İslam tarihinin büyük velilerinden olan Habîb-i Acemî, İran asıllı bir İslam âlimidir. Asıl adı Ebû Muhammed olan mübarek zat, 738 yılında vefat etmiştir. Hasan-ı Basrî hazretlerinin en yakın talebelerinden biri olan Habîb-i Acemî, ömrünü ibadet, ilim ve insanlara hizmet etmeye adamıştır.
Habîb-i Acemî, hayatının ilk dönemlerinde çok zengindi ve faizcilik yapıyordu. İnsanlardan borç toplar, ödeyemeyenlerden ise ağır bedeller talep ederdi. Ancak bir gün kapısına gelen bir fakiri eli boş çevirip sofrasındaki yemeğin kana dönüştüğünü görünce kalbinde derin bir pişmanlık hissetti.
Bu olayın ardından sokakta oynayan çocukların kendisini görünce “Kaçın, faiz yiyen Habîb geliyor!” demesi üzerine gözyaşlarına boğuldu. Derhal büyük veli Hasan-ı Basrî hazretlerinin meclisine gitti. Bütün günahlarına samimiyetle tövbe ederek onun talebesi oldu. Tüm servetini fakirlere dağıttı ve Fırat Nehri kenarındaki kulübesinde ibadete çekildi.
Tövbesinin ardından duası makbul büyük bir zat haline gelen Habîb-i Acemî’nin hayatı pek çok mucizevi olayla doludur:
Suda Yürüme Mucizesi: Dicle Nehri kenarında gemi bekleyen hocası Hasan-ı Basrî’nin yanında suyun üzerinde yürüyerek karşıya geçmiştir.
Horasanlı Adam ve Cennet Köşkü: Hacca giden bir adamın ev alması için bıraktığı 10 bin dirhemi kıtlık zamanında fakirlere dağıtmıştır. Adam geri döndüğünde ona Cennet’ten bir köşk vaat etmiş ve yazılı bir senet vermiştir. Adam vefat edip gömüldüğünde, kabrinin üzerinde “Rabbim Horasanlıya arzuladığı köşkü verdi” yazan parlayan bir kâğıt bulunmuştur.
Rızık ve İhlas İmtihanı: İbadetle meşgul olduğu günlerde rızık endişesi taşımamış, Allahü teâlâ onun evine kimseye muhtaç kalmayacağı gıda ve parayı mucizevi şekilde ulaştırmıştır.
Büyük veli Habîb-i Acemî, samimiyeti ve kalpten gelen sohbetleriyle insanlara rehberlik etmiştir. Onun öne çıkan bazı hikmetli sözleri şunlardır:
“Allahü teâlânın rızası, içinde nifak tozu bulunmayan temiz bir kalptedir.”
Boş Durmamak: “Boş oturmayınız. Çünkü ölüm her an peşinizdedir.”
İlim Anlayışı: “Zahirî ilimler sözden, bâtınî bilgiler ise halden ibarettir.”
Samimi İbadet: Kişinin kalbinin gafletten kurtulması için ibadetlerini aksatmaması gerektiğini vurgulamıştır.