" />

Sahnede “HALKÇI”, Mirasta “MÜLKÇÜ”: Bu Vicdan Tutulması Kime Kalır?

Sahnede “HALKÇI”, Mirasta “MÜLKÇÜ”: Bu Vicdan Tutulması Kime Kalır?

ABONE OL
Nisan 5, 2026 07:35
Sahnede “HALKÇI”, Mirasta “MÜLKÇÜ”: Bu Vicdan Tutulması Kime Kalır?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TÜRKEŞ  MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

Sahnede “HALKÇI”, Mirasta “MÜLKÇÜ”: Bu Vicdan Tutulması Kime Kalır?

Yıllarca “garibanın sesi” olduğunu iddia edenlerin, aslında kendi yankılarından başka bir şeyi duymadıklarını izliyoruz bugünlerde. Ekranlarda “paraya para demeyen”, tek bir konserle servetine servet katan sanatçılarımız ve her sezon başı astronomik rakamlara imza atan sporcularımız… Halkın cebinden çıkan paralarla o zirvelere tırmananların, aşağıda kalan milyonların feryadına neden bu kadar sağır kaldığını sormanın vakti geldi de geçiyor bile.

Ferdi Tayfur Örneği: “Baba”nın Mirası mı, Kavganın Gürültüsü mü?

Bu durumun en taze ve can yakıcı örneği Ferdi Tayfur cephesinde yaşanıyor. Şarkılarında acıyı, kederi ve yoksulluğu ilmek ilmek işleyen bir ismin; bugün çocukları ve eski hayat arkadaşları arasında yaşanan o çirkin “marka ve miras kavgası” aslında bir ibret vesikasıdır.

Kendi soyadını bile çocuklarına dava konusu eden bir anlayış, halkın ona yüklediği “Baba” sıfatının neresine sığar?

Onca servet, onca mülk varken; bugün bir ekmeğe muhtaç insanların yaşadığı bu ülkede, o mirası paylaşamayıp birbirine girmek halktan kopuşun en net kanıtıdır.

Bir Yanda Ekmek Kavgası, Diğer Yanda Tapu Savaşı

Halkımız “askıda ekmek” kuyruklarında hayat mücadelesi verirken; dizi bölümü başına on binlerce, bazen yüz binlerce lira alanların gayrimenkul imparatorlukları kurması artık sadece bir başarı hikayesi değil, bir gelir adaletsizliği abidesidir. * Sporcularımız kazandıkları her kuruşu betona, lüks otomobillere ve arsaya yatırırken; memleketin bir köşesinde spor malzemesi bulamayan gençleri görmezden geliyorlar.

Sanatçılarımız hayattayken bir yetimin başını okşamak, bir öğrenciye burs olmak yerine; servetlerini nasıl daha fazla katlayacaklarının hesabını yapıyorlar.

Mirasçılar Değil, Vicdanlar Çatışıyor!

Bülent Ersoy’dan İbrahim Tatlıses’e kadar pek çok ismin mal varlıkları ve bunların etrafındaki tartışmalar sık sık gündeme geliyor. Peki ya halkın bu isimlere verdiği o karşılıksız sevgi? O sevginin karşılığı bu mu olmalıydı?

Hayattayken “ihtiyaç sahibi” dendiğinde kafasını çevirenlerin, öldükten sonra geride bıraktıkları o “devasa dağlar” sadece mirasçılarını birbirine düşürmüyor; aynı zamanda toplumsal adalete olan inancı da sarsıyor.

Sonuç Olarak: > Miras sadece tapu ve banka cüzdanı değildir. Gerçek miras, bu toprakların insanına ne bıraktığınızdır. Öldükten sonra çocuklarınızın mahkemelerde birbirini yediği o mülkler, aslında sizin bu dünyada “insan biriktirmeyi” başaramadığınızın en büyük kanıtıdır. Sanatçı dediğin, halkın dertleriyle dertlenen kişidir; halkın sırtından kazandığını yine halkın yarasına merhem eden kişidir.

Kefenin cebi yok beyler! O hırsla biriktirdiğiniz binalar, birbirine düşürdüğünüz evlatlarınızın elinde sadece birer utanç duvarına dönüşecek.

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.