Tecvid kelimesi sözlükte güzelleştirmek anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’i güzel okuyan kişiye bu nedenle “mücevvid” denir.
Terim olarak tecvid, her harfin hakkını vermektir. Harfleri zat ve sıfatlarıyla ağızdan doğru şekilde çıkarmaktır.
Tecvid ilmi iki ana başlıkta incelenir:
Pratik Tecvid: Kur’an’ı tecvidli okumak her Müslüman erkeğe ve kadına farz-ı ayndır.
İlmi Tecvid: Tecvid kurallarını teorik olarak öğrenmek farz-ı kifayedir. Yani bir grubun öğrenmesiyle diğerlerinden sorumluluk kalkar.
Alimler Kur’an’ın tecvidli okunmasının farz olduğunu belirtmişlerdir. Özellikle İmam Cezeri bu konuda önemli deliller sunmuştur.
“Kur’ân’ı tertil üzere oku.” (Müzzemmil Suresi, 4)
Elmalılı Hamdi Yazır bu ayeti açıklarken tertilin önemini vurgular. Tertil; her harfi, edayı ve manayı hakkıyla açıklamaktır. Sözün güzel söylenmesi sadece ses güzelliği değildir. Aksine harflerin çıkışlarına ve manaya uyum sağlamaktır.
Gelişi güzel şarkı gibi okumak doğru değildir. Aksine gunne, izhar, ihfa ve iklab gibi tecvid kurallarına uymak gerekir.
İmam Cezeri ise bu konuda şöyle buyurmuştur:
Kur’an’ı tecvidli okumak kesinlikle gereklidir.
Tecvidsiz okuyan kişi günahkar olur.
Çünkü Allah Kur’an’ı tecvidli indirmiştir.
Bize de aynı şekilde ulaşmıştır.
Tecvid okumanın ve edanın süsüdür.
Pratik tecvid doğrudan ilahi kaynağa dayanır. Yüce Allah Kur’an’ı Cebrail (a.s.) vasıtasıyla Hz. Peygamber’e (s.a.v.) indirmiştir.
Peygamberimiz de bu okuyuşu sahabeye öğretmiştir. Böylece tecvidli okuyuş günümüze kadar tevatür yoluyla ulaşmıştır.
Tecvid ilminin temel bir amacı vardır. Bu amaç, Allah’ın kelamını okurken dilin hata yapmasını önlemektir. Ayrıca Kur’an kelimelerinin yanlış okunmasını ve tahrif edilmesini engellemektir.