Karadeniz insanının pratik zekasını ve kendine has mantığını simgeleyen Temel, yine fıkra gibi bir olayla karşımızda.
Temel bir gün Karayolları Müdürlüğünde şerit boyama elemanı olarak işe başlar. Elinde fırça ve boya kutusuyla yola koyulan Temel, ilk gün büyük bir gayretle çalışır. Ancak günler ilerledikçe boyadığı mesafe giderek düşmeye başlar.
Beşinci günün sonunda amiri Dursun, hesap defterini eline alıp Temel’in yanına gelir ve sitemle sorar:
— “Yahu Temel, 5 gündür çalışıyorsun. Birinci gün 700, ikinci gün 500, üçüncü gün 400, dördüncü gün 200, bugün ise topu topu 100 metre boyamışsın. Her geçen gün tembelleşiyor musun sen?”
Temel hiç istifini bozmadan, kendi mantığınca son derece haklı olan o tarihi açıklamayı yapar:
— “Hiç olur mu Dursun amirim! Aksine her gün daha çok koşup çalışıyorum ama ne yapayım, her metrede boya kutusundan biraz daha uzaklaşıyorum!”
Temel, boya kutusunu yanında taşımak yerine sabit bırakıp her seferinde geri yürümeyi tercih ederek, Karadeniz fıkralarına yakışır o benzersiz mantık yürütme tarzını bir kez daha sergiliyor.