Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği bir konuşmada Türkiye’yi, stratejik rakipler olarak görülen Rusya ve Çin ile aynı parantezde zikretmesi, Ankara-Brüksel hattında soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu.
Türkiye’nin sert tepkisi üzerine Avrupa Birliği (AB) kanadından “yanlış anlaşılma” açıklaması gelse de, bu olay ikili ilişkilerdeki güven bunalımını bir kez daha gözler önüne serdi.
Tartışma, Von der Leyen’in küresel tehditler ve demokrasi savunuculuğu üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye’yi otokratik eğilimler veya dış politika hamleleri bağlamında Rusya ve Çin ile benzer bir düzlemde anmasıyla başladı.
Ankara’nın Tepkisi:
Türk diplomatik kaynakları, bu benzetmeyi “kabul edilemez” ve “gerçeklikten kopuk” olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamalarda şu noktalar öne çıktı:
Türkiye’nin bir NATO müttefiki ve AB için vazgeçilmez bir stratejik ortak olduğu vurgulandı.
Rusya ve Çin gibi “hasım” veya “sistemik rakip” olarak tanımlanan aktörlerle Türkiye’nin aynı kefeye konulmasının, müttefiklik ruhuna aykırı olduğu belirtildi.
Yükselen tansiyonun ardından AB Komisyonu sözcülerinden düzeltme mahiyetinde açıklamalar gecikmedi. Brüksel, ifadelerin Türkiye’yi hedef almadığını, aksine genel bir jeopolitik tabloyu tasvir ettiğini savundu.
“Başkan’ın sözleri belirli bir ülkeyi doğrudan düşman ilan etmek değil, değişen dünya düzenindeki zorluklara dikkat çekmek amacı taşıyordu. Türkiye ile olan ortaklığımız ve adaylık statüsü bakidir.”
Ancak bu açıklama, Ankara kanadında “diplomatik bir manevra” olarak görülerek tam anlamıyla karşılık bulmadı.
Uzmanlar, bu retorik krizinin aslında daha derin sorunların bir yansıması olduğunu düşünüyor. Taraflar arasındaki temel gerginlik noktaları güncelliğini koruyor:
| Konu Başlığı | Mevcut Durum |
| Gümrük Birliği | Güncelleme çalışmaları siyasi engellere takılmış durumda. |
| Vize Serbestisi | Kriterler ve terörle mücadele yasası konusundaki görüş ayrılıkları sürüyor. |
| Jeopolitik Rol | Türkiye’nin Ukrayna ve Orta Doğu’daki “denge politikası” Brüksel’de bazen kuşkuyla karşılanıyor. |
Bu son gerilim, AB-Türkiye ilişkilerinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Von der Leyen’in ifadeleri her ne kadar “bağlam” vurgusuyla yumuşatılmaya çalışılsa da, Ankara’nın bu tür söylemsel kaymalara karşı toleransının azaldığı görülüyor.
Önümüzdeki dönemde Brüksel’in bu “iletişim kazasını” telafi etmek için somut bir adım atıp atmayacağı merak konusu.
1
Kozan’ın Değerli İş İnsanlarından Eyüp Göçer’i Kaybettik
2
Başkan Tanburoğlu: “Cumhuriyet Halk Partisi korkmaz, sinmez, geri çekilmez!”
3
CHP de değişimin ayak sesleri
4
Adana sel oldu, Zeydan Karalar’a sahip çıkmak için Uğur Mumcu Meydanı’na aktı
5
Zeydan Karalar için Silivriye’de noktalanacak Özgürlük Yürüyüşü başladı…