İstatistikler yaşamı sonlandıran hastalıklar sıralamasında, kalp-damar rahatsızlıklarından sonra ikinci sırada kanseri gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu tehlikeli hastalığın en geç 2050 yılında birinci sıraya yükseleceğini öngörüyor. Peki, dünya genelinde yaşanan bu büyük kanser patlamasının temel sebepleri nelerdir?
Kötü gidişatın birinci sorumlusu arazi kirlenmesidir. Arazi kirlenmesi denilince akla sadece tarlalar, nehirler veya soluduğumuz hava gelmemelidir. İnsan bedeni de doğal arazinin bir parçasıdır ve çevre kirliliğinden doğrudan payını almaktadır.
Sorunu yalnızca fiziksel bir kirlenme olarak görmemek gerekir; bedenimiz ve ruhumuz birlikte kirleniyor. Savunma sistemi zayıflamış güçsüz bir bünyede kanser tohumları daha kolay kök salıyor ve çok daha hızlı yayılıyor.
Şu bilimsel gerçek sizi şaşırtmasın: Her insanın vücudunda her gün zaten yüzlerce kanser hücresi meydana gelir. Bunlar organizmanın ürettiği “üretim hatası hücreler” olarak tanımlanır. Eğer sağlam bir vücudunuz varsa ve zihin-beden bütünlüğünüz tamsa, doğal savunma sistemleriniz bunları hemen yok eder. Savunma sistemi çöktüğünde ise kuralsızca bölünen işgalci hücreler kanseri başlatır.
Son 20-30 yılda yapılan araştırmalar, kanserin yaşam tarzımızla yakından ilişkili olduğunu çok net bir şekilde ortaya koydu. Birçok kanser türünde genetiğin rolü yüzde 15-20’yi geçmemektedir. Dolayısıyla süreci sadece kadere bağlayıp geçiştiremeyiz.
Bazı eski tıp görüşlerinin “Ne isterseniz yiyin, nasıl yaşarsanız yaşayın sonuç değişmez, her şey kemoterapi ve cerrahiyle sınırlıdır” iddiası artık mazide kaldı. Erken yaşlardan itibaren kendinize iyi bakarak ve zararlı alışkanlıklardan uzak durarak kanserden korunma sağlamak tamamen sizin elinizdedir.
Beslenme düzenine dikkat etmek ve doğal gıdalar tüketmek,
Sigara, alkol ve benzeri kötü alışkanlıklardan tamamen uzak kalmak,
Düzenli egzersiz yapmak ve uyku kalitesini artırmak,
Stres yönetimiyle zihin-beden bütünlüğünü korumak.
Kansere yakalanıldığında modern tıbbın sunduğu kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi olanaklardan sonuna kadar faydalanmak şarttır. Ancak tedavi sürecinde doğru beslenmek ve yaşam tarzında radikal değişiklikler yapmak, tıbbi tedaviye ciddi oranda yardımcı olur. Elbette bu süreci, işin ticaretini yapan şarlatanlara paçayı kaptırmadan, uzman doktor kontrolünde yürütmek gerekir.
Özetle: Kanser patlamasının en önemli nedeni çevre ve bedenin kirlenmesi, bağışıklık sistemimizin eski gücünü kaybetmesidir. Bedenimizi kanserojen çöplerden uzak tutarak ve doğal savunma sistemlerimizi güçlendirerek kanserin gelişimini yavaşlatabilir, hatta durdurabiliriz.
1
KAYD Yönetim Kurulu Başkanı Kaymaz Kanserle mücadelede en önemli artımız doğru tıbbi beslenme
2
Türk bilim insanının icadı dünyada ses getirdi… Meme kanserini erken teşhis edebilecek
3
Tiroid nodüllerinde kanser riskine dikkat!
4
Virüslerle Bulaşan Bir Hastalık: Serviks Kanseri
5
Kolon Kanseri Nedir? Nelere Dikkat Edilmeli?