Toplumumuzda uzun yıllardır kök salmış olan “şişman bebek sağlıklı bebektir” anlayışı artık tamamen çürütülmüştür. Uzmanlar, aileleri bu konuda çok daha bilinçli ve duyarlı olmaları yönünde önemle uyarmaktadır. Çünkü çocukluk döneminde başlayan aşırı kilo, gelecekte geri dönülmez sağlık sorunlarına yol açmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir halk sağlığı sorunu olarak ilan edilen şişmanlık, son 20 yılda hem erişkinlerde hem de çocuklarda çarpıcı bir şekilde artmaktadır. Ülkemizde de çocuklarda obezite oranları hiç de azımsanmayacak boyutlara ulaşmıştır.
Çocuklarda aşırı kilo gelişimini tetikleyen pek çok farklı faktör bulunmaktadır. Bu unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:
Genetik Faktörler: Aileden gelen kalıtımsal yatkınlık kilo alımını kolaylaştırır.
Hatalı Beslenme: Hazır, işlenmiş ve yüksek kalorili gıdaların aşırı tüketimidir.
Hareketsiz Yaşam: Ekran karşısında geçirilen uzun süreler ve fiziksel aktivite eksikliğidir.
Psikolojik Etkenler: Aileleri tarafından aşırı korunan ya da ilgisiz bırakılan çocukların şişmanlığa daha eğilimli olduğu görülmektedir.
Şişman çocuklar sosyal ortamlarda ve okulda maalesef eğlence konusu olabilmektedir. Arkadaşları tarafından oyunlara seçilmedikleri için yalnızlığa itilmektedirler. Ayrıca çocukluk çağında şişmanlık sorunu olanların, ileriki yaşlarda kalp, tansiyon ve diyabet hastalıklarına yakalanma riski kanıtlanmıştır.
Çocukların besin seçimi ve tat zevki önemsenerek şu temel kurallara dikkat edilmelidir:
Ebeveynlere Önemli Not:
Çocuklarda obezite sorununu önlemek ve sağlıklı nesiller yetiştirmek için düzenli yaş-kilo kontrolü yaptırılmalıdır. Gerekli durumlarda ise vakit kaybetmeden bir çocuk doktoru ve uzman diyetisyen kontrolüne başvurulmalıdır. Sonuç olarak erken önlem almak, çocuğunuzun gelecekteki yaşam kalitesini doğrudan belirler.
Kaynak: Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü, Uz. Dr. Özge Demirel Leman Bilgilendirme Raporu.