Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet ve felç gibi ciddi kronik rahatsızlıkların ortaya çıkmasında başrol oynayan obezite, kanser açısından da en büyük risk faktörleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, obeziteye yatkın yaşam tarzının kanser hücrelerinin gelişimini doğrudan kolaylaştırdığı konusunda uyarıyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, fazla kiloların ve hareketsiz yaşamın kanser tetikleyici rolleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Obezitenin vücutta sadece estetik bir sorun değil, metabolik bir tehdit olduğunu belirten Özenoğlu, sürecin biyolojik mekanizmasını şu sözlerle özetledi:
“Obezite, yağ dokusunda anormal ve aşırı miktarda yağ birikmesidir. Yağ dokusu artışı nedeniyle oluşan hormonal ve metabolik değişiklikler sonucu kana bazı maddeler salgılanır. İltihabi sitokinler olarak bilinen bu maddeler, kanser oluşumunu ve anormal hücrelerin çoğalmasını kolaylaştırır.”
Araştırmalara göre, obezite ve fiziksel aktivite yetersizliği; meme, kolon ve yemek borusu kanserlerine yakalanma riskini %20 ila %25 oranında artırıyor.
Obezitenin cinsiyetlere göre risk oluşturduğu kanser türleri değişkenlik gösterebiliyor:
Erkeklerde: Kolon, rektum, mide, pankreas, böbrek, safra kesesi ve prostat kanseri riski artıyor.
Kadınlarda: Mide, safra kesesi, böbrek, rahim, kolon, meme ve yumurtalık kanserleri çok daha fazla görülüyor. Özellikle karaciğer ve rahim kanserinde obezitenin riski artırma oranı %20 ila %30 seviyelerine kadar çıkıyor.
Türkiye’de ve dünyada obezite sorununun çığ gibi büyüdüğünü ifade eden Yrd. Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, doğru beslenme ve kilo kontrolü ile kanserojen maddelere maruz kalma ihtimalinin ciddi oranda azaltılabileceğini vurguladı:
“Sağlıklı ve dengeli beslenmeyle kanser riski azaltılabilir, obezitenin de önüne geçilebilir. Yapılan araştırmalar, şişman bireylerin aynı yaş ve cinsteki zayıf bireylere oranla daha fazla kansere yakalanma riski taşıdığını göstermiştir. Alınan fazla enerjinin kaynağı ne olursa olsun hastalık riskini artırmaktadır.”
Şişmanlığa bağlı gelişen kanser vakalarının %65’ini kolorektal (kalın bağırsak) kanser, menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda meme kanseri ve rahim kanseri oluşturuyor.
İdeal ağırlığı korumak ve kansere karşı kalkan oluşturmak için uzmanların önerdiği temel beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri şunlardır:
Yağ Tüketimini Azaltın: Toplam yağ alımını kısıtlayın; yağlı etler, tam yağlı süt ürünleri ve kızartmaları diyetinizden minimuma indirin.
Lif ve Vitamin Desteği: Taze sebze ve meyve tüketimini günlük beslenmenizin merkezine koyun.
Harekete Geçin: Fiziksel aktiviteyi artırarak vücuttaki yağ oranını dengede tutun.
Zararlı Alışkanlıkları Bırakın: Kanser riskini katlayan sigara ve alkol tüketiminden tamamen uzak durun.
1
KAYD Yönetim Kurulu Başkanı Kaymaz Kanserle mücadelede en önemli artımız doğru tıbbi beslenme
2
Türk bilim insanının icadı dünyada ses getirdi… Meme kanserini erken teşhis edebilecek
3
Tiroid nodüllerinde kanser riskine dikkat!
4
Virüslerle Bulaşan Bir Hastalık: Serviks Kanseri
5
Kolon Kanseri Nedir? Nelere Dikkat Edilmeli?