trump, politikalarını uygulamak için yasa çıkarmak yerine doğrudan Başkanlık Kararnamelerine (Executive Orders) yönelecektir. Ancak kararnamelerin bütçe kısıtlamalarına tabi olması ve mahkemelerce iptal edilebilmesi nedeniyle yönetim alanı oldukça daralacaktır.
" />
" />