İBRAHİM FAİK BAYAV
2025 yılı Kasım ayında Papa 14. Leo’nun Türkiye’ye gelişiyle Müslüman nüzul-ü İsa hadisini gündeme getirdiler. Yüzyıllar sonrasında bugün, Müslümanlar, İsa’nın yeryüzüne ineceği günü bekliyorlar. Peki, Hz. İsa yeryüzüne inecek mi?.. Cevabı bulmak için hadis metnini, bu sefer, ebced hesabıyla yorumlayalım: Buhari’deki hadis Metni şu:
لَيوشِكَنَّ اَنْ يَنْزِلَ فيكُمْ اِبْنُ مَرْيَمْ حَكَمًا مُقْسِطًا فَيَكْسِرَ اَلصَّليبَ وَيَقْتُلَ اَلْخِنْزيرَو يَضَعَ الْجِزِيَةَ كَيْفَ اَنْتُمْ اذَا نَزَلَ اِبْنُ مَرْيَمُ فيكُمْ وَ اِمَامُكُمْ مِنْكُمْ
Birincisi: İsa yeryüzüne inecek ise şartı, Müslüman toplumda ya da ülkede, Hazreti Muhammemd’den sonrası gibi kargaşa olması, ülkenin çökmeye başlamasıdır. Hukuk işlemiyordur, adalete ihtiyaç duyulacaktır.
İkinci şart; Müslüman ülkede domuz besiciliğinin ve ticaretinin yaygın olmasıdır. Vatandaşlar tabii olmayan gıdalarla beslenmeye zorlanmıştır. Hastalıklar artmıştır. İsa’nın özelliği, hastalıklı insanları iyileştirmesi idi.
Üçüncüsü: Müslüman yönetime, siyasette, ‘haç’ armalı milletlerin etkili olmasıdır. (Hadiste haçı kıracak deniyor)
Bugün, Türkiye’deki Müslüman cemaatler, ”Hazreti İsa gelecek” diye beklediklerinde, bu şartların oluşup oluşmadığına bakılmalı. Hadis metnini, ebced hesabbıyla yorumlayıp, içindeki hakikati bulmaya çalışalım:
‘Fiküm’ فيكُمْ Bu kelime, İslamlaşmış ülkenin içini’ belirtir. 150 sayısını verir;. Miladi 768 yılıdır. Emeviler’in kuralsız politikası, dış ilişkilerde kötü sonuç getirmeye başlamış, devleti, yıkım safhasına getirmiştir. Hazreti. İsa nüzul etmiş olmalı ki, Müslümanlar, ABBASİ adı altında, kendilerini toparlamışlar.
‘Fiküm ibnü Meryem’: فيكُمْ اِبْنُ مَرْيَمْ Bu kelime Hz. İsa’nın Müslüman toplumun içinde olacağını belirtir. 493 sayısını veriyor; Miladi 1100 yılıdır. Abbasi devletinin zayıflamaya, Müslüman ülkenin Haçlı istilasına başladığı yıldır. Haç’ı İsa kıracağına göre, İsa Haçlı akınlarına karşı aralarına inmiş olacaktır. Türkmenlerin Anadolu’ya gelmesiyle, Haçlı akınlarına set olunmuş; Haç’ın kırılacağını belirten فَيَكْسِرَ اَلصَّليبَ kelimesi; Selçuklu hakimiyeti içinde 553 sayısıyla, Miladi 1139 yılında tecelli etmiştir.
”Leyüşikenne en yenzile fiküm ibnü meryem hakemen muksitan”:
لَيوشِكَنَّ اَنْ يَنْزِلَ فيكُمْ اِبْنُ مَرْيَمْ حَكَمًا مُقْسِطًا
Bu kelime, Hazreti İsa’nın Müslümanların arasına ‘hakem’ ve ‘muksit’ olarak ineceğini belirtiyor. Ebced hesabbıyla 1336 sayısını verir. Miladi 1918 yılıdır. Osmanlı’nın ve Osmanlı’yla beraber Hilafetin bitmiş, Hristiyan ülkeler tarafından işgal edilmiş halidir. Türm Türkiye’de ümitsizlik vardır. Bu hadis, Müslümanlara, İsa’nın, Rabbin katından ineceğinin müjdesini veriyor. ‘Haç’ armalı işgal devletleri Kuzeydeki bolşevik akımıyla meşgul edildi; Erzuruma kadar gelen Ruslar geri çekildi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
Türkiye’deki Müslüman cemaat mensupları, bu hadis metnindeki ”İbnü Meryem’in aranıza inmesi yakın” kelimesinden, İsa’nın ineceği günleri bekliyorlar.
İfadedeki لَيوشِكَنَّ kelimesinde şedde sayılırsa, o zaman 1986 tarihi ortaya çıkar. İsa’nın aranıza inmesi yakın anlamındadır bu. Bu kelimeden, bu tarihten sonra, Hazreti Muhammed’in vefatı sonrasındaki kargaşa ortamı gibi bir ortamın meydana geleceği anlaşılır. Adalet gerekecektir, toplum düzenini sağlama ihtiyacı duyulacaktır. Yani, Hazreti Muhammed’in haber verdiği İsa’nın Rabbin katından inmesi gerekecektir. 1971 yılında Avrupalıların kışkırtmasıyla başlayan yakma, yıkma, öldürme eylemleri 1980 yılına kadar devam etti. Türkiye ‘çökme’ krizi içindeydi. 1982 yılında yeni bir sistem kuruldu, Tüm ülkede, Hazreti Muhammed’i öğrenme, Kur’an mesajını anlama çabaları her kesimde görülmeye başladı. Sahi, Nüzul eden Hazreti İsa’yı bilen tanıyan oldu mu?
Kelimedeki şedde hariç tutulur, iki tenvin sayılılırsa, 1446 sayısı ortaya çıkar. Yani, 2024 ve 2025 yılları.
Birincisi, Türkiye’de bu dönemde hukuk işlemiyor. Kurumlar hukuka ihtiyaç var, diye söyleniyorlar.
İkincisi, iktidarda koltuk edinme çabası, hileye ve entrikaya sebep oluyor.
Üçüncüsü, hırsızlık, gasp, uyuşturucu ve tecavüz suçları cezasız kalıyor ve artıyor.
Dördüncüsü, Vatandaşlar, borçlanıyorlar ve riba cenderesinde kıvranıyorlar. Aile faciaları oluşuyor.
Müslüman cemaatlerin İsa’nın nüzulünü beklemelerinde haklılık payı var. Lakin, Vatikan’ın Papa’sının veya papalarının İbnü-Meryem’in nüzulü inancıyla ilgileri yok.
İbrahim Faik Bayav
(16.12.2025 09:05)