04 Ekim 2026 Pazar
İnce Memed’in izinde dört gün: Yaşar Kemal’in Çukurova’sı buluşuyor
Düşünceden Davranışa Geçmek
İnsanları Kaybetme Korkusuyla Kendinizden Vazgeçmeyin
Sokağa İtilen Çocuklar Problemleriyle Büyüyor
GENÇLİK GELECEĞİN TOHUMUDUR
İRAN SAVAŞI DÜNYA İÇİN BİR FIRSATA DÖNER Mİ?
Dünyanın en akıllı adamını bulmak için diyar diyar gezen bir bilginin yolu Nasreddin Hoca’nın köyüne düşer ve köyün en akıllı kişisinin bizim Hoca olduğunu öğrenir.
Bilge ile Hoca karşılıklı otururlar, etraflarında da bir kalabalık toplanmıştır.
Bilgin eline bir çomak alır ve yere bir daire çizer. Nasreddin Hoca da bir çomak alır, daireyi ortadan ikiye böler.
Bilgin bir doğru daha çizerek daireyi dörde böler, Hoca da dörde bölünmüş dairenin üç dilimine çarpı işareti koyar.
Bilgin elleriyle aşağıdan yukarıya doğru belirsiz bir hareket yapar, Hoca da aynı hareketi yukarıdan aşağıya doğru yapar.
Bilgin büyük bir hayranlıkla hocayı tebrik eder. Olup biteni merakla takip eden ancak hiçbir şey anlamayan halk, hayretle bilgine ne olduğunu sorar.
Bilgin açıklar:
– Hoca gerçekten dünyanın en akıllı adamı, der.
-Yere dünya çizdim, “Ortadan ekvator geçer, dünyayı ikiye böler.” dedi.
-Ben dünyayı dörde böldüm, o da “Dörtte üçü sudur” dedi.
-Ben “Yerden buharlaşma olur?” dedim, o da “Yağmur yağar.” dedi.
Halk olup biteni bir de Hoca’dan dinledi:
-Bu adam oburun biri, dedi Hoca.
-Yere bir tepsi baklava çizdi. Ben de “Yarısı benim.” dedim.
-Daha sonra tepsiyi dörde böldü. “Ben de o zaman dörtte üçü benim.” dedim.
-Sonra “Baklava alttan şerbetli olmalı.” dedi. Ben de “Üsten kaymak daha iyi olur.” dedim.