İslam dininde gece vaktinin ve bu vakitte yapılan ibadetlerin yeri çok müstesnadır. Müminlerin manevi derecelerini yükselten en önemli amellerden biri de teheccüd vakti uyanmaktır. Peki, gece kalkıp ibadet yapmak ve gece uykusu hakkında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) neler buyurmuştur?
İşte hayatımıza rehberlik edecek hadis-i şerifler ve Hz. İbrahim’in (a.s.) kıssasından alınacak büyük dersler.
Peygamber Efendimiz (Aleyhissalâtü vesselâm), ümmetini gece ibadetine teşvik ederek bu vakitlerin bereketini şöyle müjdelemiştir:
“Geceleri, bir davar sağacak kadar dahi olsa, kalkıp ibadet ediniz.”
“Geceleri namaz kılanların yüzleri, gündüzleri güzel olur.”
“Gece yarısında, iki rekat namaz kılmak, dünyadan ve dünya içinde olanlardan hayırlıdır.”
Gönül Sultanlarının Dilinden: “Sevenlere, bütün uykular haramdır.”
Efendimiz (s.a.v.), uykudan uyanırken ve günlük hayatta dikkat etmemiz gereken manevi ve maddi temizlik kurallarını ise şu hadisleriyle bildirmiştir:
“Sizden biriniz esnerken, eliyle ağzını tutsun, zira şeytan ağzından girer.”
“Sizden biriniz uykudan uyanınca, burnunun deliklerine ta genzine kadar su çeksin ve oraya yerleşen şeytanı çıkarsın.”
Gece ibadetini ve dosta (Allah’a) münacatı terk etmenin manevi ağırlığını anlatan çok ibretlik bir kıssa rivayet edilir:
Hz. İbrahim (a.s.) peygamberi bir gece uyku bastırır. Biraz gözünü dinlendirirken içi geçer ve rüyasında Cenab-ı Hakk’ın kendisine, “Ya İbrahim! Oğlunu boğazla (kurban et)” buyurduğunu görür.
İbrahim (a.s.) derhal titreyerek ve inleyerek uyanır. Oğlu Hz. İsmail (a.s.) babasının bu derin iniltisini duyarak sorar: — “Baba, ne acı inliyorsun, seni hiç böyle görmemiştim. Ne oldu, neyin var?” — “Ey oğul, bir rüya gördüm. Bu gece uyku bastırdı, bir lahza başımı yere koyayım dedim, uyumuşum. Rüyamda Hak Teala hazretlerini gördüm, bana oğlunu kurban et buyurdu. İşte bunun için canıma ateş düştü, titriyorum. Amma Allah Teala’nın emrinin yerine gelmesi gerektir.”
Hz. İsmail (a.s.) babasına çok manidar bir cevap verir: — “Babacığım, sana bu ceza niçin verildi bilir misin? Çünkü bu gece uyudun ve Dosta münacatı (gece ibadetini) terk ettin. Bu musibet sana bunun için buyruldu. Ey benim babacığım! Hakk’ı seven kişiler uyurlar mı? Eğer uyumasaydın böyle rüya görmezdin. Fakat olan oldu. Şimdi beni kurban et ki suçun affolsun.”
Bu büyük teslimiyet ve imtihan kıssası Kur’an-ı Kerim’de Saffat Suresi’nde açıkça zikredilmiştir. Hak Teala şöyle buyurur:
“Vakta ki, oğlu beraberinde çalışabilecek çağa erdi. İbrahim: ‘Yavrum,’ dedi. ‘Rüyamda seni boğazlıyor gördüm. Bir bak, düşün ne dersin, bu hususta reyin nedir?’ Oğlu: ‘Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. Beni inşallah sabredicilerden bulacaksın,’ dedi.” (Saffat Suresi, 102. Ayet)