İslam dini, insanın bolluk ve darlık zamanlarındaki ruhi durumunu detaylıca açıklar. Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayetler; insanoğlunun sıkıntı anında Allah’a yönelip ferahlığa kavuşunca nankörlük etme eğilimini gözler önüne serer. Yûnus, Hûd, Nahl, İsrâ ve Hac sureleri bu zikzaklı insan karakterini net biçimde uyarır.
Darlık ve Sıkıntı Anındaki İhlaslı Yöneliş
İnsan zor durumla karşılaştığında çaresizliğini anlar ve samimiyetle Allah’a sığınır:
Sıkıntıda Gece Gündüz Dua: Yûnus Suresi 12 ve Nahl Suresi 53. ayetlerde, insana bir zarar dokunduğunda yatarak, oturarak veya ayakta sürekli dua ettiği bildirilir.
Denizdeki Fırtına İmtihanı: Yûnus Suresi 22 ve İsrâ Suresi 67. ayetlerde, dalgalarla sarılan insanların dini yalnız Allah’a has kılarak yalvardıkları anlatılır. Sahte ilahların hepsi o an yok olur.
Bolluk ve Rahatlık Gelince Unutma ve Nankörlük
Zorluk geçip nimet gelince insanın olumsuz özellikleri hemen ortaya çıkar:
Unutkanlık ve Taşkınlık: Yûnus Suresi 12 ve 23. ayetlerde, sıkıntı kalkınca insanın hiç dua etmemiş gibi davrandığı ve yeryüzünde taşkınlık yaptığı açıklanır.
Şımarıklık ve Nankörlük: Hûd Suresi 10 ve İsrâ Suresi 83. ayetlerde, nimet verilen insanın böbürlendiği ve Allah’tan yüz çevirdiği vurgulanır.
Nimet Sonrası Şirk: Nahl Suresi 54. ayette, zorluk bittiğinde bazı insanların hemen Rablerine ortak koştuğu söylenir.
Samimi Müminlerin Örnek Tutumu
Darlıkta ve bollukta çizgisini bozmayan kullar müjdelenmiştir:
Sabır ve Salih Amel: Hûd Suresi 11. ayette, sabredip güzel işler yapan kimselerin bu olumsuz karakterden uzak olduğu belirtilir. Onlar için büyük bir mükafat vardır.
Kıyıdan Kenardan İbadet Uyarısı: Hac Suresi 11. ayette, sadece menfaat anında kulluk edip sıkıntıda küfre dönenlerin dünyayı da ahireti de kaybedeceği hatırlatılır.
Nimet anında şükretmek ve sıkıntı anında sabretmek, olgun bir müminin temel vasfıdır.