Halk arasında “kemik erimesi” olarak bilinen osteoporoz, uzun yıllar boyunca daha çok kadınları etkileyen bir hastalık olarak düşünülüyordu. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar, bu hastalığın erkeklerde de ciddi sağlık sorunlarına ve hayati risklere yol açtığını gösteriyor.
Dünya genelinde yılda yaklaşık 1.5 milyon kırığın temel nedeni olan osteoporoz, sessiz ilerleyen önemli bir toplum sağlığı sorunudur.
Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırmalara göre, özellikle 45-65 yaş arasındaki erkeklerde osteoporoz görülme sıklığı hızla artmaktadır. Bu yaş grubundaki her 6-7 erkekten birinde kemik erimesi tespit edilmektedir.
Erkeklerde hastalığı tetikleyen başlıca risk faktörleri şunlardır:
Hareketsiz Yaşam Tarzı: Emeklilik sonrası dönemde fiziksel aktivitenin azalması ve pasif bir yaşam sürülmesi.
Sigara Kullanımı: Tütün ürünleri kemik hücresi yenilenmesini doğrudan olumsuz etkiler.
İlaç ve Hastalıklar: Uzun süreli cortizon/ilaç kullanımı veya kronik rahatsızlıklar.
Düşük Vücut Kitle İndeksi: Aşırı zayıflık kemik yoğunluğu kaybını hızlandırır.
Osteoporoz “sessiz” seyreden bir hastalık olduğu için genellikle kırık oluşana kadar belirti vermez.
Sık karşılaşılan omurga kırıkları, travmatik yaralanmalar gibi aniden şiddetli ağrı yapmayabilir. Genellikle omuz ve sırt ağrısı şeklinde algılandığı için hastalar tarafından fark edilmeyebilir ve yanlış tedaviler uygulanabilir. Bu nedenle ısrarcı sırt ağrılarında mutlaka kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA) yaptırılmalıdır.
İleri yaşlarda osteoporoza bağlı gelişen kalça kırıkları son derece tehlikeli sonuçlar doğurur:
Kalça kırığı yaşayan hastaların %20’si kırığı takip eden ilk 1 yıl içinde hayatını kaybetmektedir.
Sağ kalan hastaların %80’i ise günlük yaşam aktivitelerinde başkalarına bağımlı hale gelmektedir.
Doruk kemik kütlesine ulaşmak ve kemik erimesini geciktirmek için yaşam boyu dikkat edilmesi gereken adımlar şunlardır:
Erken Yaşta Kalsiyum ve D Vitamini: Çocukluk ve gençlik döneminden itibaren süt ve süt ürünleri tüketilmeli, güneş ışığından yeterince yararlanılmalıdır.
Aktif Yaşam ve Egzersiz: Kemik yoğunluğunu korumak için düzenli yürüyüşler ve ağırlık aktaran egzersizler yapılmalıdır.
Zararlı Alışkanlıkları Bırakmak: Sigara ve aşırı alkol tüketiminden tamamen uzak durulmalıdır.