Hüseyin Nihâl Atsız’ın 1941 yılında kaleme aldığı Dalkavuklar Gecesi, Türk edebiyatının en sert ve alegorik siyasi hiciv örneklerinden biridir. Eser, Hitit (Hatti) Krallığı döneminde geçen bir hikâye üzerinden dönemin siyasi kadrolarını, bürokrasisini, aydın tipolojisini ve saray çevresindeki yozlaşmayı isimleri tersten türetilmiş karakterler aracılığıyla eleştirir.
Hatti Sarayındaki Yozlaşma: Hikâye, Hatti Devleti Kralı Subbiluliyuma’nın etrafını saran dalkavukların, iktidara şirin görünmek ve mevki elde etmek için verdikleri amansız mücadeleyi konu alır.
Tılsımlı Su (Şarap) Kurultayı: Sarayın mahzeninde bulunan eski şaraplar üzerinden bir “tılsımlı su” tartışması başlar. Bilim adamları, rahipler ve şairler Kral’ı memnun etmek için gerçeği bükerek dalkavuklukta adeta birbiriyle yarışır.
Alegorik Karakterler: Kralın etrafındaki dalkavuk grupta yer alan şairler, tıp adamları ve mantıkçılar (İlanasam, Ziza, İdras vb.), kendi çıkarları için devlet kademelerini işgal ederken liyakati yok ederler.
Doğrunun Yanındaki Kâhin: Dalkavuklar düzeninden ve sarayın yozlaşmış havasından nefret eden Kâhin Şilka, hakikati savunması nedeniyle bu kirli çevrenin hedefi haline gelir.
Toplumsal Hiciv: Kitap, tek parti dönemindeki elit tabakayı, millî değerlerden uzaklaşan aydınları ve makam sevdalısı bürokratları Hatti tarihi maskesi altında ağır bir dille eleştirerek son bulur.
Alegorik ve Sembolik Anlatım: Atsız, siyasi baskılardan ve sansürden korunmak (veya mesajını daha çarpıcı kılmak) için karakter isimlerini gerçek şahsiyetlerin harflerini ters çevirerek oluşturmuştur.
Liyakat ve Dalkavukluk Eleştirisi: Eserin ana teması; bir devletin düşmanlardan ziyade, yöneticileri yanlış yönlendiren ve gerçeği gizleyen dalkavuklar yüzünden çökeceğidir.
Atsız’ın Siyasi Duruşu: Roman, Atsız’ın dönemin Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu ve cumhuriyet kadrolarıyla yaşadığı fikri çatışmaların edebi bir izdüşümüdür.