" />

Yeşil Bir Dünya

Yeşil Bir Dünya

ABONE OL
Haziran 15, 2026 19:36
Yeşil Bir Dünya
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SELMA ERDAL

Yeşil Bir Dünya

Yıllardır yazarım; bıkmadan, usanmadan yeşil bir dünya için…
Biz yeşil bir dünya diye yazdıkça; kimileri tarikatın yeşiline bürünür, kimisi de teröristin paçavrasına sarılır. Oysa bizim sözünü ettiğimiz yeşil; orman yeşili, çimen yeşili, zeytin yeşili, tarladaki sebzenin, daldaki meyvenin yaprak yeşilidir.
İşte başka, başka yeşillerin peşine düşüldükçe; bulunamıyor kuru soğan bile ama yine de kimselerin umurunda değil; yeni doğan bebeler beslenecek neyle?…

Nasıl ki kalem kılıçtan keskinse, bir kilo şeftali, bir kilo domates ya da patates ve soğan, gerektiğinde bir kilo altından değerlidir. Yine bir litre su; bir litre benzinden, petrolden çok daha değerlidir. Çünkü insanlar yaşamlarını sürdürebilmek için öncelikle havaya; bir başka deyişle oksijeni bol havaya, suya ve doğaldır ki besinlere gereksinim duyarlar. Bu temel gereksinimlerden birinin yokluğunda, insanlar yaşamlarını yitirmek tehlikesiyle karşı, karşıya kalırlar.
Onları yaşama döndürmek için; ne kasalarındaki altınları, paraları, ne de en gelişmiş teknolojiyle ürettikleri sanayi ürünleri, ne de son model arabaları yeterli olmaz. Yalnızca ve yalnızca yılın on iki ayında Güneş’le dans eden ülkemizin topraklarında üretilmiş sebze ve meyveleri kurtarabilir yaşama bağlı kalmak isteyenleri… İşte bu nedenle tarım toprakları talan edilmemeli, bu ülke yeniden tarımsal üretime kaynak ve emek ayırmalıdır. Bu ülkenin bereketli toprakları; kirletilmemelidir yabanın çürük soğanları, patateslerine ve GDO’lu ürünlerine el, avuç açmak zorunda kalmamak için…
Bu ülkede ekonomik kalkınma için…
Bu ülkede tok karınlar için…
Bu ülkede işsizliğe son vermek için…
Ve bu ülkede gönenç, mutluluk ve demokrasi için…
Yeniden yeşil bir dünya…Yeniden tarımsal üretim…Yeniden yerli tohumlarla gerçekleştirilecek tarımsal üretim…
Yeniden kendi yağımızla kavrulmak…Yeniden ülkemizin özkaynaklarını “yabana kaptırmadan” ulusça değerlendirmek…
Zararın neresinden dönülürse, kardır. Bu ülke bize ne geniş, ne de dardır. Dünya döndükçe bu topraklarda kardeşçe yaşamak, birbirimizle barışmak… Gerçekten, içtenlikle istersek biz her zorluğun üstesinden geliriz. Yedi düvele karşı Kurtuluş Savaşı vermişiz. Yokluğa, yoksulluğa mı yenileceğiz?
Biz yeniden ekeriz, biçeriz. Ülkemizi yeniden ayağa dikeriz. Yeter ki isteyelim; zorlukları aşarız. Ve Kemal Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet’te; saygın yurttaşlar olarak barış, güven ve düzen içinde yaşarız.

İnsan denen varlık; önce EKMEK yer, sonra ALLAH der.
Öyleyse ne yapmalı?
Yeniden tarlalara, yeniden meralara, yeniden bağlara, bostanlara koşmalı…
Köylü yeniden bu ulusun efendisi olmalı…
Efendi olabilmek için de tarlasını satıp, kentin varoşlarında, mahalle kahvelerinde sürünmemeli…
Çünkü toprağı işleyerek üretenler; efendi olur, toprakları çürütenler değil !
Bu gerçeği ülkesini seven her yurttaş öğrenmeli !
Yeniden tarımsal üretim için; ülkemizin bereketli toprakları tohumlarla şenlenmeli !

Selma Erdal; Didim, 15 Haziran 2026

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.