Sekiz milyar insanın bulunduğu dünyada, geçmişten günümüze kadar pek çok canlı türü var oldu. Bitkilerden tutun da bakterilere kadar belki sayısız canlı türü ile aynı gezegende yaşamımızı sürdürdük ve sürdürmeye de devam ediyoruz.
Kutuplardan basık ve ekvatordan şişkin gezegenimizde kimlerle beraber yaşadığımızı merak etmek en doğal hakkımız. Bu içeriğimizde şimdiye kadar kaç hayvan türünün var olduğunu ele alacağız.
4,6 milyar yıl önce Güneş’in etrafı toz ve kayalarla çevriliydi. Bu büyük toz ve kaya parçaları, birbirleriyle çarpışmaya başlayarak birleşiyor ve daha da büyüyordu. Ardından büyük bir lav topunu andıran bir şekle büründü.
Sonraki süreçte, bu lav topunu andıran şekle meteorlar çarpıyor ve beraberinde bir miktar su getiriyorlardı. Volkanik dağlar, oksijenin oluşumu, Rodinya kıtası ve Ozon tabakasının oluşumu derken tam 375 milyon yıl önce yeryüzünde yaşam başlıyor. Dünya’nın oluşumunu daha ayrıntılı bir şekilde anlattığımız içeriğimiz hemen şurada:
İlk başta yosunlu bitkilerin oluşmasıyla birlikte su hayatından kara hayatına geçen omurgalı canlılar kendilerini gösterdi.
Canlıların var oluşunu daha iyi inceleyebilmek ve net veriler elde edebilmek için önce DNA’yı ele almamız gerekiyor. James Watson ve Francis Crick isimli iki bilim insanı, DNA’nın yapısını keşfettikten sonra insanlarda kabaca 3 milyar baz çiftinden oluşan 1 DNA molekülünün olduğunu öğreniyoruz. İnsanlarda bulunan DNA’da yaklaşık olarak 3 milyar harflik bilgi kodlanmış durumda ve bunlardan sadece belirli bir miktarın tam olarak çalıştığı biliniyor.
Bu DNA keşfinden sonra hayvan türlerini ele almak, nispeten daha kolay bir hâl alıyor. Son birkaç yılda yeni balina, maymun ve geyik türleri gibi yeni türler literatüre geçmeye devam etse de yeni hayvan türlerinin keşfedilmesi ve bunlara isim verilmesi hâlen devam ediyor.
Oluşan bu organizmalar çok basit hücrelerdi. Çok hücreli yaşamın ortaya çıkması için aradan 1,4 milyar yıl geçti ve yaklaşık olarak 800 milyon yıl önce hayvanlar evrimleşmeye başladı. Bu ilk hayvanların çok az bir kısmı korunabildi.
Çünkü yumuşak gövdeli türlerin korunması pek de mümkün değildi, bu türlerin fosilleşmesi için özel koşullar gerekiyor. Tıpkı bitkilerin toprağın altında bekleyerek petrol hâline gelmesi gibi.
Gezegenimiz yaklaşık 8 milyar insan barındırıyor. Bu 8 milyar insan yaklaşık 130 milyon memeli, 428 milyar kuş, 3,5 trilyon balık ve 10 kentilyon böcek ile aynı doğayı paylaşıyor.
Şimdi canlı türlerinin istikrarlı bir şekilde çoğaldığını varsayalım ve hâlihazırda mevcut hayvan türü sayısının üzerinden bir hesap yapalım.
Örneğin şu an Dünya’da 3,85 milyon böcek türü varsa; bu, geçmişte 385 milyon böcek türüne denk gelir. Bu da 3,85 x 10^27 böcek demektir. İşin içine diğer omurgasızlar, omurgalılar ve eklembacaklıları da dahil ettiğimizde yaklaşık olarak 4,5 x 10^27 hayvanın bulunduğu söylenebilir.