Hayız, Taharet ve Gusül İle İlgili Hadisler: el-Lu’lu’u ve’l-Mercân
İslam temizlik dini olup ibadetlerin sıhhati beden ve ruh temizliğine dayanır. İmam Buhârî ve İmam Müslim'in Sahih adlı eserlerinde ittifak ettikleri (Müttefekun Aleyh) bu sahih hadis-i şerifler; hayız durumundaki hükümler, gusül abdestinin edası, teyemmüm ve özel hallere dair temel dinî esasları açıklamaktadır.
1. Hayız Hali ve Eşler Arası Münasebet Hükümleri
Hayızlı Kadınla Oturup Kalkma ve İktibat
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor:
"İçimizden (müminlerin annelerinden) biri hayızlı olduğu zaman Allah Resûlü (s.a.v.) ona emrederdi, o da bir izar (alt elbise) bağlardı. Sonra kendisi kadınla mübaşerette bulunurdu (temas kurardı)."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 440)
Hayız Halinde Kur'an Okuma ve İbadet Düzeni
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor:
"Ben hayızlı iken Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mübarek başını kucağıma yaslar, sonra Kur'an okurdu."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 454)
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor:
Bir kadın "Bizden biri hayızlı günlerdeki namazı kaza etmeli mi?" diye sordu. Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle cevap verdi: "Sen Harûralı (Haricî) misin? Biz Resûlullah (s.a.v.) zamanında hayız olurduk da namazı kaza etmekle emrolunmazdık."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 506)
İstihâze (Özür Kanı) Hükmü
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor:
Fâtıma binti Ebî Hubeyş Peygamberimiz’e (s.a.v.) gelip: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben özür kanı gören bir kadınım, bir türlü temizlenemiyorum. Namazı bırakayım mı?" diye sordu. Resûlullah (s.a.v.): "Hayır, bu bir damar kanıdır, hayız değildir. Hayız günlerin geldiğinde namazı bırak, hayız müddetin bittiğinde ise boy abdesti alıp namazını kıl" buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 501)
2. Gusül Abdesti (Boy Abdesti) ve Sünnet Üzere Alınışı
Hz. Âişe (r.anhâ) Rivayetiyle Guslün Yapılışı
Hz. Peygamber (s.a.v.) cünüplükten dolayı gusül abdesti alırken:
İlkin ellerini yıkayarak başlardı.
Sağ eliyle sol eline su döküp avret mahallini temizlerdi.
Namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Parmaklarını saç diplerine sokarak suyun ulaştığından emin olurdu.
Başına üç avuç dolusu su döker, ardından tüm bedenini ve ayaklarını yıkardı.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 474)
İhtilam Olan Kadının Durumu
Ümmü Seleme (r.anhâ) anlatıyor:
Ümmü Süleym (r.anhâ) gelip: "Ey Allah'ın Resûlü! Allah gerçeği açıklamaktan çekinmez. Bir kadın uykusunda ihtilam olursa gusletmesi gerekir mi?" diye sordu. Resûlullah (s.a.v.): "Suyu (sıvıyı) gördüğü takdirde evet, yıkanması gerekir" buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 471)
Kadınların Baş Örgüsünü Çözme Hükmü
Ubeyd b. Umeyr (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Âişe (r.anhâ), Abdullah b. Amr'ın kadınlara yıkandıkları zaman baş örgülərini çözmelerini emrettiğini duyunca şöyle demiştir: "Ben ve Allah Resûlü tek bir kaptan yıkanırdık ve ben başımın üzerine üç defa su boşaltmaktan fazla bir şey yapmazdım (örgümü çözmezdim)."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 498)
3. Teyemmüm Hükmü ve Gerdanlık Hadisesi
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor:
Seferlerin birinde yola çıkmıştık. Gerdanlığım kayboldu ve aransın diye Resûlullah (s.a.v.) ve sahâbe bir yerde konakladı. Ancak bulunulan yerde ve yanlarında su yoktu. Bunun üzerine Yüce Allah Teyemmüm Ayeti'ni indirdi ve herkes temiz toprakla teyemmüm etti. Üseyd b. Hudayr: "Ey Ebû Bekir ailesi! Bu sizin Müslümanlara ilk bereketiniz değildir" dedi.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 550)
4. Müminin Manevi Temizliği
Ebû Hüreyre (r.a.) nakletmiştir:
Cünüp iken Medine sokaklarında Hz. Peygamber’e (s.a.v.) rastlayıp yıkanmak üzere sessizce yanından ayrılan Ebû Hüreyre'ye, döndüğünde Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Sübhânallah! Mümin (maddi cünüplükle) pis / necis olmaz."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 556)