" />

Bir düşünceyi iktidara onun militanı taşır!

Bir düşünceyi iktidara onun militanı taşır!

ABONE OL
Ekim 19, 2025 09:53
Bir düşünceyi iktidara onun militanı taşır!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Halk inanmıyorsa, siyaset sonuç yaratamaz!

CHP Türkiye’de ne vakit güçlü olursa, önüne geçmek için sağdan CHP’ne geçmiş yada aday olmak adına geçecek olan kişi gündeme taşınır. 2028 yılında yapılacak olan genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçiminde; CHP’de aday olarak İmamoğlu ve Yavaş gündeme getiriliyor.

2023 yılında benzer durum yaşatıldı. Aylarca İmamoğlu ve Yavaş isimleri CHP dünyasını işgal etti.

Olmayınca kurdukları oyunla CHP’ne seçim kaybettirildi. Çünkü CHP hazırlıksız yakalandı. Bu durumu yaratanlar, ikinci adımı attı. Erdoğan’ı anayasaya rağmen cumhurbaşkanı seçilmesini sağladılar.

Ve devleti yönetecek gücü kaybeden CHP, kendi iç kavgasıyla kaosun içine gömüldü.

Aynı yol, aynı yöntem, aynı sonuç!

Unutulan bir düşünceyi iktidara militanlarının getireceğidir!

CHP dünyası yeniden sergilenen oyuna izin vermemeli. Oyunu bozmalıdır. Yoksa hak etmeyenlersizin basiretsiz tutumunuzdan dolayı bahçenizi işgal edecektir!

Benden söylemesi.

Hak aramak sıkıntı yaratan eylemler içerir. Gasp edilen hakların üzerine oturanlar, dikensiz gül bahçelerinin ellerinden kayıp gitmesini istemez. O nedenle hak arayanlara hep saldırırlar. CHP bu nedenle saldırı altında.

Sorun Kim de!

Ava gidersin. Dağ taş demez gezersin. Sonra kuytu bir yere girer avı beklersin. Sessiz. Gözler ve kulaklar pür dikkat. Parmak tetikte. Zaman geçer. Sabır tükenmeye başlar. Ama orta yerde ne avın görüntüsü nede bitkilere sürünerek çıkardığı ses var. Akşam olur. Sabah olur. Sonuç birkaç gün sonra yorgun, kızgın ve huzursuz eve dönüş.

Yanlış olan; kulaktan duyma sözlerle bulduğu kuytu yer. 2028 yılı genel seçim sürecinde, CHP’de tıpkı av süreci işliyor Parti tabanı hazır. Halk hazır. Ama zaman geçiyor. Ortada adayı tespit edecek, parti tabanının iradesini yansıtan yöntem belli değil.

O nedenle de aday adayları çektirdikleri birkaç resimle ya da görüntüyle ben buradayım deme ihtiyacı içindeler.

Suç kimin?

Yönetim zaafımı, oturduğu makamda kendine güç yaratmak isteyen ve bu isteğini dahi net ifade etmeyen tepedeki yönetenler mi? Ya da istediği yöntemi almak için çaba sarfetmeyen örgütler mi?

Karar sizin!

Arkadaşım İbrahim’in bir paylaşımın da öğretmen ile öğrencisi arasında ki bir diyaloğu okumamızı istemiş.

”ÖNCE KENDİ ÇİZGİNİ UZAT’’

Öğretmen sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye: “Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?” diye sordu. Öğrenci, bir süre düşündükten sonra, çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum” dedi. En iyi ben olmalıyım. Öğretmen, masasından kalktı, eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti, kıskanç öğrenciye bakarak, bu çizgiyi asıl
kısaltırsın?” dedi. Öğrenci bir süre bu çizgiyi inceleyip içinde çizgiyi birçok parçaya bölmek de olan birkaç yanıt verdi.

Öğretmen, yanıtları kabul etmedi ve yere ilkinden daha uzun bir çizgi çekti. “Şimdi birinci çizgi nasıl görünüyor?” diye sordu. Öğrenci utana sıkıla, “Daha kısa” diyerek başını öne eğdi.

