el-Lü’lüü ve’l-Mercân eserinden derlenen, Buhârî ve Müslim’in ittifak ettiği (Müttefekun Aleyh) adak ile ilgili sahih hadis-i şerifler şunlardır:
Hz. Ali (r.a.), Hz. Peygamber’in (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
“Benim ağzımdan yalan uydurmayınız! Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin!” (Sahih-i Müslim Hadis No: 2)
İbn Abbas (r.a.) şöyle anlatır: Sa’d b. Ubâde (r.a.), annesinin bir adak adadığını fakat bunu yerine getiremeden vefat ettiğini söyleyerek bunun hükmünü Hz. Peygamber’e (a.s.) sordu. Allah Resûlü (a.s.):
“Annen adına onun adağını sen yerine getir.” buyurdu. (Sahih-i Müslim Hadis No: 3092)
Abdullah b. Ömer (r.a.) demiştir ki: Bir gün Resûlullah (a.s.) bizlere adak adamayı yasakladı ve şöyle buyurdu:
“Adak hiçbir şeyi değiştirmez. Onunla sadece cimri kimsenin elinden mal çıkar.” (Sahih-i Müslim Hadis No: 3093)
Ebû Hüreyre’nin (r.a.) anlattığına göre Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Adakta bulunmayınız; çünkü adak kaderdeki hiçbir şeyi değiştirmez. Ancak adak sebebiyle cimri kimseden mal çıkar.” (Sahih-i Müslim Hadis No: 3096)
Enes b. Mâlik’in (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.), iki oğlunun arasında onlara dayanarak güçlükle yürüyebilen yaşlı bir adam gördü ve: “Bu adam neden böyle yürüyor?” diye sordu. Yanındakiler: “O, yürüyerek Kâbe’ye gitmeyi adamıştır.” dediler. Hz. Peygamber (a.s.) bunun üzerine:
“Allah, bu ihtiyarın kendine eziyet ederek yaptığı ibadetten müstağnidir (böyle bir eziyete ihtiyacı yoktur).” buyurdu ve ihtiyarın bir bineğe binmesini emretti. (Sahih-i Müslim Hadis No: 3100)
Ukbe b. Âmir (r.a.) şöyle anlatır: Kız kardeşim, Beytullah’a kadar yalınayak yürümeyi adamış ve güçsüz düşerek bu konuyu Hz. Peygamber’e sormamı istemişti. Durumu Peygamberimiz’e aktardığımda Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu:
“Hem yürüsün hem de bineğe binsin.” (Sahih-i Müslim Hadis No: 3102)