Toplumda prostat büyümesi genellikle doğrudan kanser gibi algılanmakta ve büyük bir korkuya neden olmaktadır. Ancak Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Meriç Şengöz, bu büyümenin yalnızca kanserden kaynaklanmadığını belirtti.
Uzmanlar, erkeklerde iyi huylu prostat büyümesi denilen durumun da sıklıkla söz konusu olabileceğini vurguluyor. Bu nedenle bu iki farklı durumu birbiriyle kesinlikle karıştırmamak gerekiyor.
Belli bir yaş grubundaki prostat büyümelerinin çok büyük bir kısmı iyi huylu, küçük bir kısmı ise kötü huylu yani kansere bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak büyümenin mutlaka ciddiye alınması ve takip edilmesi gerekir.
Çünkü kendi haline bırakılan iyi huylu büyümelerin, ilerleyen dönemlerde kötü huylu tümörlere dönüşme ihtimali bulunmaktadır. Bu yüzden iyi huylu büyüme ile kanseri net olarak ayırabilmek için erkeklerin düzenli hekim kontrolünden geçmesi hayati önem taşır.
Gelişmiş ülkelerde erkekler prostat kontrolü için düzenli olarak hekime giderken, ülkemizdeki erkekler maalesef bu durumdan utanıyor. Prostat kontrolünde utangaç ve çekingen davranmak ise ne yazık ki hastalıkların çok geç teşhis edilmesine neden oluyor.
Önemli Kıyaslama: Kadınlar meme kontrollerini düzenli yaptırarak sağlıklarına önemli bir yatırım yapıyorlar. Ancak erkeklerde prostat için hekime başvurma oranı çekingenlik nedeniyle çok düşüktür.
45 Yaş Sonrası: Erkeklerin 45 yaşından sonra hayatlarında en az bir kez rutin üroloji kontrolünden geçmesi gerekir.
60 Yaş Sonrası: 60 yaşını geçen erkeklerin ise her 6 aylık periyodlarla düzenli olarak prostat kontrolü yaptırması istenir.
Bu rutin kontrollerde öncelikle uzman hekim tarafından prostat muayenesi gerçekleştirilir. Ardından kanda PSA denilen özel bir antijen değerine bakılır. Eğer bu değer normal seviyeyi aşarsa, biyopsi gibi ileri incelemeler yapılarak tedavi planına geçilir.
Prostatta kötü huylu tümör oluştuğunda, bu tümör bir süre sonra etraftaki organlara baskı yaparak ilerlemeye başlar. Hücrelerin kana karışmasıyla da kemiklere veya diğer organlara yayılım gösterebilir.
İdrar yapma düzeninin bozulması ve idrarda tıkanıklık yaşanması
Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı nedeniyle günlük yaşam kalitesinin düşmesi
Büyük abdest düzeninin aniden bozulması
Kanamalı idrar çıkışı saptanması
Hastalıkta ileri yaş ve aile öyküsü en büyük risk faktörleridir. Eğer ailenin erkek üyelerinde prostat kanseri varsa, diğer erkeklerde bu hastalığın görülme olasılığı çok daha yükselmektedir.
Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanserinin tedavisinde günümüzde beş temel yönteme başvurulmaktadır. Erken teşhis edildiğinde bu tedavilerde %80-90’lara varan olağanüstü başarı oranları elde edilmektedir.
Prostat kanseri genellikle çok yavaş ilerleyen bir yapıya sahiptir. Tanı erken konulduğunda, eğer hastanın yaşı da hayli ileriyse sadece yakından izlemek çok önemli bir seçenek haline gelir.
Ürologlar tarafından açık ya da laparoskopik (kapalı) yöntemlerle gerçekleştirilen bir operasyondur. Bu cerrahi yöntemde prostat dokusu bir bütün olarak vücuttan çıkarılır.
Ameliyatsız yöntemler arasında standart tedavi olarak bilinmektedir. İleri teknoloji cihazlar kullanılarak uygulanan radyoterapi sayesinde, tümörün kontrol altında tutulma veya tamamen yok edilme oranı ciddi şekilde artar.
Cerrahiye benzeyen, radyoaktif bazı küçük tohumcukların özel bir iğne yardımıyla doğrudan prostatın içine yerleştirilmesi prensibine dayanır. Kısa sürede uygulanması ve tohumcukların içeride kalması nedeniyle hasta açısından son derece konforlu bir yöntemdir.
Bu yöntem genellikle tek başına kullanılmaz; cerrahiye veya radyoterapiye ek olarak tercih edilir. Tedavide temel amaç, kanserli hücreleri besleyen erkeklik hormonunu ilaçlar yardımıyla tamamen baskılamaktır.
Sağlıklı günler dileriz.
1
KAYD Yönetim Kurulu Başkanı Kaymaz Kanserle mücadelede en önemli artımız doğru tıbbi beslenme
2
Türk bilim insanının icadı dünyada ses getirdi… Meme kanserini erken teşhis edebilecek
3
Tiroid nodüllerinde kanser riskine dikkat!
4
Virüslerle Bulaşan Bir Hastalık: Serviks Kanseri
5
Kolon Kanseri Nedir? Nelere Dikkat Edilmeli?