Kadın üreme sistemini etkileyen en ciddi sağlık sorunlarının başında jinekolojik kanserler gelmektedir. Bu kanser türleri arasında toplumda sıkça araştırılan ve tıp dilinde uterus kanseri (rahim içi) ile serviks kanseri (rahim boynu) olarak ayrılan hastalıklar, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan rahatsızlıklardır.
Genellikle rahim içi tabakasında veya rahim boynunun (serviks) vajina ile birleştiği başlangıç kısmında meydana gelen bu kanserler, sinsi ilerleyebildiği için belirtilerin doğru takip edilmesi hayati önem taşır.
Rahim ve rahim boynu kanserleri, vücutta erken dönemde bazı önemli sinyaller verir. Kadınların kendi vücutlarındaki bu değişimleri fark etmesi ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması tedavinin seyrini tamamen değiştirir.
En sık görülen rahim kanseri belirtileri şunlardır:
Düzensiz Vajinal Kanama: Adet dönemi dışındaki ara kanamalar veya menopoz sonrası dönemde meydana gelen ani kanamalar en net belirtiler arasındadır.
Kötü Kokulu Akıntı: Vajinadan gelen, alışılmışın dışında, fena kokulu ve bazen kanlı olabilen akıntılar.
Kasık ve Karın Ağrısı: Cinsel ilişki sırasında veya normal zamanlarda kasık bölgesinde hissedilen kronik ağrılar.
İdrar ve Tuvalet Alışkanlıklarında Değişim: İleri evrelerde idrar yaparken ağrı veya zorlanma hissi.
Önemli Uyarı: Özellikle menopoz döneminden sonra meydana gelen, miktarı ne olursa olsun her türlü vajinal kanama aksi kanıtlanana kadar riskli kabul edilmeli ve acilen doktora bildirilmelidir.
Rahim ve rahim boynu kanserlerinin ortaya çıkmasında birçok farklı risk faktörü rol oynamaktadır. Tıbbi araştırmalar, bu hastalıkların gelişiminde özellikle şu unsurların ön planda olduğunu göstermektedir:
HPV Virüsü: Rahim boynu (serviks) kanserlerinin neredeyse tamamında Human Papilloma Virus (HPV) etkisi mevcuttur.
Hormonal Değişimler: Vücuttaki östrojen ve progesteron hormonlarının dengesizliği (özellikle obeziteye bağlı östrojen artışı) rahim içi kanseri riskini artırır.
Yaş ve Genetik: Menopoz dönemi ve ailede jinekolojik kanser öyküsünün bulunması.
Çok Sayıda Doğum ve Gebelik Geçmişi: Rahim yapısının kronik olarak etkilenmesi veya bazı hormonal süreçler nedeniyle doğum sayıları ve üreme sağlığı geçmişi uzmanlar tarafından risk analizinde dikkate alınır.
Rahim kanseri şüphesi bulunan bir hastada kesin tanı koyabilmek için öncelikle detaylı bir jinekolojik muayene yapılır. Bununla birlikte Smear testi (rahim ağzı taraması), transvajinal ultrasonografi ve şüpheli durumlarda rahim içinden parça alınması işlemi olan biyopsi (kürtaj/pipelle) yöntemlerine başvurulur.
Hastalığın tedavisi ise tamamen kişiye özel, kanserin evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:
Cerrahi Müdahale: Çoğu vakada ilk ve en etkili seçenek rahmin ve yumurtalıkların ameliyatla alınmasıdır (Histerektomi).
Kemoterapi: Kanser hücrelerini yok etmek amacıyla uygulanan ilaç tedavisidir.
Radyoterapi (Işın Tedavisi): Kanserin tekrarlamasını önlemek veya tümörü küçültmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılır.
Sonuç olarak; rahim kanseri korkulması gereken değil, erken fark edildiğinde tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle jinekolojik kontrolleri aksatmamak ve belirti görüldüğünde vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmak en doğru adımdır.
1
KAYD Yönetim Kurulu Başkanı Kaymaz Kanserle mücadelede en önemli artımız doğru tıbbi beslenme
2
Türk bilim insanının icadı dünyada ses getirdi… Meme kanserini erken teşhis edebilecek
3
Tiroid nodüllerinde kanser riskine dikkat!
4
Virüslerle Bulaşan Bir Hastalık: Serviks Kanseri
5
Kolon Kanseri Nedir? Nelere Dikkat Edilmeli?