Namazı Hapsetmek! Bir Mazlumun Namazı ve Duaların Sırrı

Namazı Hapsetmek! Bir Mazlumun Namazı ve Duaların Sırrı

ABONE OL
Eylül 5, 2026 18:28
Namazı Hapsetmek! Bir Mazlumun Namazı ve Duaların Sırrı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Namaz; alemlerin Rabbine sığınmanın en yüce kapısı, müminin dertlerine şifa olan manevi miracıdır. Horasan Valisi Abdullah bin Tahir ve masum bir demircinin başından geçen bu ibretli kıssa, namazın ve samimi duanın gücünü en güzel şekilde gözler önüne sermektedir.

Zindana Düşen Masum Bir Demirci

Horasan’ın adil valisi Abdullah bin Tahir döneminde jandarmalar birkaç hırsız yakalar. Hırsızlar valiye götürülürken aralarından biri kaçmayı başarır. Tam o sırada Hiratlı masum bir demirci işi gereği Nişapur’a gelmiştir. Gece vakti evine dönmekte olan bu demirci, kaçan hırsız sanılarak yakalanır ve diğer zanlılarla birlikte valinin huzuruna çıkarılır. Vali, durumu tam incelemeden kararını verir:

“Hepsini hapsedin!”

Zindanda Alınan Abdest ve Yürekten Gelen Dua

Hiçbir suçu olmayan demirci, zindana atıldığında ümitsizliğe düşmez. Hemen abdest alıp namaza durur. Namazın ardından ellerini alemlerin Rabbine açarak şöyle dua eder:

“Yâ Rabbi! Bir suçum olmadığını ancak sen biliyorsun. Beni bu zindandan ancak sen kurtarırsın!”

Valinin Rüyası ve Yıkılan Taht

O gece Vali Abdullah bin Tahir uyurken rüyasında heybetli ve kuvvetli dört kimsenin gelip tahtını ters çevirmek üzere olduğunu görerek korkuyla uyanır. Kalkıp abdest alır, iki rekat namaz kılar ve tekrar uyur. Ancak aynı rüyayı tekrar görünce, hapishanede ahı alınan bir mazlumun bulunduğunu anlar.

Hemen hapishane müdürünü çağırarak sorar:

  • Vali: “Acaba bu gece hapishanede mazlum birisi kalmış mı?”

  • Müdür: “Bunu bilemem efendim. Yalnız biri var ki sürekli namaz kılıyor, gözyaşları dökerek dua ediyor.”

“Sultanın Tahtını Deviren Sahibimi Bırakıp Sana mı Geleyim?”

Demirci hemen valinin huzuruna getirilir. Vali durumu öğrenip masumiyetini anlayınca derin bir mahcubiyet duyar:

  • Vali: “Sizden özür diliyorum. Hakkını helal et ve şu bin gümüş hediyemi kabul et. Bundan sonra bir arzun, bir ihtiyacın olursa mutlaka bana gel!”

Demircinin verdiği ders niteliğindeki cevap ise kulluk şuurunun en yüksek göstergesidir:

“Ben hakkımı helal ettim, verdiğiniz hediyeyi de kabul ettim. Fakat bir dileğimi istemek için sana gelemem. Çünkü benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çevirten Sahibimi bırakıp da dileklerimi başkasına söylemek kulluğa yakışır mı?

Rabbim, nihayeti olmayan rahmet hazinesinin kapısını ve ihsan sofrasını herkese açmışken başkasına nasıl giderim? Kim istedi de vermedi? Kim geldi de boş döndü? İstemesini bilmezsen alamazsın, huzuruna edeple çıkmazsan rahmetine kavuşamazsın!”

Kıssadan Hisse

Akıl isen namazı kıl, çünkü saadet tacıdır,

Sen namazı şöyle bil ki, müminin miracıdır.

Namaz, kulun çaresiz kaldığı anlarda çalacağı en sağlam kapıdır. İhlasla kılınan bir namaz ve samimiyetle edilen bir dua, dünyadaki en güçlü makamları ve tahtları sarsacak manevi bir güce sahiptir.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.