Maide Suresi 109-110: Bölüm 1: Resullerin İçinde Seçkin Resul Hazreti İsa

Maide Suresi 109-110: Bölüm 1: Resullerin İçinde Seçkin Resul Hazreti İsa

ABONE OL
Nisan 3, 2025 15:49
Maide Suresi 109-110: Bölüm 1: Resullerin İçinde Seçkin Resul Hazreti İsa
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBRAHİM FAİK BAYAV

Maide Suresi 109-110: Bölüm 1: Resullerin İçinde Seçkin Resul Hazreti İsa

Maide Suresi’nin 110’ncu ayeti Hz. İsa’yı konu ediyor… ‘Mucize’ olarak nitelediğimiz bazı davranışlarını belirtiyor. Ayetin bazı ifadelerini bir kaç bölüm olarak tevil etmeye alışacağız.

Ayetin ilk kelimesi şu: ”İz kale allahü ‘Ya isa ibni meryem”. Yani Allah bir zaman, ya isa ibni Meryem, diyerek anu anmıştı.

Hazreti İsa’nın anılması, 109’uncu ayetteki resullerin bir araya getirildiği ya da getirileceği bilgisi verildiktan sonradır. Resullerin davranışlarının önemi İsa konusuyla değerlendirilmiş olacaktır. 109’ncu ayet ifadesi, isa’nın yaşadığı zamanda, toplumda çok resulün bulunduğu anlamını veriyor.

Akla gelen soru şu: ‘İz kale’ اِذْ قالَ kelimesi geçmişteki bir zamanı gösterse de, ‘rusül’ çoğul ismi ile anılan resuller o toplumda kaç kişiydi? Hangi safhada bir araya toplanacaklardı? Ya da gemiş o zamanda toplanmışlardır?

‘Rusul’ رُسُلَ çoğul ismi, ‘fuulen’ masdarından oluştuğundan, dokuz adedin üstündeki çok adedi belirtir. O kimseler, toplumdaki yanlışların izalesi için faaliyet gösteriyorlardır.

Hz. İsa (Jesus) Milattan üç veya dört yıl önce dünya’ya gelmiş. ‘Resul’ vasfı alması ise otuzlu yaşlarında. O zaman anlaşılıyor ki, Hz. İsa’nın resul olduğu zamanda ve toplumda, çok resul var. İçlerinde popüler olan sadece Hz. İsa’dır. Ayetteki ifade, gelecek yüzyıllarda, sadece, Hz. İsa’nın şahsında inanç değeri oluşacağını ima eder.

109’ncu ayette, resullere ”maza ücibtüm”ما ذا اُجِبْتُمْ  sorusunun sorulduğu belirtiliyor. Yani, toplumda, anlattıklarınız sebebiyle ne karşılık gördünüz? Resullerin verdiği cevap, resullerin toplum bireylerinden karşılık alamadıklarını belirtiyor: Resuller ”La ılmilena”

لا عِلْمَلَنا demişler. ”Yevme yecmeu” يَوْمَ يَجْمَعُ  kelimesindeki ‘yecmeu’ fiili geniş zaman kipiyle kullanılmış. Bu fiil kelime, gelecek zamanda veya zamanlarda da benzer olayın vuku bulacağının işaretini veriyor. Anlaşılıyor ki, gelecek her zamanda veya her asırda toplumlara veya milletlere resuller gönderilir; bir zaman sonra gönderilen resuller bir araya getirilip onlardan gerekli raporlar istenir. Her zamanın resullerinin, toplumdan gördüğü karşılık, ”İnneke ente allamü‘l-ğuyub” –kelimesinden anlaşıldığına göre-, resulleri gönderen gücün ındinde zaten kayıtlıdır.

Soru şu: Allamü‘l-ğuyub’ عَلّامُ الْغُيوبِ olan zat, toplum içindeki her olayı ve neticesini nasıl bilmiştir?., Nasıl kayıt altına almıştır? Gelecek zamanlarda hangi usulle kayıt altına alacaktır?

Yirmi birinci yüzyıldayız. Şu zamanın insanlarındaki zeka, bu sorunun cevabını bulmaya henüz yetmiyor.

Maide Suresi’nin 110’ncu ayetine bakmaya devam edelim:

Üzkür nimeti aleyke ve ala validetike”. Yani, (Ey İsa!) senin ve annenin üzerine indirdiğim nimetimi hatırla”.

‘Nimet’ nedir?..

Arapça Türkçe lügatte ‘nimet’; ”lütfedilen şey”, şeklinde gösterilmiş… Refah ve rahatlık olayı ‘nimet’ sözcüğüyle belirtiliyor.

O zaman şöyle anlaşılır: Hz. İsa ve annesi, Hz. İsa’ya resullük vasfı gelene kadar, rahat ve ferah bir yaşam sürmüşler. Belki mal da edinmişlerdir. Refahın ve rahat yaşamlarının, RABB tarafından Hz. İsa’ya ve annesine lütfedilmesi ayrı güzelliktir.

Gönderilen resullerin içinde popüler olan Hz. İsa’nın, Allah’ın lütfettiği nimeti hatırlamadığı veya hatırlamazlığı düşünülemez. Hz. İsa’nın bizzat kendi varlığı… Varlığıyla toplumda oluşan her müsbet olay, topluma gönderilen birer nimettir. O zaman Maide Suresi’nin 110’ncu ayetindeki ‘üzkür-hatırla’ şeklinde istek bildiren kelime, Hz. İsa’nın şahsı manevisine doğru yön gösterir. Mesela, başta, Hz. İsa’nın hizmetine girmiş olan on iki havariye!.. Mesela, Hz. İsa’nın anlattıklarıyla toplumda iman kazanan gruplara… Mesela, Hz. İsa inancıyla oluşan ve gelişen milletlere ve devletlere.

Nimet hatırlandığında, nimetle oluşan sorumlulk da hatırlanacaktır. Nimeti veren tarafından bir şekilde hatırlatılacaktır. Bu, fert bazında diğer insanlara yardım ve ihsanı gerektirir. Ülke bazında ise, diğer ülkelere ve devletlere karşı sulhu ve muaveneti şart kılar.

İbrahim Faik Bayav

(03.04.2025 09:05)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
teslabahis casinoport pashagaming betkom mislibet casino siteleri
istanbul eşya depolama