Ölüm Ne Zaman Kimse Bilmiyor: Namazını Geçirmeyin

Ömür sermayesi hızla tükenirken insanoğlunun en büyük aldanışı, "nasıl olsa vaktim var" veya "ileride yaparım" düşüncesidir. Bir otobüs yolculuğunda yaşanan bu ibretli kıssa, ölümün insana ne kadar yakın olduğunu, ibadetleri ertelemenin ve insan kınamasından çekinerek farzları aksatmanın ne büyük bir aldanış olduğunu gözler önüne sermektedir.

Bir Yolculuk ve Namaz İmtihanı

Kıssada iki genç kızın (Nezihe ve Kübra) otobüs yolculuğu sırasında yaşadıkları manevi imtihanlar şu şekilde gelişmektedir:

"Ah kızlar ah! Keşke ikindileri hemen kılsaydınız. O zaman hem namazınızın sevabını, hem de alaylara rağmen namazınızı kılmış olmanın sevabını alacaktınız. Dininizi yaşama hususunda alaya alınmak gibi çok ufak bir sıkıntıyla imtihan edildiniz. Bir de sahabenin çektiklerini hesap edin! Keşke sahabe gibi davranıp nefsinizi aşıp vazgeçmeseydiniz..."

Hikayeden Çıkarılacak Manevi Dersler

Konu Çıkarılacak Ders ve Hakikat
Vaktin Kıymeti İbadetleri son anlara bırakmak veya tehir etmek büyük bir risktir; bir sonraki dakikaya çıkacağımızın garantisi yoktur.
İnsan Kınamasından Korkmamak Allah'ın rızası, insanların takdirinden üstündür. Dinî vecibeleri yerine getirirken başkalarının kınaması veya alay etmesi yüzünden geri adım atılmamalıdır.
Ecelin Gizliliği Ecel pusudadır. Tövbe ve ibadet için "yarın" diye bir zaman garantisi verilmemiştir.
Son Fırsat Bilinci Yaşadığımız her gün, her saat bize verilmiş son bir şans ve ikramdır.

Sonuç

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in "Ölmeden önce ölünüz" düsturunca, henüz nefes alıp verirken ve vakit varken amellerimizi ertelemeden eda etmek esastır. Yaşadığımız şu anın son anımız olmadığını kimse garanti edemez.

Benzer Videolar