Sevinmek lazımken niçin ağlarsın?
Ebu Bekri Sıddık ârif ve gayet akıllı bir sultan idi. Resulullaha çok fazla muhabbeti olduğundan daima ahvali şeriflerine dikkatli idi. Buyurdu ki: (Her kemalin zevali vardır. Bu âyet-i kerimede size dinin kemali göründü. Ve lakin bana Resulullahın zevali [ayrılışı vefatı] göründü. Bir yapıcı bir padişah için saray yapıp dört duvarını tamam eylese ve üstünü örtse kapılarını assa o yapıcıya destur verirler. Resulullah yapıcı idi. Din sarayını yapmaya gelmiş idi.
O saray din sarayıdır ki beştir. Birinci duvarı namazdır. İkinci duvarı zekattır. Üçüncü duvarı oruçtur. Dördüncü duvarı hacdır. Kapısı gusüldür. Aslı imandır. Tavanı ihlasdır. Aşağı eşiği tevazudur. Üst eşiği yavaşlıktır. Sağ kanadı tevekküldür. Sol kanadı temelluktur. Kilidi küfürdür. Anahtarı şehadettir. Derecesi rifattır. İçi saadettir. Dışarısı şekavettir. Her kim ki şehadet anahtarı ile İslam sarayı kapısından küfür kilidini kırarak içeri girdi ise saadet onundur. Her kim Allahü teâlâ korusun küfür kilidini bu saray kapısına vurup dışarıda kaldı ise şekavet onundur.
Resul-i ekrem ne zaman ki bu İslam sarayını yapıp kemaline yetiştirdi bu âyet-i kerime nazil oldu. Dolayısıyla Resulullahın aramızdan ayrılık vakti geldi diye ağladım.) Resulullah veda haccı yapıp Medine’ye geldikten üç gün sonra vefat etti.