Günümüzde sigara, yüksek stres, şeker hastalığı, obezite ve hipertansiyon kullanımı özellikle erkeklerde erken yaşta damar tıkanıklığına yol açmaktadır. Bu durum genç yaşta kalp krizi geçirme riskini ciddi oranda artırır.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Gök, gelişmiş ülke vatandaşlarına kıyasla ülkemizde yaşam süresinin daha kısa olduğuna dikkat çekmektedir. Türkiye’de kalp ve damar hastalıkları, Batı toplumlarına göre 15 yıl daha erken ortaya çıkmaktadır.
Batı toplumlarında kalp ve damar rahatsızlıkları genellikle 50 ile 60 yaş arasında belirginleşir. Ülkemizde ise bu yaş sınırı 30 ile 40 yaşları arasına kadar düşmüştür.
Prof. Dr. Hasan Gök, damar tıkanıklığının tek bir günde oluşmadığını belirtmektedir:
“Kalp rahatsızlıkları akşamdan sabaha gelişen bir durum değildir. Temeli çocukluk ve gençlik yıllarında atılır. Yaşam tarzımız bu süreci doğrudan belirler. Özellikle gençlik yıllarında aşırı tüketilen hazır (fast-food) gıdalar damar sağlığı için büyük risk oluşturur.”
Kalp krizini tetikleyen ve damarların yapısını bozan başlıca faktörler şunlardır:
Türkiye’de şeker hastalığı görülme oranı %7 civarındadır. Ancak birçok kişi hasta olduğunun farkında değildir. Buna %5-6 oranındaki gizli diyabet de eklendiğinde, her 100 kişiden 13’ü yüksek risk altındadır.
Kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen en büyük etkenlerden biri obezitedir. Ülkemizde kadınların %40’ı, erkeklerin ise %32’si obezite sorunu ile mücadele etmektedir.
Sigara damar duvarlarını doğrudan zedeler. Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık %60’ı sigara içmektedir. Ülkemizdeki doktorlar arasında bile sigara kullanım oranı %35 seviyelerindedir.
Aşırı tuz tüketimine bağlı olarak gelişen yüksek tansiyon, damar içi basıncı artırarak damarları sürekli zorlar.
Özellikle 35 yaş civarındaki genç bireylerde aşırı sigara ve stres birleştiğinde damar tıkanıklığı kaçınılmaz hale gelmektedir.
Kadınlar menopoz dönemine kadar hormonların koruyucu etkisi sayesinde ciddi kalp sorunları ile daha az karşılaşırlar. Ancak 50 yaşın altındaki erkeklerde kalp ve damar hastalığına yakalanma riski kadınlara oranla 8 kat daha fazladır.
Bu yüksek orandaki en büyük etken erkeklerin iş ortamında yoğun strese maruz kalmalarıdır. Günlük olaylara ve iş yaşamına daha esnek yaklaşmak, stresi kontrol altına almak hayati önem taşır.
Kalp sağlığını korumak ve ortalama yaşam süresini uzatmak için yaşam tarzında bazı temel değişiklikler yapılmalıdır:
Beslenme Şeklinizi Değiştirin: Hazır gıdaları ve fast-food tüketimini keserek taze besinlere yönelin.
Tuz ve Şekeri Azaltın: Tansiyonu ve kan şekerini dengede tutun.
Sigarayı Bırakın: Damar yapısını doğrudan boğan sigaradan tamamen uzak durun.
Düzenli Egzersiz Yapın: Yöneticilerin ve belediyelerin sağladığı yürüyüş alanlarını değerlendirerek her gün düzenli spor yapın.
Stres Yönetimi Sağlayın: Günlük yaşamın getirdiği gerginliği azaltacak hobiler ve aktiviteler edinin.