Kafatası, esneme ya da genişleme imkanı olmayan kemikten bir yapıdır. Bu nedenle kafatası içerisinde büyüyen her türlü kitle, beyin dokusu üzerine ciddi bir baskı uygular. Meydana gelen bu baskı, yer kaplayan oluşumun büyüklüğüne ve bulunduğu bölgeye göre farklı sinirsel hasarlara yol açar. Ancak beyindeki tüm kitlelerin ilk ve en önemli ortak özelliği, kafa içi basıncını artırmasıdır.
Normal bir beyin tomografisinde sağ ve sol yarım küreler kusursuz bir simetriyle yerleşmiştir. Beyinde gelişen düzensiz bir tümör yapısı bu simetriyi tamamen bozarak beynin işlevlerini yerine getirmesini engeller.
Yukarıda bahsedilen kafa içi basınç artışına bağlı olarak hastalarda bazı tipik şikayetler meydana gelir. En yaygın beyin tümörü belirtileri şunlardır:
Şiddetli Baş Ağrısı: Genellikle sabahları daha belirgin olan dirençli ağrılar.
Fışkırır Tarzda Kusma: Bulantı hissi olmaksızın, ani ve basınçlı kusmalar.
Epilepsi (Sara) Nöbetleri: Hayatında hiç nöbet geçirmemiş birinde aniden başlayan bayılmalar.
Felç Belirtileri: Tümörün yerleştiği merkeze göre vücudun belli bölgelerinde güç kayıpları.
Kişilik ve Yetenek Bozuklukları: Hesap yapma, yazı yazma gibi zihinsel becerilerde ani gerileme.
Nasıl Teşhis Edilir? Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman bir nöroloğa veya beyin cerrahına başvurulmalıdır. Kesin teşhis için beyin tomografisi (BT) veya Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) yöntemlerinden faydalanılır.
Beyin tümörlerini genel üreme hızlarına ve doku yapılarına göre iki ana gruba ayırmak mümkündür:
Yavaş bir üreme hızına sahiptirler. Beyin dokusundan sınırları net olarak ayırt edilebildiği için ameliyatla tamamen çıkarılma şansları yüksektir ve cerrahi sonrası sonuçları yüz güldürücüdür. Ancak çok hayati ve hassas bir bölgeye yerleşmişlerse, iyi huylu olsalar dahi risk oluşturabilirler.
Çok hızlı ürerler ve yapı olarak çamur kıvamındadırlar. Çevre dokulara sızdıkları için ameliyatla tamamen temizlenmeleri oldukça zordur. Ameliyat sonrası kısa sürede tekrar büyüyebilirler. Kötü huylu tümörlerin de kendi içinde evreleri vardır; bazı türler hastaya yıllarca yaşama şansı tanırken, bazı agresif türler birkaç ay içinde hayati tehlike yaratır.
Tümörler beyinde yerleştikleri dokuya göre çok farklı klinik tablolar ve hormonal dengesizlikler ortaya çıkarabilirler:
Glial (Beyin Destek Dokusu) Tümörler: Genelde kötü huylu olan ve doğrudan beyin dokusunun içinden köken alan tümörlerdir. İlk belirti olarak genellikle sara nöbetleri ile kendilerini gösterirler.
Menengiomlar (Beyin Zarı Tümörleri): Beyni saran zarlardan köken alırlar. Genellikle iyi huyludurlar. Görme sinirine yakınlarsa körlüğe, hareket merkezine yakınlarsa vücutta felçlere neden olabilirler.
Hipofiz Adenomları: Beynin tabanında yer alan hipofiz bezinden kaynaklanırlar. Hormon salgılayanlar; adet düzensizliği, memeden süt gelmesi, aşırı şişmanlık ve ellerde/ayaklarda büyüme (akromegali) gibi belirtiler verir. Hormon salgılamayanlar ise büyüyerek görme sinirine (optik sinir) baskı yapar ve görme bozukluğuna yol açar.
Pontoserebellar Köşe Tümörleri: Beyincik bölgesinde yerleşirler. En sık görüleni işitme siniri tümörüdür (Akustik Nörinom). Büyük boyutlara ulaştığında işitme kaybının yanı sıra denge bozukluğu ve yüz felcine (Fasial sinir hasarı) neden olur.
Beyin tümörlerinin birincil ve en etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. İster iyi huylu ister kötü huylu olsun, kafa içi basıncı düşürmek adına öncelikle cerrahi planlanır.
Ancak tümör beynin hayati fonksiyonlarını yöneten (solunum, kalp ritmi gibi) çok hassas merkezlerine yerleşmişse, ameliyat hastanın hayatını riske atacağı için kitleye dokunulmaz. Bu durumlarda doğrudan ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulanır.
Vücudun başka bir yerinde (özellikle akciğer veya meme kanserinde) oluşan kanser hücrelerinin kan yoluyla beyne sıçramasına metastaz denir. Genellikle beyin dokusunda geniş bir ödem alanı oluştururlar. Çoklu odaklar halinde yayıldıklarında cerrahi müdahale yapılamayabilir; bu durumda hastanın yaşam kalitesini artırmak adına kemoterapi ve radyoterapi tercih edilir.
1
KAYD Yönetim Kurulu Başkanı Kaymaz Kanserle mücadelede en önemli artımız doğru tıbbi beslenme
2
Türk bilim insanının icadı dünyada ses getirdi… Meme kanserini erken teşhis edebilecek
3
Tiroid nodüllerinde kanser riskine dikkat!
4
Virüslerle Bulaşan Bir Hastalık: Serviks Kanseri
5
Kolon Kanseri Nedir? Nelere Dikkat Edilmeli?