HADİ ÇAĞLAR
Oturmuş parkta tek başına dalıp gitmiş.
Halinden belli zavallım bir emekliymiş.
Yalnızlığa yelken açmış zavallı bir garip.
Hayat arkadaşını kaybetmiş rahmâna ermiş,
Dünyada dayanağı o elindeki asa.
Sömürmüşler yıllarca sırtına basa basa.
Beli bükülmüş sırtı kamburlaşmış zor gider,
Rahat etmesi için çıkarmazlar insanca bir yasa.
Elinde poşet içinde görünür bir yavan ekmek.
Evde varmıdır?acaba bilinmez bir sıcak yemek.
Mutluluğu arar çevrede,eş de dostda arkadaşlarında.
Çok mu zordur?onları sevindirmek, memnun etmek.
Yalnızlık Allah’a mahsus tek başına yaşar.
Gelmez kimse ne evlat ne de bir dost kapıya bakar.
Umutlar söner hüzün çöker o koca yüreğe,
Çaresizlik içerisinde dolanır durur,oturur bir köşeye sigara yakar
İnsanca yaşamak da emeklilerin hakkı.
Hizmet için ömrünü tüketmiş
olmamış hiç rahatı.
Nice zorluklar içerisinde çalışmış çabalamış,
Yokluğa mahkum edilmiş karartılmış bahtı.
Hiç edinmemişler hanlar, hamamlar ne de saraylar.
Hizmetin karşılı bir lokma ekmek olmuş, içleri kan ağlar.
Onların aşkı hep millete, devlete hizmetle geçmiş.
Vergiden muaf olmaz,hala sırtına yüklenir hiç acımazlar.