Öğretmen bu yanıt üzerine öğrencisine unutmaması gereken şu öğüdünü verdi. Bilgini ve yeteneklerini artırarak kendi çizgini uzatman, rakibinin çizgisini bölmeye çalışmandan daha iyidir…”’

Türk halkı yıllarca kurtuluşunu aradı. Umudunu aradı. Kendine Mustafa Kemal aradı. Rotasını bilmeyen bir gemide; üzerini örten karanlıkları bir bir aşarak geleceğini özgürleşme de aradı.

Bir türlü özgürlüğünü bulamadı!

Yobazların, gericilerin, uluslararası güçlere hizmet veren hükümetlerin, siyaset dünyasının; çağdaş dünyaya giden yola mayın döşemesi ne özgülüğe ne de tam bağımsızlığa soluk aldırmadı. Son darbeyi de 12 Eylül askeri darbeyi vurdu!

CHP dünya insanlığına; kurtuluş destanı miras bıraktı. Bu kurtuluşun ana başlıkları üç başlık altın da toplanır. Bireyin özgürleşmesi, sistemin değişmesi, yeni sistemin tam bağımsızlık rüyasıyla inşa edilmesi. Mustafa Kemal öldü. Kurulan sistemi yönetenler, CHP’yi yönetenler bu yükü taşıyamadı.

Ecevit o umudu yeşertmek istedi, ona izin vermediler. Yıkıcı darbeyi 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle vurdular.

Ülkeyi ve yeni sistemi koruyan her şey yıktılar. İthalatın kapısını sonuna kadar açtılar. Önce ekonomi sonra yeni sistemin tüm ahlaki değerleri yerle bir edildi.

Ulus devlet için de yurtta sulh cihanda sulh hedefiyle yaşayan Anadolu halkı, onların yarattığı kültürel birikimler, düşmanlık tohumlarıyla teker teker eritildi. Hoş görü sona erdi. En ufak kıvılcım şimdi Anadolu’yu cayır cayır yakıyor…

Her evde, ailenin ilgi beklediği; sorunlarına çözüm istediği bir ağabey ya da abla olur. Beklediği ilgiyi görmeyen aile üyeleri çoğu kez hayal kırıklığı içinde küser ve o kişiden desteğini çeker. Türkiye halkı içinde bulunduğu sürece, ilaç olacak siyasi örgütün; CHP olduğunu düşünüyor. Ancak CHP’nin bu ilgisiz ve çözümsüz siyaset tarzı karşısında, Türkiye halkı hayal kırıklığına uğramaktadır.

Her geçen gün umudu kaybolan insan sayısı artıyor. Emek cephesi başta olmak üzere CHP’ye oy verecek varoşlar, yoksul köylülük, çalışmayan insanlar, orta direk esnaf; şaşkın ve ne yapacağını bilemiyor. Öğleki kendi geleceğini karartanlara dahi destek verebiliyorlar.

Sokakları gezdiğiniz de halk şu soruya yanıt istiyor. CHP ne yapmak istiyor? Neden hükümet uygulamalarını eleştirmekten öte kendi çözümlerini bizlere anlatmıyor? Neden hükümet olmayı; sadece AKP hükümet politikalarıyla kavga etmekte görüyor? Neden kendisi gibi olmuyor diyorlar…

Halk çare CHP diyor. Peki CHP neden çaresiz!

Yanıt net: CHP parti olamadı. Söylemlerinin içini dolduramadı. Hayatın gerçekleri karşısın da çözümlerini dillendirmekten korkuyor. Halkı temsil eden yatay ve dikey örgütlenmeyi hiç düşünmüyor. Enerjisini tüketen, dün sahip olduğu düşünce birikimlerini terk ederek; bindikleri gemileri batıran ”kurtarıcı kişileri!” partinin tepesine taşıyarak halktan destek alacaklarını
sanıyorlar…

Kısaca ne parti felsefesi ne parti ideolojisi var. Her gün değişen eklettik çırpınışla ne kendine ne de ülkeye çare olabiliyor…

Savaş beyinlere yerleşmeye başladı. CHP’yi yönetenlerin tek hedefi olmalı. Tam bağımsız Türkiye!

Ülkede ve dünya da barışı savunmak! vaz geçilmez ve kendi ekseni emekle örtüşen örgütlü parti olmak…

Barışı tavizsiz savunacak olan devrimci kadrolarla Türkiye genelinde, taşra örgütlerini halkla buluşturmalı!

Ey CHP’yi yönetenler; görev sırası şimdi siz de…

Kendi Çizginizi uzatınız!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.