" />

Kalbine kulak ver…

Kalbine kulak ver…

ABONE OL
Eylül 15, 2025 13:31
Kalbine kulak ver…
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Yılda 260 bin insanımız, kalp hastalığından ötürü hayatını kaybediyor. Kalp hastalıklarında dünya şampiyonuyuz… Her 100 bin erişkin erkek nüfusta, koroner kalp hastalıklarından ölüm oranı, Kore ve Çin’de 50 iken, ülkemizde bu sayı 650 seviyesindedir… Kalp hastalıklarında; kalp krizi ölümlerin birinci nedenini oluşturmaktadır. 40 yaşın üstündeki her 10 ölümden 4”ünün sebebi kalp krizidir…

Toplum olarak bizi şok eden ani bir ölümle karşılaştığımızda örneğin maç seyrederken aniden düşüp ölen bir futbolcu, düğünde oynarken düşüp ölen bir insanı gördüğümüz zaman kalbimiz aklımıza geliyor…
Bunun dışında kalbimizi hırpalayan yaşantımıza devam ediyoruz. Sonra da “Neden yarı yolda bıraktı, tekledi, kriz geçirdi?” diye merak ediyoruz.

Kalp hastalıkları buzdağı gibi… Ancak; bizim halkımız “bana bir şey olmaz” mantığı ile hareket ediyor…

3 milyon kalp hastası

Ancak buzdağına çarptığı zaman iş işten geçiyor, ömrünün baharında ya ölüyor, ya da hasarlı bir kalple o doktor bu hastane dolaşıyor…

Her yıl 260 bin vatandaşımız kalpten ölüyor. Ülkemizde 3 milyon kalp hastası, 15 milyon yüksek tansiyonlu, 26 milyon sigara içen, 5 milyon şeker hastası, 12 milyon yüksek kolesterollü, 10 milyon şişman, 15 milyon metabolik sendromlu insan var…

Kalp hastalıkları piyangodan çıkmıyor, değiştiremediğimiz yaşam tarzımızın kaçınılmaz sonucudur. Ömür, zayıf organın ömrüdür. Kalbiniz 30 yaşında duracaksa ömrünüz o kadardır…
eter ki insanlar, arabalarına ve midelerine gösterdikleri özeni kalplerine göstersinler, çünkü kalbimiz bu ilgiyi çoktan hak ediyor. 100 bin kilometre uzunluğundaki damar ağına her gün 1 tanker kan pompalayarak, bir ömür boyu 5 dakika bile kaytarmadan çalışarak hak ediyor. Bu kadar verimli bu kadar çalışkan başka bir organ veya makine var mı?

En korkulanı ani ölüm

Koroner kalp hastalığı en çok 4 tablo ile kendini gösteriyor: Ani ölüm, akut koroner sendrom, kalp krizi ve eforla artan göğüs ağrısı.

Bunlar arasında kalp krizinin üzerinde özellikle durmak gerekiyor sanırım. Kalp damar hastalıklarının en korkulan sonucu kalp krizi ve ani ölümdür…

Kalbi besleyen koroner damarın aniden tıkanması sonucu kalp kası saatler içinde ölmeye başlar. Kalp krizi dediğimiz bu tablo, ölümlerin birinci nedenidir. 40 yaşın üstündeki her 10 ölümden 4`ünün sebebi kalp krizidir.

Bu belirtilere dikkat

Göğüste sıkışma, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme, yorgunluk kalp krizinin ilk belirtileridir. Ağrı, sol koldan başlayıp serçe parmağına doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrıdır…
Nefesiniz daralır. Alnınızda soğuk terler birikir. Kalp krizlerinin dörtte biri ise hiçbir belirti göstermeden meydana gelir…

İşte bu durumda, saniyelerin hayati önemi vardır. Hemen aspirin alıp çiğneyin. Bebe aspirini varsa ondan dört tane alın. Ama suyla yutmayın, hemen çiğneyin. Aspirin kanı sulandırır ve kan dolaşımınızı kolaylaştırır…

Kalp krizinde tek bir kurtuluş yolu vardır. O da, donanımlı bir hastanedir. Yeteri kadar kısa sürede müdahale edilirse kalp damarınız açılarak kalp dokusunun zarar görmesi önlenebilir. Bu yüzden ilk iki saat çok önemlidir…

Burada yapılacak ilk iş , kalp krizi geçiren hastayı oyalamadan mümkünse kalp damarının balon stent yöntemiyle açılabildiği bir merkeze ya da en yakın bir hastaneye ulaştırmaktır. Çünkü dakikalar önemlidir. Örneğin, 90 dakikadan sonra damarı balon stent yöntemiyle açılanların ölüm oranı 60 dakikadan önce açılanlara göre 6 misli fazladır…

Hastanın damarını açmak için ya pıhtı eriten ilaçlar kullanılır veya balon üstüne yüklenmiş stent adı verilen çelik kafesle tıkalı kalp damarı açılır…

Eskiden yani 1990 öncesinde, hastalara günlerce yatması önerilir, tıkanan damar bölgesinin ölümü seyredilirdi. Bugün bile pıhtı eritici ilaç bulunmayan yörelerimizde aynı tedavi yapılmaktadır…
Şimdi ise balon ve stentle damarın çabucak açılması sayesinde kalb dokusu fazla zarar görmeden kurtarılmaktadır. Kalp kası harabiyeti klasik yöntemde daha fazla olduğu için hastaların hastanede kalma süreleri uzar, kalp krizinden sonraki yaşam kalitesi düşer, beklenmedik sorunlar ortaya çıkar. Bu yüzden erken müracaat ve hızlı girişim hayat kurtarıcı ve hayatı uzatıcıdır…

