ADNAN DENİZ
EĞİTİMCİ/YAZAR
Liselerimizde en göze çarpan hususlardan biri, öğrencilerimizin ortaokullarda sistem gereği başarılı olsalar da olmasalar da sınıflarını geçebilmeleridir. Ayrıca ortaokullarda devamsızlıktan sınıfta kalma uygulamasının bulunmaması da önemli bir etkendir. Bu nedenle liseye gelen öğrencilerin büyük bir bölümü, beklenen hazır bulunuşluk düzeyinin altında olmaktadır.
İnsan doğası gereği, yeterli denetim ve takip olmadığında verilen görev ve ödevler çoğu zaman ihmal edilmektedir. Bu nedenle eğitimde disiplin ve kurallar vazgeçilmezdir. Liseye başlayan öğrenciler, devamsızlık ve ders başarısına bağlı sınıf geçme kurallarıyla karşılaştıklarında bu sisteme uyum sağlamakta zorlanmakta; gerekli toparlanmayı yapamadıkları için sınıfta kalarak zaman kaybı yaşamaktadırlar.
Okulda öğretmenlerin öğrencilere karşı tavır ve tutumları da eğitim seviyesinin yükselmesinde önemli bir yere sahiptir. Öğretmen ile öğrenci arasında sevgi, saygı ve güvene dayalı bir ilişki kurulmalı; ancak bu ilişki, öğretmen-öğrenci sınırlarını koruyacak bir mesafeyi de içermelidir. Öğrencilerin okul kurallarına uymaları sağlanmalı, bu konuda velilerle güçlü bir iş birliği kurulmalıdır.
Öğretmenler, öğrencilerin derslere hazırlıklı gelmelerini sağlayacak ödev ve etkinlikler planlamalı; kendileri de derslere planlı ve hazırlıklı girmeye özen göstermelidir. Bunun yanında, öğrencilerin gelişimleri ve karşılaştıkları sorunlar konusunda veliler, okul rehberlik servisi ve rehber öğretmenlerle sürekli iletişim hâlinde olunmalıdır.
Öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimlerinde sosyal etkinlikler ile okul faaliyetleri önemli rol oynamaktadır. Bu etkinlikler, öğrencilerin okula aidiyet duygusunu güçlendirdiği gibi öğrenmeye karşı motivasyonlarını da artırmaktadır.
Öğretmenlerin yapması gereken en önemli hususlardan biri de dersin konusuna, öğrencilerin seviyesine ve bireysel farklılıklarına uygun öğretim yöntem ve tekniklerini seçmeleridir. Günümüz öğrenci profili ve değişen davranış özellikleri dikkate alınmalı; buna uygun eğitim stratejileri geliştirilmelidir. Öğretmenler, adeta bir tiyatro sanatçısı gibi sınıfın atmosferini doğru okuyabilmeli, öğrencilerin ilgisini canlı tutacak yöntemlerle derslerini etkili biçimde işleyebilmelidir.
Öğrenci motivasyonunu etkileyen önemli unsurlardan biri de mezun öğrencilerin toplumdaki konumlarıdır. Bu nedenle öğrencilerimize, okullarından mezun olarak başarılı meslek hayatına ulaşmış kişilerin tanıtılması, farklı meslekler hakkında bilgilendirme yapılması ve rol model örneklerinin sunulması büyük önem taşımaktadır.
Başarısızlığın altında yatan temel nedenlerden biri de öğrencilerin kendilerine ulaşılabilir hedefler belirleyememeleridir. Hedef belirleyen öğrencilerin bu hedeflere ulaşmaları için gerekli planlamayı yapmaları ve düzenli çalışmaları kolaylaşmaktadır. Ayrıca öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerileri dikkate alınmadan yapılan yönlendirmeler; onların istemedikleri alanlarda, bölümlerde veya okul türlerinde eğitim görmelerine neden olmakta, bu durum da başarılarını ve motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir.
Okul, hayatın küçük bir modelidir. Bu nedenle okulda yürütülen eğitim-öğretim faaliyetlerinde yönetici, öğretmen, öğrenci ve velinin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi; iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışı içinde çalışması, lise eğitiminde başarının en önemli şartlarından biridir.