Yatak tahtakuruları ile yeniden mücadeleye hazırlandığımız bugünlerde uzun zamandır ortalarda olmayışlarının da katkısı ile olsa gerek pek çok yanlış bilgi ortaya çıkmıştır. Bu yazıda, yatak tahtakurusuyla ilgili bilinmesi gerekenler özetlenmiştir.
Yatak tahtakurusu adı ile anılmaları nedeni ile çoğu insan, onların yatakların altında ürediğine ve geliştiğine inanır. Ancak aslında yatak tahtakurusu, insana kolayca erişebileceği her yerde yaşar. Genellikle insana 3 metre kadar mesafedeki alanları tercih eder.
Kanatları yoktur uçamazlar ancak bazen tüylü ve hafif bedenleri hava akımı nedeni ile uçuyormuş gibi görünmelerine yol açabilir. Daha çok sürünür gibi hareket etseler de oldukça hızlı olduklarını söyleyebiliriz. Dakikada yaklaşık 1 metre yol alabilirler.
Yatak tahtakurusu kanla beslendiği için (genellikle derin uykuda olduğumuz sırada) ısırır.
Bu bilgi tam olarak doğru değildir. Bilim insanları ve entomologlar tahtakurularının hayatta kalma zaman çizelgesi üzerinde çalışmaya devam etmektedirler ancak genel kanı 25°C sıcaklıkta en fazla bir öğün atlayabilecekleri yönündedir. Bununla birlikte soğukkanlı hayvanlar oldukları için soğuk ortamda yarı uyku konumuna geçip hiç beslenmeden 1 yıl canlı kalabilirler.
Aslında yatak tahtakurusu oldukça yavaş ürer. Örneğin yetişkin bir dişi sinek, 3-5 günlük bir zaman diliminde 500 kadar yumurta yumurtlarken, yatak tahtakurusu 3-5 yumurta bırakabilir.
Tahtakuruları zengin, fakir, temiz, pis ayrımı yapmazlar. Her yerde yaşayabilirler. Ancak kuşkusuz her türlü haşerata karşı sıklıkla ilaçlanan yaşam alanlarında görülme ihtimalleri daha azdır.
Genellikle geceleri dışarı çıktıkları doğrudur. Ancak aç olduklarında gün ışığına aldırmazlar. Örneğin bir hafta tatile gidip evde döndüğünüzde muhtemelen çok acıkmış olacakları için sizin uyumanızı beklemezler.
Tahtakuruları aç olduklarında vücudumuza yaklaşırlar ancak karınlarını doyurur doyurmaz vücudumuzdan uzaklaşırlar. Çünkü soğukkanlı hayvanlar için 37°C olan vücudumuz konforlu bir ortam değildir. Yani bitler ve keneler gibi vücudumuza yapışmış bir şekilde kalmazlar. Falat insan vücuduna yapışmış bir şekilde olmasa da insanlara ait taşınabilir eşyalar ile dünyanın dört bir yanını sürekli olarak gezdikleri doğrudur.
Diğer kan emen hayvanlar gibi ölümcül bulaşıcı hastalıklar yaymazlar. Onlar daha çok önemsiz enfeksiyon, kaşıntı, anksiyete, uykusuzluk gibi daha basit sorunlara yol açarlar. Yine de insanlara zararlı bazı patojenleri barındıkları ve bunların hastalıklara yol açabileceği bilinmektedir. Fakat esas tehlikeli durum olan bu mikropların böcekler içinde çoğalması gibi bir durum yatak tahtakurularında söz konusu değildir.
Eğer onlardan evlerde kullanılan böceksavarlar ile kolayca kurtulacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yapılan pek çok araştırma yatak tahtakurularının pestisit tarzı böcek ilaçlarına karşı bağışıklık kazandığını göstermektedir. Uzmanlar, yatak tahtakurusu istilasından korunmak için uzun süreli pestisit kullanımıyla, buharla ve ısıyla dezenfekte etme yöntemlerinin birlikte uygulanmasını önerirler.
Dikloro Difenil Trikloroethan’ın kısaltması olan DDT çok güçlü bir böcek zehridir. 1939’da keşfedilmiş ve dünya çapında çok yaygın olarak kullanılmıştır. Ancak öylesine güçlüdür ki doğadaki tüm canlıların sağlığını tehdit eder. Hatta balıklar ve kuşlar için öldürücüdür. 1970’li yıllarda ABD ve Avrupa’da yasaklanmıştır. Ülkemizde de kullanımı yasaktır ancak sigara üretiminde kullanıldığı söylenmektedir.