" />
Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Aile içi krizler artık sessiz ve görünmeyen şekilde yaşanıyor”

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Aile içi krizler artık sessiz ve görünmeyen şekilde yaşanıyor”

ABONE OL
Ekim 10, 2026 09:26
Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Aile içi krizler artık sessiz ve görünmeyen şekilde yaşanıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Rumeli Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, KozanBilgi.Net okurlarına günümüzde aile içi iletişimin ekonomik ve toplumsal koşulların etkisiyle derin fakat çoğu zaman fark edilmeyen krizler yaşadığını belirtti. Şimşek, açık çatışmaların yerini “sessiz kopuşlara” bıraktığını vurgulayarak, aile bireylerinin artan stres altında iletişim kurmakta zorlandığına dikkat çekti.

“Ekonomik kaygılar aile içi sabrı azaltıyor”

Prof. Dr. Şimşek, artan yaşam maliyetleri, iş hayatındaki belirsizlikler ve toplumsal stres faktörlerinin aile içi ilişkileri doğrudan etkilediğini ifade etti.

“Ekonomik ve toplumsal stres, bireylerin ruhsal yükünü artırıyor. Maddi kaygılar ve gelecek belirsizliği, aile içinde sabırsızlık ve tahammülsüzlüğü tetikleyebiliyor. Bu durum eşler arası ilişkilerde olduğu kadar ebeveyn-çocuk iletişiminde de kopukluklara yol açabiliyor,” dedi.

Stres altında sürdürülen iletişimin empati düzeyini azalttığını belirten Şimşek, yanlış anlaşılmaların ve duygusal gerilimin bu süreçte daha sık yaşandığını kaydetti.

“Sorunlar konuşulmadıkça derinleşiyor”

Aile içi iletişim problemlerinin her zaman açık tartışmalarla ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Şimşek, görünmeyen krizlerin en büyük risk olduğuna dikkat çekti.

“İfade edilmeyen duygular ve ertelenen ihtiyaçlar zamanla sessiz çatışmalara dönüşebiliyor. İletişimden kaçınma davranışı, aile bireyleri arasında duygusal uzaklaşmayı beraberinde getiriyor. Suçlayıcı ve genelleyici dil ise savunmacı tutumları artırarak karşılıklı anlaşılamama hissini pekiştiriyor,” ifadelerini kullandı.

“Açık ve yargısız iletişim şart”

Aile içi iletişimin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, çözüm yollarına ilişkin şu önerilerde bulundu:

“Duygu ve düşünceler yargılayıcı olmayan bir dil ile ifade edilmeli. Aile bireyleri birbirlerini gerçekten dinlemeli ve empati kurmalı. Ortak zamanların artırılması, sorunların uygun zaman ve ortamda ele alınması iletişimi güçlendirir. Gerektiğinde profesyonel destek almak ise ilişkilerin korunması ve yeniden yapılandırılması açısından önemli bir adımdır.”

Prof. Dr. Şimşek, aile içi iletişimin güçlendirilmesinin yalnızca bireysel huzur açısından değil, toplumsal sağlığın korunması açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.