ALİ KILINÇ
Yarın 19 Şubat 2026 Ramazan ayının da ilk günü ve yarın oruçlu olacağız, Rabbim şimdiden oruçlarımız kabul eylesin. Bu ay, dini duygularımızın, samimiyet ve fedakârlığımızın doruğa çıktığı bir aydır. Müslümanlar için ramazan ayını, bitkiler için bahar aylarına benzetebiliriz. İbret alıcı bir gözle kainata baktığımızda ,bitkilerin bahar aylarında kendilerini yenilediğini, atalet ve durgunluktan sıyrılarak, ileride verecekleri meyvelerin çiçeklerine büründüklerini görürüz. Müslümanlar da ramazan ayında zihinlerini kötü düşüncelerden, gönüllerini kin, nefret, cimrilik, tembellik, haset ve gıybet gibi yıkıcı ve yıpratıcı duygulardan temizlemelidir. Müslüman Ramazan’dan aldığı feyz ve güçle gelecek günler için güzel, faydalı düşünce ve çalışmaların içinde olmalıdır.
Ramazan Ayı’nın bizler için önemi, yüce kitabımızın bu ayda indirilmeye başlamasıdır. Allah (c.c) bu konu ile ilgili olarak şöyle buyuruyor. ” Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği aydır. . Öyleyse sizden kim bu aya şahit olursa onu oruçla geçirsin….” (1)Bu ay kutsiyetini, güzelliğini ve özelliğini Kur’an’dan aldığına göre bizler de bu ayda Kur’an’ın bu özellikleri ve güzellikleri ile tanışıp kaynaşmanın yollarını aramalıyız. Niyetimizi belirleyelim ki ona göre sonuç bekleyelim.
Damarlarımızda dolaşan ve bize hayatımızı sürdürebilme imkânı sağlayan kanlarımızın sürekliliğini sağlamak için besin ve onlardan elde edeceğimiz gıdalara ihtiyacımızı göz ardı edemeyiz. Sosyal hayatımızı şekillendiren söz, davranış ve ifadeler için de bilgiye ihtiyacımız vardır. Hayatımızda bilgiyi yok sayamayız. Bilgi kaynaklarımızın başında da Kur’an ve onun öğretileri gelmektedir. Bu ihtiyacımızı, tuttuğumuz oruçla, kıldığımız namazlarla, yaptığımız hayır -hasenatla dinlediğimiz vaaz ve nasihatlerle bolca elde etmeye çalışalım. Kur’an’a yakın olabildiğimiz oranda ve Onun aydınlığından ışık alabildiğimiz oranda ruhumuz canlanacak, gelecekteki iş ve düşüncelerimizin tomurcukları oluşacaktır. Bu yönüyle ramazan ayı bir diriliş ve kendimize gelme zamanıdır.
Yüce kitabımız bu ayda indirilmeye başladı ve peygamberimiz (a.s) ilk olarak “OKU” emriyle muhatap oldu. Bizler de hayatımızda, okumaya gerekli önceliği göstermeliyiz. Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem azabından kurtuluş olan ramazan ayı daha çok ve daha kolay sevap kazanabileceğimiz bir aydır. Peygamber efendimiz (a.s) bir hadis-i şeriflerinde ”Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur”(2)buyuruyor. Böyle bir durumda fırsatı iyi değerlendirelim.
Bu ayda iyi bir nefis muhasebesi yaparak, nereden geldik, niçin geldik, nereye gideceğiz ve ne ile gideceğiz sorularına cevaplar arayarak bu zaman dilimini değerlendirirsek güzel sonuçlara ulaşmış oluruz. Yarınlarımız için ne hazırladığımıza bir bakalım. Dünyalık yarınlarımız ve dünyanın yarını olan ahiretimiz için ne hazırladığımıza bir bakalım. Allah (c.c) bu durumla ilgili bir ayet-i kerimesinde bizleri şöyle uyarıyor. Ey iman edenler Allah’tan korkun ve her kes yarın için ne gönderdiğine(hazırladığına) bir baksın..”(3)
Kendimiz için bir takım hazırlıklar içinde olurken etrafımızdaki kimsesizleri, düşkünleri, yetimleri, muhtaçları da ihmal etmeyelim. Dünyanın çeşitli yerlerinde zulme uğrayan din kardeşlerimize, ülkemizde depremden etkilenen insanlarımıza bir şeyler ulaştırma gayretinde olalım. En azından dualarımızda unutmayalım. Ülkemizin huzur, güven ve refahı dertlerimiz arasında olsun. Ülkemizi canları pahasına bizlere emanet eden şehit ve gazilerimize karşı vefa ve minnettarlığımızı da aklımızdan çıkarmayalım.
Bir hastaya vardın ise
Bir yudum su verdin ise
Yarın anda karşı gele
Hak şarabın içmiş gibi
Hem bu dünyamız hem de ahiretimiz için gerekli hazırlığı yapabilmemiz açısından Ramazan ayının bizlere kolaylıklar ve bereketler getirmesi, huzur ve güvene ulaştırması dileklerimle ramazanınız mübarek olsun.
1)Kur’an-ı Kerim, Bakara süresi, Ayet 185
2)Riyazüs-salihin,2.cilt.No:1225
3)Kur’an-ı Kerim, Haşr Süresi, Ayet 18