Peygamberleri alaya almak, insanlık tarihi boyunca hakikate karşı duran inkârcı zihniyetin en belirgin tutumlarından biridir. Kur’an-ı Kerim, peygamberlerin karşılaştığı bu ortak tepkiyi ve alay edenlerin kaçınılmaz sonunu çeşiti surelerde açıkça gözler önüne sermektedir.
Tarih Boyunca İnkârcıların Değişmeyen Tutumu
Toplu Sünnet: Hicr, Yâsîn ve Zuhruf surelerinde ifade edildiği üzere, kendilerine elçi gönderilen neredeyse her toplum ilk tepki olarak peygamberleri alaya alma yolunu seçmiştir.
Hafife Alma ve Eğlence Konusu Yapma: Tevbe Suresi 65. ayette belirtildiği gibi, inkârcılar Allah’ın ayetlerini ve peygamberlerini eğlence konusu yapıp ardından “Biz sadece lafa dalmış, aramızda eğleniyorduk” diyerek suçlarını hafifletmeye çalışmışlardır.
Kibir ve İdrak Yoksunluğu: Elçilerin getirdiği ilahî mesajı akıl ve mantıkla çürütemeyen kavimler, kibirleri sebebiyle alay ve hakarete başvurmuşlardır.
Alay Edenlerin İbretlik Akıbeti
En’âm, Ra’d ve Enbiyâ surelerinde vurgulandığı üzere, Allah teala inkârcılara hemen ceza vermeyip belirli bir süre mühlet tanımıştır. Ancak bu sürenin sonunda alay ettikleri hakikatler kendilerini her taraftan kuşatmış ve onları helak etmiştir. Kur’an-ı Kerim, geçmiş toplumların bu acı tecrübelerini hatırlatarak insanları ilahî ceza gelmeden önce uyarır.