Alkolizm, bireyin sağlığına, sosyal ve iş hayatına zarar vermesine rağmen alkol alımını durduramadığı, kontrol kaybı ile seyreden kronik ve tekrarlayıcı bir davranış bozukluğudur.
Alkol bağımlısı olan kişiler, olumsuz sonuçlarını bilseler dahi alkol alma isteğini (aşerme / craving) engelleyemezler. Zamanla alkol kullanımı üzerinde kontrol tamamen kaybolur.
Alkol kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Tarihsel gelişimdeki önemli kilometre taşları şunlardır:
8 Bin Yıl Önce: Mezopotamyalıların arpayı ekmek yapmak amacıyla ıslah etmesiyle ilk bira üretimi başladı.
6 Bin Yıl Önce: Sümerler, Batı İran ve Anadolu bölgesinde (Godin Tepeleri) bira ve şarap tüketiyorlardı.
Paleolitik Çağ: İnsanlar fermente edilmiş meyve, bal ve tahıllardan alkollü içecekler elde etti.
Kavramsal Köken: Metanol kelimesi Yunanca Methy ve Sanskritçe Madhu (bal, sarhoş eden madde) sözcüklerinden türemiştir. Alkol kelimesi ise Arapça kökenlidir.
Distilasyon: Alkolün damıtılma süreci İ.S. 8. yüzyılda Arabistan’da başlamıştır.
Alkol kullanımının arkasında genellikle psikolojik ve sosyal nedenler yatar. En sık karşılaşılan içme nedenleri şunlardır:
Zevk almak ve eğlenmek
Duygudurumu geçici olarak düzeltmek
Günlük stresle başa çıkmak
Önüne geçilemeyen alkol içme arzusu (aşerme)
Alkol bağımlılığı olan bireyler genellikle kendileri gibi içen kişilerle arkadaşlık kurar ve evlenirler. Mutluluk, neşesizlik veya gerginlik gibi her durum onlar için bir içme nedenidir. Kutlamalar, maçlar, tatiller ve doğum günleri sonsuz birer fırsat sunar.
Hastalık ilerledikçe şu süreçler yaşanır:
Birey yalnız ve gizlice içmeye başlar, şişeleri saklar ve durumu çevredekilerden gizler.
Zamanla derin bir suçluluk duygusu gelişir.
Bu suçluluk ve pişmanlık duygusunu bastırmak için sabahları kalkar kalkmaz yeniden alkol almaya başlar.
Suçluluk ve Anksiyete ➔ Daha Çok Alkol Alımı ➔ Derinleşen Depresyon ➔ Fiziksel ve Ruhsal Belirtiler
Bu kısır döngü ilerledikçe uyku kalitesinde bozulma, gece uyanmaları, panik ataklar, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes alma güçlüğü ortaya çıkar.
Alkolizm hastalarında muayene ve kan tetkiklerinde belirgin klinik bulgular saptanır:
Arkus Senilis: Kornea tabakasında oluşan beyaz/gri yağ halkası.
Acne Rosacea: Burun ve yüzde belirginleşen kızarıklık (gül hastalığı).
Palmar Eritem: Avuç içlerinde gözlenen kızarıklık.
Asteriksis: Elde yüksek genlikli titreme (flapping tremor).
Sigara Yanıkları ve Morarmalar: Parmaklarda veya göğüste yanıklar, düşmelere bağlı vücut morlukları.
Hepatomegali ve Spider Anjioma: Karaciğer büyümesi, karın ağrısı ve ciltte örümcek ağı benzeri damar benleri.
Periferik Nöropati: El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve his kusurları.
Kan Tetkiki Anormallikleri: GGT, MCV, AST, ALT, ürik asit, trigliserit ve üre değerlerinde yükselme.
Alkol bağımlılığının seyri erkeklerde ve kadınlarda farklılık gösterir:
Erkeklerde: Genellikle 20’li yaşlarda başlar ve sinsi ilerler. 30 yaşından önce problemleri fark etmek zordur. 45 yaşından sonra başlaması nadirdir.
Kadınlarda: Başlangıç yaşı daha geçtir. Ancak kadınlarda depresyon eşliği daha sık görülür ve fiziksel etkiler daha hızlı gelişir.
Klinik değerlendirmelerde alkolizm farklı tiplere ayrılır:
Aşırı miktarda alkolün aralıksız alındığı kriz dönemleri (epizotlar) mevcuttur. Kişi günlerce sızana kadar içebilir. Sağlığı elvermediğinde birkaç gün hasta yatar, 1-2 hafta hiç içmez ve ardından tablo tekrarlar. Temel sorun kontrol kaybıdır; yasal ve sosyal problemler ön plandadır.
