Kureyş Sûresi (Arapça Okunuşu ve Meali)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm Allah’ın Adıyla
-
لإِيلاَفِ قُرَيْشٍ
Kureyş’in güven ve barış antlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak için,
-
إِيلاَفِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ
Kış ve yaz seferlerinde faydalandıkları antlaşmaların kadrini bilmiş olmak için,
-
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَذَا الْبَيْتِ
Yalnız Bu Evin (Kâ’be’nin) Rabbine ibadet etsinler.
-
الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ
Kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran, korkudan emin kılan (Rablerine kulluk etsinler).
Kureyş Sûresi'nin Genel Özellikleri ve Nüzûl Sebebi
Mekke döneminde nâzil olan Kureyş Sûresi, 4 âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) de mensubu olduğu Kureyş kabilesinden alır. Kur'an-ı Kerim'in 106. sûresidir.
Bir önceki Fil Sûresi ile doğrudan bağlantılıdır. Fil Ordusu'nun helâk edilmesiyle Kâbe korunmuş ve bu sayede Kureyş kabilesi bölgedeki itibarını, güvenliğini ve ticari üstünlüğünü muhafaza etmiştir. Sûre, Kureyşlilerin nail olduğu bu büyük nimetlere karşı nankörlük etmeyip tevhid davetine uymalarını ve Kâbe'nin Rabbine kulluk etmelerini ihtar etmek üzere inmiştir.
Kureyş Sûresi Tefsiri ve Önemli Noktalar
-
Îlâf Nimeti (Ülfet ve Güvenlik): "Îlâf", alışkanlık, ülfet, ısınma ve güvenlikle sağlanan uyum demektir. Allah Teâlâ, Kureyş'e kışın Yemen'e, yazın ise Şam ve Basra bölgesine güvenle seyahat etme ve ticaret yapma imkânı vermiştir.
-
Kış ve Yaz Yolculukları (Rıhleteş-Şitâi ves-Sayf): Çöl şartlarında diğer kabileler baskın ve yağma korkusuyla kendi sınırlarından çıkamazken, Kureyşliler "Harem ehli" ve "Kâbe'nin hizmetçileri" sayıldıkları için tüm Arabistan'da serbestçe seyahat edip zenginleşmişlerdir.
-
Kâbe'nin Rabbine İbadet (Rabbü Hâze'l-Beyt): Sûre, kulluğun Kâbe'nin taşlarına veya nesnesine değil, Kâbe'yi mübarek kılan ve koruyan Yüce Allah'a yapılması gerektiğini açıkça emreder. Kureyş'in, helâk olmaktan kurtarılan bu mabedin Rabbine ortak koşmadan ibadet etmesi istenmektedir.
-
Açlıktan Kurtarma ve Korkudan Emin Kılma: Mekke toprağı tarıma elverişsiz olmasına rağmen, Hz. İbrahim'in (a.s.) duası bereketiyle (Bakara, 2/126) Allah Kureyş'i bollukla rızıklandırmış (at'amehum min cû') ve çölün tehlikeli ortamından, baskınlardan ve Fil vakasının korkusundan emin kılmıştır (âmenehum min havf).