Erken boşalma, cinsel ilişkilerin en az yarısında her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesidir. Erkeklerde en sık karşılaşılan cinsel işlev bozukluklarından biri olan bu durum, cinsel tatminde azalmaya, suçluluk, utanç ve hayal kırıklığı duygularına yol açabilir.
Bazen ilk cinsel deneyimden itibaren görülebileceği gibi, daha önce herhangi bir problem yaşamayan kişilerde de sonradan gelişebilmektedir.
Erken boşalmanın ortaya çıkmasında hem psikolojik hem de fiziksel faktörler rol oynar:
Performans Anksiyetesi: İlişkiye aşırı önem verilmesi ve yüksek performans kaygısı yaşanması.
Düzensiz Cinsel Yaşam: Düzenli cinsel ilişkinin olmaması ve uzun süreli boşalamama durumları.
Hatalı İlk Deneyimler: İlk cinsel deneyimlerin gergin, aceleci veya uygunsuz ortamlarda yaşanmış olması.
Deneyim Eksikliği: Yeni bir partnerle ilişkiye başlanması veya genel olarak cinsel tecrübenin azlığı.
Nadir de olsa bazı tıbbi rahatsızlıklar erken boşalmayı tetikleyebilir:
Prostat iltihabı (Prostatit) ve prostat büyümesi (BPH)
Üretrit ve bölgesel genito-üriner hastalıklar
Şeker hastalığı (Diabetes Mellitus)
Sempatik sinir sistemi veya duyu hasarları
Her yaş grubunda görülebilse de genç erkeklerde ve deneyim eksikliği olanlarda daha sık rastlanır. İlerleyen yaşlarda ise sertleşme (ereksiyon) süresinin uzaması ve tam sertleşmenin sağlanamaması erken boşalmayı beraberinde getirebilir.
Erken boşalma, uzman desteğiyle başarıyla tedavi edilebilen bir durumdur. Tedavi sürecinde şu adımlar izlenir:
Öncelikle alanında uzman bir hekim veya cinsel terapist tarafından kişinin psikolojik yapısı ve fiziksel durumu incelenir. Altta yatan organik bir neden varsa öncelikle bu rahatsızlık tedavi edilir.
Tedavinin temelini, erkeğin ve partnerinin birlikte uygulayacağı egzersizler oluşturur. Bu egzersizler, kişinin boşalma refleksini tanımasını ve kontrolünü sağlamasını hedefler.
Gerekli görülen durumlarda süreci kolaylaştırmak adına ilaç tedavilerinden destek alınabilir. Ancak asıl amaç, kişinin ilaca bağımlı kalmadan kontrolü kendi başına sağlamasıdır.
Kişide depresyon, yoğun kaygı bozukluğu veya partneriyle arasında ciddi ilişki sorunları varsa, öncelikle bu problemlerin çözülmesi gerekir. Aksi takdirde cinsel terapiden istenen verim alınamayabilir.