Kur’an-ı Kerim’deki peygamber kıssaları, insanlığa büyük dersler sunar. Bu kıssalardan biri de Hazreti Musa ve kavminin yaşadığı Samiri olayıdır.
İsrailoğulları, Mısır’dan çıktıktan sonra büyük bir imtihandan geçti. Bu imtihanın merkezinde ise Samiri adındaki kişi vardı.
Peki, Samiri kimdir ve halkı nasıl kandırmıştır? Taha Suresi ayetleri ile bu olayı inceleyelim.
Yüce Allah, Taha Suresi’nde bu olayı bize şöyle haber vermektedir:
Taha Suresi 88. Ayet: “Böylece (Samirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samirî ve adamları) ‘Bu sizin de ilahınızdır, Mûsâ’nın da ilahıdır. Öyle iken Mûsâ, (İlahını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)’ dediler.”
Taha Suresi 95. Ayet: “Mûsâ, ‘Ya senin derdin neydi ey Samirî?’ dedi.”
Taha Suresi 96. Ayet: “Samirî şöyle dedi: ‘Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi.'”
Hazreti Musa, vahiy almak için Tur Dağı’na gitmişti. Ancak yokluğunda kavmi büyük bir sapkınlığa düştü.
Samiri, halktan topladığı altın ziynet eşyalarını eritti. Ardından ses çıkaran veya böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Böylece insanları kandırmak için bir mucize taklidi üretti.
Samiri, halka bu heykelin kendi ilahları olduğunu söyledi. Ne yazık ki halkın bir kısmı onun sözüne inandı. Çünkü henüz imanları tam olarak kalplerine yerleşmemişti.
Hazreti Musa geri döndüğünde Samiri’ye hesabını sordu. Samiri ise suçunu itiraf etti. “Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi” diyerek nefsinin ve kibirinin kurbanı olduğunu söyledi.
Bu kıssa, günümüz insanı için de çok önemli uyarılar içerir:
Nefse Uymamak: Samiri’nin düştüğü en büyük tuzak nefsi olmuştur. Bu nedenle insan, heveslerine karşı daima uyanık olmalıdır.
Görünüşe Aldanmamak: Çıkarılan sesler ve süslü altınlar insanları kandırmıştır. Ancak hakikat, dış görünüşte değil samimiyettedir.
Tevhid İnancını Korumak: Şirk ve batıl inançlar insanı felakete sürükler. Bu yüzden tek Allah inancından asla sapmamak gerekir.
Sonuç olarak Samiri olayı, kibrin ve nefsin insanı nasıl felakete götürdüğünü gösteren ibretlik bir kıssadır.