SELMA ERDAL
Her gün sosyal medyada karşılaştığınız gündemler, öfkeler, sevinçler gerçekten sizin duygularınız mı? Yoksa dijital manipülasyonun dört atlısı “hashtag mühendisliği, bot hesaplar, troll orduları ve algoritmik yönlendirme” özgür iradenizi ele geçirmiş olabilir mi? Bu yazıda dijital çağın görünmez zincirlerini sorguluyoruz.
Ne yazık ki dijital çağda özgürlük üzerine çokça konuşuyoruz ama kimse bu özgürlüğün ne kadar gerçek olduğunu sorgulamıyor. Bugün sosyal medyada karşımıza çıkan pek çok gündem, görünmez mühendislik süreçlerinin ürünüdür. Hashtag mühendisliği, bot hesaplar, troll orduları ve algoritmalar… Bu dört manipülasyon aracı dijital çağın yeni silahları oldular. Burada sormak gerek: Bu araçlarla sizden çalınan yalnızca bilgi mi, yoksa özgür iradeniz mi?
Sosyal medya platformlarında karşınıza çıkan hashtag’lerin büyük kısmı artık bir dijital tiyatronun perdesi… Hashtag mühendisliğiyle, birkaç kişinin planladığı bir etiketi milyonlarca kişiye “doğal gündem” gibi sunulmaktadır. Sizin bir toplumsal refleks sandığınız şey, çoğunlukla masa başında yazılmış bir senaryodur.
İşte bir kez daha sormak gerek: Gerçekten gündemi biz mi belirliyoruz, yoksa birileri bizim adımıza mı karar veriyor?
Bir linç kampanyasında binlerce kişinin aynı anda aynı şeyi yazması, size kitlesel bir isyan havası veriyor olabilir. Ama o kalabalığın önemli bir kısmının sahte profillerden, bot hesaplardan oluştuğunu bilseydiniz aynı heyecanı duyar mıydınız?
Sosyal medyanın bu sahte kalabalıkları, bazen de kabadayılıkları, öfkeleri, başkaldırıları; gerçek kamuoyunu bastırmanın, gerçek tepkileri görünmez kılmanın en kolay yoludur. Bugün dijital alanlarda toplandığınızı sanıyorsunuz ama gerçekte yalnızca algoritmaların önünüze sürdüğü yapay kalabalıkların arasında sürükleniyorsunuz.
Botlar algoritmaların oyuncağıysa, troll orduları da dijital çağın paralı askerleridir. Bu gruplar, örgütlenerek provokasyon yapıyor, karşıt sesleri susturuyor, dijital alanı çatışma alanına çeviriyor.
Bir tartışmada kendinizi birdenbire hedef tahtasında buluyorsanız, bilin ki karşınızda yalnızca öfkeli yurttaşlar değil; sistematik şekilde yönlendirilmiş, çoğunlukla politik çıkar odaklarının beslediği bir troll ordusu var.
Bu uygulamaların en tehlikelisi; Algoritmalar…
Her gün sosyal medyada gördüğünüz içeriklerin, önerilen haberlerin, karşınıza çıkan videoların hepsi, size görünmez bir el tarafından seçiliyor. Bu algoritmalar, hangi bilgiye maruz kalacağınıza, hangi tartışmaya gireceğinize, kimi alkışlayıp kimi yuhalayacağınıza karar veriyor.
Peki bu kadar yönlendirilmiş bir dijital ortamda özgür iradeden söz edebilir misiniz?
Tüm bu manipülasyon teknikleri bir araya geldiğinde ortaya ürkütücü bir tablo çıkıyor. Dijital çağ size; ifade özgürlüğü, katılım ve eşitlik vaadiyle geldi. Ama bugün geldiğiniz noktada, algoritmaların, botların ve trollerin yönlendirdiği, hashtag mühendisliğiyle biçimlendirilen bir dijital tutsaklığı yaşamıyor musunuz?
Görünmez manipülasyon mekanizmaları, yalnızca bilgi akışını değil; tepkilerinizi, öfkenizi, duygularınızı, dahası siyasal eğilimlerimizi yönlendiriyor. Ve siz bu sürecin bir parçası olduğunuzun çoğunlukla ayırdında bile değilsiniz.
Yanıt o denli basit değil, ama bu soruyu sormadan dijital çağın gerçek yüzüyle yüzleşmemiz de olanaklı değil.
Selma Erdal; Didim, 3 Nisan 2025