Kişi gün boyu sürekli olarak fazla ancak sızdıracak kadar aşırı olmayan miktarda alkol alır. Alkol kullanımı bir yaşam tarzı haline gelmiştir. İçmeyi aniden bırakırlarsa yoksunluk krizine girerler. Uzun vadede ağır organ hasarları görülür.
Geç yaşlarda başlar. Ailede bağımlılık öyküsü yoktur. Çoğunlukla depresyon eşlik eder ve tedavisi daha iyi seyirlidir.
Erken yaşlarda başlar. Ailede alkolizm öyküsü sıktır. Antisosyal kişilik bozukluğu ile birlikte görülür ve gidişatı daha ağırdır.
Alkol bağımlılığı hem sosyal hem de tıbbi yönden ağır sonuçlar doğurur.
Boşanma, aile tarafından terk edilme, iş kaybı, devamsızlık, ev-iş-trafik kazaları ve adli problemler.
Organ Hasarları: Karaciğer tahribatı (siroz), kardiyomiyopati (kalp büyümesi), yüksek tansiyon ve pankreatit.
Kan Hastalıkları: Anemi (kansızlık), trombositopeni (pıhtılaşma hücresi azlığı) ve kas yıkımı (miyopati).
Sinir Sistemi Bozuklukları: Wernicke-Korsakoff Sendromu, bunama (demans), serebellar atrofi ve görme bozuklukları (retrobulber nörit).
Diğer Riskler: Kanser türleri, zatürre (pnömoni) ve gebelikte bebekte gelişen teratojenik hasarlar.
Alkol aniden kesildiğinde veya azaltıldığında ciddi yoksunluk belirtileri ortaya çıkar:
Terleme ve nabzın 100’ün üzerine çıkması (otonomik hiperaktivite)
Ellerde şiddetli titreme ve uykusuzluk
Bulantı, kusma ve huzursuzluk (psikomotor ajitasyon)
Geçici halüsinasyonlar ve illüzyonlar (ilk 1-2 gün içinde)
Epileptik nöbetler (Grand mal konvülsiyonlar)
Hayati Risk: Deliryum Tremens (DT)
Uzun süre ağır alkol alan kişilerde alkol kesildikten 2-3 gün sonra ortaya çıkan, ölüm riski taşıyan acil bir tablodur. Bilinç kaybı, yer ve zaman kavramının karışması ve şiddetli görsel halüsinasyonlarla kendini gösterir.
Alkol bağımlılarında farklı psikiyatrik rahatsızlıkların görülme oranı çok yüksektir:
Majör Depresyon: Alkol bağımlılarının %30-50’sinde görülür.
Anksiyete Bozuklukları: %30 oranında saptanır. Erkeklerde sosyal fobi, kadınlarda agorafobi yaygındır.
Bipolar Bozukluk: İki uçlu duygudurum bozukluğu sıklıkla tabloya eşlik eder.
Diğer Bağımlılıklar: Başta sigara kullanımı olmak üzere diğer madde bağımlılıkları.
Kişilik Bozuklukları: Antisosyal ve sınırda (borderline) kişilik bozuklukları.
Alkolizm tedavisi sabır gerektiren, çok yönlü ve uzun süreli bir süreçtir. Tedavide temel hedef tam ayıklık (sobriety) halidir.
Alkolikler genellikle “dibe vurduklarında” (sağlık, aile ve iş kayıpları sonrası) tedaviye başvururlar. Erken dönemde kabullenmeyi sağlamak amacıyla uzmanlarca motive edici görüşmeler yapılır.
Yoksunluk belirtileri kontrol altına alındıktan sonra nüksleri önlemek amacıyla şu ilaç grupları kullanılır:
Disulfiram (Antabus): Alkolle etkileşime girerek fiziksel rahatsızlık oluşturan ilaçlar.
Antidipsojenikler: Naltrekson ve Akamprosat gibi aşerme isteğini azaltan maddeler.
Destekleyici İlaçlar: Serotonerjik antidepresanlar ve Lityum.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Başarılı sonuçlar veren temel terapi yöntemidir.
Kendine Yardım Grupları: Adsız Alkolikler (AA) gibi grup destekleri tedaviye entegre edilmelidir.
Aile Terapisi: Alkolizm bir “aile hastalığı” olduğu için aile üyeleri de sürece dahil edilmelidir.
Not: Psikoterapilerde derin içgörü odaklı psikanalitik yaklaşımlardan kaçınılmalıdır; bu tür ağır analizler alkol kullanımını artırabilir.
1
Tansiyonu Yanlış Ölçmek Sağlığı Etkiliyor
2
AHEF: COVID 19’daki artışlara karşı temkinli olunmalı, yurt dışına seyahate gidenler dikkat etmeli
3
Yaşam Tarzı Değişikliği Kolorektal Kanser Riskini Azaltıyor
4
Kadınlar da Fibromiyalji Sorununa Dikkat!
5
Çocuklarda Hırçınlık Demir Eksikliği İşareti Olabilir