Derin ven trombozu (DVT), genellikle bacaklardaki derin toplardamarların içinde kan pıhtısı oluşması durumudur. Bu durum, pıhtının yerinden koparak akciğer damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) riskini taşır. Bu nedenle DVT, zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken ciddi ve hayati bir sağlık sorunudur.
Derin ven trombozu vakalarının yaklaşık yarısında belirtiler net bir şekilde gözlenir. En yaygın semptomlar genellikle tek bacakta ortaya çıkar:
Bacakta Şişlik: İki bacak arasında belirgin çap farkı ve ödem.
Ağrı ve Sertlik: Yürürken baldırda şiddetli ağrı, dolgunluk ve sertlik hissi.
Cilt Değişiklikleri: Etkilenen bacakta renk değişimi ve belirgin ısı artışı.
Damar Dolgunluğu: Bacağın yüzeyel toplardamarlarında belirginleşme.
Acil Uyarı: Eğer pıhtı akciğerlere ulaşmışsa; göğüs ağrısı, köpüklü ve kanlı balgam, nefes darlığı, hızlı kalp atışı ve dudaklarda morarma görülür. Bu belirtiler acil tıbbi müdahale gerektirir.
Kanın pıhtılaşma eğiliminin artması veya damar içindeki kan akışının yavaşlaması DVT oluşumunu tetikler. En sık görülen risk faktörleri şunlardır:
Hamilelik ve Doğum: Gebelik dönemi ve özellikle doğum sonrası ilk haftalar.
Ortopedik Ameliyatlar: Kalça, diz ve bacak cerrahisi geçiren hastalar.
Hareketsizlik: Uzun süreli yatak istirahati ve uzun yolculuklar.
Hormonal Faktörler: Doğum kontrol hapı kullanımı.
Genel Sağlık Durumu: İleri yaş (30 yaş üstü), aşırı kilo, varis varlığı ve bazı kan hastalıkları.
Hastalığın tanısında fizik muayene ilk adımdır. Ancak kesin teşhis için günümüzde en güvenilir ve pratik yöntem Doppler Ultrason tetkikidir. Gerekli görülen özel durumlarda venografi yöntemine de başvurulabilir.
DVT tedavisinin temel amacı pıhtının büyümesini engellemek ve akciğerlere sıçramasını önlemektir. Atardamar pıhtılarının aksine, DVT’de cerrahi müdahale ilk seçenek değildir; tedavi ilaçla yürütülür.
Erken teşhis edilen vakalarda hasta hastaneye yatırılır. Damar yoluyla heparin içeren kan sulandırıcı ilaçlar verilir. Bu süreçte yatak istirahati sağlanır ve kan akışını kolaylaştırmak için bacaklar göğüs seviyesinden 15-20 cm yukarıda tutulur. İlk 72 saatte başlanan tedavilerde %70-80 oranında tam iyileşme elde edilir.
Hastane sürecinin ardından en az 6 ay boyunca ağızdan alınan kan sulandırıcı ilaçlar kullanılır. Bu dönemde hastanın bacak ölçüsüne uygun basınçlı varis çorabı kullanması şarttır.
Uzun süre hareketsiz oturmaktan kaçının, saat başı kısa yürüyüşler yapın.
Seyahatlerde veya masa başı çalışırken bacak egzersizleri yapın.
Risk grubundaysanız doktor kontrolünde varis çorabı kullanın.
Bol sıvı tüketin ve ideal kilonuzu koruyun.
1
Tansiyonu Yanlış Ölçmek Sağlığı Etkiliyor
2
AHEF: COVID 19’daki artışlara karşı temkinli olunmalı, yurt dışına seyahate gidenler dikkat etmeli
3
Yaşam Tarzı Değişikliği Kolorektal Kanser Riskini Azaltıyor
4
Kadınlar da Fibromiyalji Sorununa Dikkat!
5
Çocuklarda Hırçınlık Demir Eksikliği İşareti Olabilir