NASA’nın Artemis 2 görevine katılan dört astronot, uzayın zorlu koşullarına karşı korunaklı bir kapsül içinde yolculuk yapmalarına rağmen, yüksek seviyede radyasyona maruz kalma riskiyle karşı karşıya kaldı. Bu risk, uzay ajansının özellikle incelemek istediği başlıca konular arasında yer alıyor.
Astronotların Ay etrafındaki yolculuğu, insanlığın bugüne kadar ulaştığı en uzak mesafelerden biri oldu. Ekip, Dünya ile Uluslararası Uzay İstasyonu arasındaki mesafenin bin katından daha uzağa giderek derin uzaya ulaştı.
Dünya’yı çevreleyen manyetosfer, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotları kozmik radyasyonun büyük bölümünden korurken, Ay çevresinde böyle bir koruma bulunmuyor.
Bu nedenle Artemis 2 görevi, derin uzayda radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak açısından kritik bir fırsat sunuyor.
NASA, Orion kapsülüne yerleştirdiği sensörlerle radyasyon seviyelerini ölçerken, astronotlardan fırlatma öncesi ve sonrası kan örnekleri alarak karşılaştırmalı analiz yapmayı planlıyor. Görev boyunca tükürük örnekleri toplanıyor ve astronotların sağlık durumu akıllı saatlerle sürekli izleniyor.
Görev kapsamında kapsüle yerleştirilen ileri teknoloji bilgisayar çipleri, insan vücudundaki bazı organların işlevlerini taklit edebiliyor. NASA, özellikle kan hücrelerini üreten kemik iliğini modelleyerek radyasyonun en hızlı etkilediği dokulardan birini incelemeyi hedefliyor.
NASA İnsan Araştırmaları Programı’nın başındaki Steven Platts, bu sayede düşük Dünya yörüngesi ile derin uzay arasındaki farkların daha iyi anlaşılacağını belirterek, “Sadece radyasyon seviyesini değil, türünü de görmek bizim için önemli.” dedi.
Platts, derin uzayda Güneş kaynaklı radyasyondan ziyade süpernovalardan gelen galaktik kozmik radyasyonun daha yoğun olmasının beklendiğini ifade etti.
Uzmanlara göre radyasyonun etkileri yalnızca kanser riskiyle sınırlı değil. Merkezi sinir sistemi ve dolaşım sistemi üzerinde de ciddi etkiler oluşturabiliyor.
Uzmanlar, radyasyonun beyin iltihabına yol açabileceğini ve bunun Parkinson gibi hastalıkların riskini artırabileceğini belirtiyor.
Artemis I2 görevi sadece 10 gün sürdüğü için risk sınırlı görülse de, Ay’da uzun süreli kalışlar veya Mars görevlerinde bu tehlikenin ciddi boyutlara ulaşabileceği değerlendiriliyor.
Görevde incelenen bir diğer önemli başlık ise astronotların psikolojik durumu. Uzun süre Dünya’dan uzak kalmanın ve dar yaşam alanlarının, mürettebat üzerinde ciddi mental baskı yaratabileceği belirtiliyor.
Platts, Uluslararası Uzay İstasyonu ile Orion kapsülü arasındaki farkı “altı odalı bir malikaneden bir karavana geçmek” olarak tanımlayarak, yaşam alanının küçülmesinin etkilerine dikkat çekti.
NTV
1
Çin, dünyanın yüzeyine 10.000 metre derinliğinde bir delik açıyor
2
Bilim ve Teknoloji Hakkında Dudağınızı Uçuklatacak 30 Şaşırtıcı Bilgi
3
Bilim dünyasında tartışma yarattı…
4
Hyundai ve Kia on binlerce aracını yangın riski nedeniyle geri çağırdı! İşte modelleri
5
Apple Watch ve Fitbit’te yaygın: Uzmanlar, zararlı bakterilere karşı uyardı