Risk grubundakiler incelenmeli

Kalpten ölümler şakaya gelmez, genç yaşlı tanımaz. Kalp hastalığı bir buzdağı gibidir. Buzdağının görünen kısmı, aniden ölen ve toplumu derinden sarsan genç insanlardır…

Dolayısıyla, ailesinde erken ölüm görülen kişilerle birlikte, yüksek tansiyonu, yüksek kolesterolü olan, sigara içen, şeker hastası ve şişman kişiler koroner kalp hastalığı yönünden mutlaka incelenmelidir…
Kişi sağlam dahi olsa, kardiyolojik kontrolden geçmesi gerekir. Böyle bir kontrol sonucunda önlemler zamanında alınır ve birçok hayat kurtulabilir.

Kalp krizinin önüne geçilebilir

Bilimsel çalışmalar belirli koşulların ve yaşam biçiminin kalp krizi tehlikesini arttırdığını, bu koşullar değiştirilirse kalp krizlerinin de azaltılıp önlenebileceğini ortaya koymaktadır…

Belirli sağlık önlemlerine dikkat edilir ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlık haline getirilirse özellikle çocuklara erken yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme ve yaşama alışkanlıkları kazandırılırsa kalp ve damar hastalıklarını önlemek ve azaltmak mümkün olur.

Sigara içmeyenlerde kalp krizine rastlanması olasılığı sigara içenlere oranla önemli ölçüde azdır. Sigara içmiş olup bırakanlarda da kalp krizi ihtimali gittikçe azalarak zamanla hiç sigara içmemiş olanların durumuna yaklaşır.

Yüksek tansiyona ve şekere dikkat

Yüksek tansiyon fark edilmez ve gereği gibi tedavi edilmezse kalp krizi, felç ve böbrek yetersizliği (üremi) gibi öldürücü hastalıkların gelişmesi tehlikesi çok yüksektir…

Sodyumu ve sodyumlu katkı maddelerini içeren hazır gıdaları azaltmak gerekir. Kilo fazlası varsa düşürülmelidir. Hastalık üreten yaşam tarzımızı değiştirmeliyiz…

Birçok kimsede sadece bu önlemlerle tansiyon önemli ölçüde düşürülebilir. Fakat pek çok hastada ayrıca ilaç tedavisi gerekir. Sağlıklı yaşam tarzı ile kullanacağımız ilaç sayısı ve dozu giderek azalır.
Diyabet de denilen şeker hastalığı, daha çok kilo fazlası bulunan orta yaşlılarda görülür. Sağlıklı beslenme, sigaradan kaçınmak, varsa yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi risk etkenlerinin kontrol ve tedavisi, gelebilecek kalp ve damar bozukluklarını büyük ölçüde önleyebilir.

Bilimsel gözlemler, sakin ve hareketsiz bir günlük yaşam sürdürenlerde kalp krizlerinin yürüme, koşma, bisiklete binme ve yüzme gibi beden faaliyetlerini düzenli bir şekilde yapanlara oranla daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Kendimize uygun bir egzersiz programını düzenli olarak uygulamalıyız…

Kan testlerini ihmal etmeyin

Özellikle bazı kan değerlerini bilmeliyiz. Toplam kolesterol değeri, ülkemizde kalp krizi geçiren hastaların yarısında 170-200 mg. arasında olduğuna göre bu değerlerin altında olmalıdır…
HDL (iyi kolesterol) değerleri 40 mg. altında risk vardır. Kilo verme, egzersiz, sigarayı bırakma, diyet gibi yaşam tarzı değişiklikleri HDLyi artırır…

LDL dediğimiz kötü kolesterol ise hastanın risk grubuna göre belirlenir. Hasta yüksek risk grubunda ise, örneğin bilinen bir koroner damar hastalığı varsa, LDL 70 mg. altına çekilmelidir…
Homosistein, hs-CRP, Lp (a) gibi testler ise fazlaca bilinmeyen yeni risk faktörleridir… Yüksek ve orta risk grubuna giren hastaların bu testleri yaptırması gerekir. Cilt kırışıklıklarına gösterilen özeni asıl risk faktörlerine göstermek gerekir. Çünkü kimse cilt kırışıklığından ölmez.
Homosistein, B vitamini ve Folik asit eksikliği ile ilişkilidir. Kolesterol yüksekliği kadar önemli olup tedavisi çok kolaydır. Düzenli olarak folik asit almak yeterlidir…

Hs-CRP, kalp krizi ve akut koroner sendromu dediğimiz durumları önceden tahmin eden bir testtir. Kolesterol ilaçları, bu tehlikeyi azaltırken bu testi de normalleştirir. Lp (a) için 30 mg. üzeri değerler koroner artmış risk anlamına gelir. Niacin ve statin grubu ilaçlarla tedavi edilir…
Yakın akrabalarınız içinde genç veya orta yaşlılıkta kalp hastalığından kaybedilmiş olanlar varsa, kalp hastalığına yakalanma olasılığı yüksektir. Bu durumda yaşam tarzınız belirleyici olabilir. Belirli aralarla yaptıracağınız sağlık kontrolleri ile kalp hastalığı riskini azaltacak önlemler belirlenir.

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.